O adam tutkusunun peşinden filan gitmedi.Он не гнался за мечтой.
O adam tutkusunun peşinden filan gitmedi.הוא לא הלך עם התשוקה שלו.
O adam tutkusunun peşinden filan gitmedi.ولم يتبع عاطفته.
O adam tutkusunun peşinden filan gitmedi.彼は一歩下がって 皆が行く方向を見て
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Apapun tentang orang itu, dimana mereka lahir, hal-hal seperti itu.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Bármi erről a személyről, hogy hol született például.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Bất cứ gì về người đó, họ sinh ra ở đâu, những thứ như thế.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Ce genre de choses.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Cokolwiek dotyczy danej osoby, miejsce urodzenia i tym podobne.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Cualquier cosa sobre esa persona, lugar de nacimiento, cosas como esas.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.어디서 태어났는지, 뭐 그런것들이요.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Orice există despre acea persoană, unde s-au născut, lucruri de genul acela.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Van alles over die persoon, waar hij geboren is, van die dingen.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Was auch immer über diese Person, wo sie geboren wurde, Sachen wie diese.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Будь-що про цих осіб, місце народження, все таке.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.Кой е този човек, къде е бил роден и подобна информация.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.היכן מישהו נולד, דברים כאלה.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.أين وُلد، أشياء من هذا القبيل.
O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa.つまり重要な情報を取得できる点です
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.De esta manera se le agrega textura al pan Según la página web puedes agregar tu cereal favorito. Ñam!
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Jika kita membuang hal-hal di lautan, bahan beracun, dan kita mencemari udara, berarti kita tidak beradab.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Se scarichiamo rifiuti nell oceano,materiali tossici, e inquiniamo l'aria,non siamo civilizzati.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Solange wir giftigen Müll in den Ocean kippen und die Luft verschmutzen, sind wir nicht zivilisiert.
Okyanuslara çöp, toksik materyaller döküyorsak havayı kirletiyorsak, demek ki medeni filan değiliz.Ако изхвърляме отрови в океана, токсични вещества, ако замърсяваме въздуха, ние не сме цивилизовани.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Beloof alles aan haar," "Beloof haar alles" enzovoort.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Gelobe alles an sie", "Gelobe ihr alles" und so weiter.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Hãy hứa bất kỳ điều gì với nàng," "Hãy hứa với nàng bất kỳ điều gì".
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Ígérj bármit neki", "Ígérj neki bármit" és így tovább.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."어떤 것이든 그녀에게 약속해라"와 "그녀에게 어떤 것이든 약속해라" 등이요.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Prometa qualquer coisa a ela", "Prometa a ela qualquer coisa" , etc.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Prómetele cualquier cosa a ella", "Prométele a ella cualquier cosa" y así sucesivamente.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promettre quelque chose à quelqu'un", "Lui promettre quelque chose", etc.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her," "promise her anything," e così via.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her", "Promise her anything" itd.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her" (Пообещай ей все что угодно), "Promise her anything" и тому подобное.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promite orice fetei," "Promite-i fetei orice" si asa mai departe.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Обещай всичко на нея," "Обещай й всичко" и така нататък.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Пообіцяти щось для неї", "Пообіцяти їй щось", і так далі.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."הבטח לה הכול" או "הבטח הכול לה" וכולי.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."تعهد بأى شئ لها،" "تعهد لها بأي شئ" وإلى آخره.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan..何百もの動詞が 両方の構文で使用できます
Ortak, bir kahramanlýk filan yapayým deme sakýn orada. Öyle kendini ileri falan atýp... ...enayilik yapma..not be fooled .He looked forty years has a right to talk
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Ik wil niet 'Look for the Union Label' beginnen te fluiten, en al die gelukkige-werker-rotzooi.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Jag vill inte börja vissla "Look for the Union Label," och allt "glad arbetare" skit.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Je ne veux pas siffler "Look for the Union Label", et toutes ces bêtises au sujet des travailleurs ravis.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.저는 "Look for the Union Lable"노래를 휘파람으로 불면서 시작하고 싶진 않습니다 그리고 근로자들이 모두 행복하다는 것은 말도 안되죠.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Nem akarok szakszervezeti munkásdalokat dúdolni, meg hasonló boldog munkás szemetet.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Nie mówię tu o związkach zawodowych i bzdurach o szczęśliwych robotnikach.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Tôi không muốn cao giọng "Hi vọng vào Công Đoàn" và những điều về người lao động hạnh phúc.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Και δεν θα αρχίσω να σφυρίζω εργατικά τραγούδια, και άλλες τέτοιες ανοησίες για ευτυχισμένους εργάτες.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Не искам да започвам да си подсвирквам "Търси етикета на профсъюза" и целия този боклук за щастливия работник.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.Я не хочу напевать здесь песенку "Ищи продукты с этикеткой профсоюза" и всю эту чепуху о счасливом рабочем.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.ואינני רוצה להתחיל לשרוק "לחפש את תגית הסתדרות העובדים" וכל השטויות האלו על עובדים שמחים.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.وأنا لا أريد بدء التصغير " ابحث عن تسمية الاتحاد،" وعلى كل حماقة عامل سعيد.
Öyle "İşçi Marşı" filan söylemeye başlayacak değilim. bütün o mutlu işçi saçmalığı filan da değil.したいわけじゃなくて 彼らは上手くバランスをとって Dirty Jobsをしていると言いたいんだ
Oyunculara yardým ediyorum, çantalarýný taţýyorum... ...arabalarýný kullanýyorum filan.Ααα Τζεμρέ... Κοίτα, αυτό είναι πολύ ωραίο. Θα σου πήγαινε πολύ ωραία.
Oyunculara yardým ediyorum, çantalarýný taţýyorum... ...arabalarýný kullanýyorum filan.Ааа... Джемре. Виж това колко е хубаво.
O zaman Maya, Bay filan veya Bayan falan için gelecek.Ahogy felbukkan, megnézed.
O zaman Maya, Bay filan veya Bayan falan için gelecek.Alors Maya est venue pour M. et Mme
O zaman Maya, Bay filan veya Bayan falan için gelecek.Entonces Maya ha venido a por señor y señora