Ben her zaman bu yeni fikirlere karşı isteksizim.Je suis toujours un peu réticent avec bon nombre de ces nouvelles idées.
Ben her zaman bu yeni fikirlere karşı isteksizim.Mindig kicsit vonakodva állok hozzá a legtöbb ilyen modern elképzeléshez, de ez nagyon jó ötletnek bizonyult.
Ben her zaman bu yeni fikirlere karşı isteksizim.Zawsze jestem trochę niechętny z wieloma tymi nowymi pomysłami.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Aloitan kertomalla ajatuksista, jotka motivoivat minua ryhtymään dokumenttivalokuvaajaksi.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Aş vrea să încep prin a vă vorbi despre câteva idei care m-au motivat să devin fotograf documentar.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Azzal szeretném kezdeni, hogy megosztok pár dolgot, ami arra ösztönzött, hogy fotóriporter legyek.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Ich möchte zunächst über einige Ideen sprechen, die mich angetrieben haben, ein Dokumentarfotograf zu werden.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.J'aimerais d'abord parler de quelques idées qui m'ont motivées à devenir un photographe de documentaire.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.저는 제가 다큐멘터리 사진가가 되도록 동기를 불어넣어준 몇가지 아이디어에 대하여 이야기하면서 시작하고자 합니다.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Me gustaría comenzar hablando de algunas ideas que me motivaron a convertirme en un fotógrafo documental.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Na początek opowiem co sprawiło, że zostałem fotografem-dokumentalistą.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.(Risos) Queria começar por falar de algumas das ideias que me motivaram a tornar-me um fotógrafo documental.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Vorrei cominciare parlando di alcune delle idee che mi hanno spinto a diventare un fotografo documentarista.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Бих желал да започна като говоря за някои идеи, които ме мотивираха да стана документален фотограф.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.Я бы хотел начать говорить о некоторых идеях, которые побудили меня стать документальным фотографом.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.ואני רק מקווה שלא יכה בי ברק בטרם אסיים. [צחוק] ברצוני להתחיל באחדים מהרעיונות שהניעו אותי
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.أود أن أبدأ بالحديث عن بعض الأفكار التي دفعتني لأصبح مصوّراً وثائقياً.
Beni belgesel fotoğrafçı olmaya iten bazı fikirlerle başlamak istiyorum.アイデアの話から始めます 私は1960年代を学生として過ごし、それは社会の大変動と探求の時代で
Benim büyük problem olarak gördüğüm meselelere yenilikçi fikirler bulmaya çalıştım.제가 큰 문제라고 인식한 부분을 해결할 수 있는 혁신을 찾기 위해 노력했습니다.
Benim büyük problem olarak gördüğüm meselelere yenilikçi fikirler bulmaya çalıştım.לנסות למצוא המצאות חדשות להתמודדות עם מה שבעיני היו כמה מהבעיות הגדולות האלה.
Benim büyük problem olarak gördüğüm meselelere yenilikçi fikirler bulmaya çalıştım.لمحاولة إيجاد بعض الإبتكارات قد تعمل على حل ما شاهدته كمثال لبعض هذه المشكلات الكبيرة .
Benim büyük problem olarak gördüğüm meselelere yenilikçi fikirler bulmaya çalıştım.大きな問題に対応できるのではないかと考えた 一桁の違いが
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,Anche il mio corpo è un accumulo di idee,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,Cơ thể của tôi cũng là sự tích lũy của nhiều khái niệm,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,제 신체도 마찬가지로 아이디어들의 조합입니다.
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,Mi cuerpo también es una acumulación de ideas,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,Mon corps est aussi une accumulation d'idées,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,גם הגוף שלי הוא צבירה של רעיונות,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,إن جسدي هو نتاج مجموعة من الأفكار أيضاً ,
Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu,アイディアの集合体です
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.-Asta e partea din perspectiva feminină cu care nu sunt de acord.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım. Çünkü, o zaman şöyle diyebiliyorsunuz:こんな醜い扱いをする男を愛したら駄目だろ
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.-Das ist der Teil der weiblichen Perspektive, mit dem ich nicht einverstanden bin.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.- Đây là một phần nữ tính mà tôi không đồng tình.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.-Esta é a parte da perspectiva feminina discordo.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Ésta es la parte de la perspectiva femenina con la que no estoy de acuerdo.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Här gillar jag inte kvinnans synvinkel.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Ini bagian dari perspektif perempuan yang aku tidak setuju.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım."lui mi ama e basta". Questa e' la prospettiva femminile da cui dissento.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Na ez az a női hozzáálás, amivel nem értek egyet.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.Nie rozumiem takiego punku widzenia.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.To je část ženského pohledu, se kterým nesouhlasím.
Ben kadınların bu fikirlerine karşıyım.- Това е тази част от женската гледна точка, с която не съм съгласен.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Eu sunt în faţa clasei. Iar ei îşi prezintă ideile.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Ich sitze vor der Klasse. und sie stellen tatsächlich ihre Ideen vor.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Ik zit vooraan de klas en zij verkopen daadwerkelijk hun ideeën.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Je suis devant la classe et ils sont vraiment en train de décrire leurs idées.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.저는 교실 앞에 앉아 있고 학생들은 자신의 아이디어를 발표합니다.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Ott ülök legelöl, ők pedig próbálják eladni az ötleteiket.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Saya duduk di depan kelas. dan mereka benar-benar menawarkan ide-ide mereka.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Sedím před nimi a oni mi předhazují své nápady.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Siedzę z przodu sali. Oni próbują przedstawić jak najlepiej swoje pomysły.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Sono seduto di fronte alla classe. e propongono le loro idee.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Tôi đang ngồi ngay đầu lớp khi họ đang trình bày các ý tưởng của mình
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Στέκομαι στην αίθουσα. Και παρουσιάζουν τις ιδέες τους.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Ось, попереду я, а вони пропонують ідеї.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Стоя отпред пред класа и те наистина споделят своите идеи.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.Так что, я сижу перед ними, в классе, и они буквально закидывают меня идеями.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.אני יושב לפני הכתה, והם ממש מקדמים את הרעיונות שלהם.
Ben sınıfın önünde duruyorum ve onlar da fikirlerini söylüyorlar.أنا أجلس في مقدمة الفصل وهم يعرضون أفكارهم