Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.И един от фарисеите го покани да яде с него; и Той влезе във фарисеевата къща и седна на трапезата.
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.Некто из фарисеев просил Его вкусить с ним пищи; и Он, войдя в дом фарисея, возлег.
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.Просив же хтось Його з Фарисеїв, щоб їв з ним. І, ввійшовши з господу Фарисееву, сїв за столом.
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.ויבקש ממנו אחד מן הפרושים לאכל אתו לחם ויבא אל בית הפרוש ויסב׃
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.وسأله واحد من الفريسيين ان يأكل معه فدخل بيت الفريسي واتكأ.
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.有 一 個 法 利 賽 人 、 請 耶 穌 和 他 喫 飯 . 耶 穌 就 到 法 利 賽 人 家 裡 去 坐 席
Ferisilerden biri İsayı yemeğe çağırdı. O da Ferisinin evine gidip sofraya oturdu.有 一 個法 利賽人 、 請耶穌 和 他 喫飯 . 耶穌 就 到 法利 賽 人家 裡去 坐席
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.A vyšli farizeovia a začali sa s ním dohadovať vyhľadávajúc od neho znamenie z neba, pokúšajúc ho.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Có mấy người Pha-ri-si đến đó , cãi lẽ với Ngài , muốn thử Ngài , thì xin một dấu lạ từ trên trời .
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Có mấy người Pha-ri-si đến đó, cãi lẽ với Ngài, muốn thử Ngài, thì xin một dấu lạ từ trên trời.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.És kijövének a farizeusok, és kezdék õt faggatni, mennyei jelt kívánván tõle, hogy kísértsék õt.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.In farizeji izidejo in se začno ž njim prepirati, in so ga izkušali ter zahtevali od njega znamenje z neba.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.I vyšli farizeové a počali se s ním hádati, hledajíce od něho znamení s nebe, pokoušejíce ho.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.I wyszli Faryzeuszowie, a poczęli z nim spór wieść, szukając od niego znamienia z nieba, a kusząc go.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.바리새인들이 나와서 예수께 힐난하며 그를 시험하여 하늘로서 오는 표적을 구하거늘
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Saíram os fariseus e começaram a discutir com ele, pedindo-lhe um sinal do céu, para o experimentarem.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Salieron los fariseos y comenzaron a discutir con él, pidiéndole una señal del cielo, para probarle
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.Вышли фарисеи, начали с Ним спорить и требовали от Него знамения с неба, искушая Его.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.І вийшли Фарисеї, та й почали перепитуватись із Ним, допевняючись у Него ознаки з неба, спокушуючи Його.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.ויצאו הפרושים ויחלו להתוכח אתו וישאלו מעמו אות מן השמים והם מנסים אתו׃
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.فخرج الفريسيون وابتدأوا يحاورونه طالبين منه آية من السماء لكي يجربوه.
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.法 利 賽 人 出 來 盤 問 耶 穌 、 求 他 從 天 上 顯 個 神 蹟 給 他 們 看 、 想 要 試 探 他
Ferisiler gelip İsayla tartışmaya başladılar. Onu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.法 利賽人 出來盤問 耶穌 、 求 他 從 天上顯個 神蹟給 他 們看 、 想要 試 探 他
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Albowiem Faryzeuszowie i wszyscy Żydzi nie jedzą, jeźliby pilnie rąk nie umyli, trzymając ustawę starszych.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.(바리새인들과 모든 유대인들이 장로들의 유전을 지키어 손을 부지런히 씻지 않으면 먹지 아니하며
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Lebo farizeovia a všetci Židia robia tak, že ak si päsťou neumyjú rúk, nejedia držiac podanie starších.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Mert a farizeusok és a zsidók mind, a régiek rendelését követve, nem esznek, hanemha kezöket erõsen megmossák;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Nebo farizeové i všickni Židé nejedí, leč by ruce umyli, držíce ustanovení starších.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.(бо Фарисеї і всі Жиди, поки по локіть не помиють рук, не їдять, додержуючи переказу старших;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.Ибо фарисеи и все Иудеи, держась предания старцев, не едят, не умыв тщательно рук;
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.כי הפרושים וכל היהודים לא יאכלו בלתי את רחצו את ידיהם עד הפרק באחזם בקבלת הזקנים׃
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.لان الفريسيين وكل اليهود ان لم يغسلوا ايديهم باعتناء لا يأكلون. متمسكين بتقليد الشيوخ.
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.( 原 來 法 利 賽 人 和 猶 太 人 、 都 拘 守 古 人 的 遺 傳 、 若 不 仔 細 洗 手 、 就 不 喫 飯
Ferisiler, hatta bütün Yahudiler, atalarının töresi uyarınca ellerini iyice yıkamadan yemek yemezler.( 原來法 利賽人 和 猶 太 人 、 都 拘守 古人 的 遺傳 、 若不仔細 洗手 、 就 不 喫飯
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.A farizeusok pedig, hallván, hogy a sadduczeusokat elnémította vala, egybegyûlének;
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Ale farizeovia počujúc že umlčal sadúceov, sišli sa dovedna,
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Allora i farisei, udito che egli aveva chiuso la bocca ai sadducei, si riunirono insiem
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Cînd au auzit Fariseii că Isus a astupat gura Saducheilor, s'au strîns la un loc.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Da aber die Pharisäer hörten, wie er den Sadduzäern das Maul gestopft hatte, versammelten sie sich.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Entonces los fariseos, al oír que había hecho callar a los saduceos, se reunieron de común acuerdo
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Farizeové pak uslyšavše, že by k mlčení přivedl saducejské, sešli se v jedno.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.예수께서 사두개인들로 대답할 수 없게 하셨다 함을 바리새인들이 듣고 모였는데
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Ko pa farizeji slišijo, da je saducejem zavezal jezik, se zbero vkup.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Lecz gdy usłyszeli Faryzeuszowie, że zawarł usta Saduceuszom, zeszli się wespół.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Les pharisiens, ayant appris qu`il avait réduit au silence les sadducéens, se rassemblèrent,
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Men da Farisæerne hørte, at han havde stoppet Munden på Saddukæerne, forsamlede de sig.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Men da fariseerne hørte at han hadde stoppet munnen på sadduseerne, kom de sammen;
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Men när fariséerna fingo höra att han hade stoppat munnen till på sadducéerna, samlade de sig tillhopa;
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Mutta kun fariseukset kuulivat, että hän oli tukkinut saddukeuksilta suun, kokoontuivat he yhteen;
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Người Pha-ri-si nghe nói Ðức Chúa Jêsus đã làm cho bọn Sa-đu-sê cứng miệng, thì nhóm hiệp nhau lại.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Người_Pha - ri-si nghe_nói Ðức_Chúa_Jêsus đã làm cho bọn Sa-đu-sê cứng_miệng , thì nhóm hiệp nhau lại .
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Os fariseus, quando souberam, que ele fizera emudecer os saduceus, reuniram-se todos;
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Οι δε Φαρισαιοι, ακουσαντες οτι απεστομωσε τους Σαδδουκαιους, συνηχθησαν ομου.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.А фарисеите, като чуха, че смълчал садукеите, събраха се заедно.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.А фарисеи, услышав, что Он привел саддукеев в молчание, собрались вместе.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.Фарисеї ж, почувши, що Вів примусив Садукеїв мовчати, зібрались ради того.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.והפרושים כשמעם כי סכר פי הצדוקים ויועדו יחדו׃
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.اما الفريسيون فلما سمعوا انه ابكم الصدوقيين اجتمعوا معا.
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.法 利 賽 人 聽 見 耶 穌 堵 住 了 撒 都 該 人 的 口 、 他 們 就 聚 集
Ferisiler, İsanın Sadukileri susturduğunu duyunca bir araya toplandılar.法 利賽人 聽見 耶穌 堵住 了 撒 都 該人 的 口 、 他 們 就 聚集