Ana içeriğe geç
Sözlük

fen ile cümle

fen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Au début, lors de mon premier congé sabbatique, c'était plutôt un désastre.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Az elején, az elsô alkotói év, katasztrofális volt.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.I början på det första sabbatsåret var det ganska katastrofalt.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.In het begin, tijdens mijn eerste sabbatjaar, was het vrij rampzalig.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.첫번째 안식 휴가의 처음은 상당히 비참했습니다.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.la început, primul an sabatic a fost un dezastru.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Lúc đầu, trong kì nghỉ đầu tiên , nó là một tai họa thì đúng hơn.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.No início, no primeiro período sabático, foi algo desastroso.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Pada mulanya, libur panjang pertama saya berjalan agak penuh halangan.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Początek pierwszego rocznego urlopu był dość katastrofalny.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.В началото, по време на първата ваканция, беше доста катастрофално.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.Сначала, в первый творческий отпуск, всё пошло ужасно.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.כשעלה הרעיון לצאת לשבתון, התהליך היה שהחלטתי על זה ושמתי את זה ביומן.
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.في البداية ، الإجازة الأولى، كانت كارثـيّة،
Başlangıçta, ilk tatilimde bu olay oldukça fenaydı.かなり悲惨でした 計画は立てない方がいい
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Diferenças em alguns fenótipos, como a altura, são determinadas maioritariamente por genes.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Diferencias en algunos fenotipos, como altura, se determinan principalmente por los genes.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.키와 같은 표현형의 차이는 유전자에 의해 대부분 결정됩니다.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Rozdíly v některých fenotypech, jako je výška, jsou určovány především pomocí genů.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Różnice niektórych cech fenotypowych, na przykład wysokości, są warunkowane głównie przez geny.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Відмінність в деяких фенотипах, таких як зріст, переважно визначаються генами.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Разликите в някои фенотипни белези, като височината, се предопределят главно от гените.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.Разные фенотипы, например высота, в основном определяются генами.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.הבדלים בפנוטיפים, כמו גובה, נקבעים בעיקר על ידי גנים.
Bazı fenotiplerdeki boy gibi farklılıklar, çoğunlukla genlerimiz tarafından belirlenir.あなたの両親、祖父母が身長の低い人だったら、 あなたの頭が同年代の中でとびぬけている、 ということはおそらくないでしょう。
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Cũng có thể là kinh khủng ở đàng kia, nhưng lại có thể chấp nhận được ở đây, v.v...
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Het kan verschrikkelijk zijn hier, niet zo slecht daar, enzovoort, enzovoort.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Kanske hemskt där borta, men inte så illa där, och så vidare.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.저쪽은 끔찍하고, 이쪽은 들을만하고, 기타 등등
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Könnte hier gräßlich sein, aber dort nicht schlecht, und so weiter und so weiter.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Možná hrozné támhle, ale ne zas tak zlé tam, a tak dále, a tak dále.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Možno hrozné tam, ale tu nie až také zlé, a tak ďalej, a tak ďalej.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Oppure terribile qui, ma non tanto male là, e così via.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Peut-être horrible par là-bas, mais pas si mal là, et cetera et cetera.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Poate fi ingrozitor acolo, dar nu asa de rau dincolo, etcetera, etcetera.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Tal vez terrible allá, pero no demasiado malo allí, etcétera, etcétera.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Talvez terrível aqui, mas aceitável acolá, etc.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Vagy ott szörnyű, amott meg kevésbé rossz, és így tovább.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Може бути страшним там, але не таким вже поганим там, і так далі.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Може да е ужасно хей там, а да не е зле там, и т. н. и т. н.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.Может быть ужасным там, но не настолько плохим там и так далее.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.אולי נוראי שם, אבל לא רע שם, וכולי, וכולי.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.ربما سيئة هناك، لكنها ليست سيئة للغاية هناك، وهلمجرا، هلمجرا.
Belki şurada rezalet ama, orada pek de fena değil, vesaire vesaire.思い通りに弾ける会場に
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Én vagyok az egyik képviselője ennek a jelenségnek.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Eu sou uma representação desse fenómeno.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Eu sunt un reprezentant al acestui fenomen.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Ich bin ein Beispiel für dieses Phänomen.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Ik ben een weerspiegeling van dat fenomeen.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Io stessa sono una rappresentazione di questo fenomeno.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Je représente ce phénomène.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Jestem przedstawicielką tego fenomenu.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.저는 이러한 현상의 표상입니다.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Saya adalah representasi dari fenomena itu.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Tôi là một đại diện của hiện tượng này.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Yo soy un exponente de ese fenómeno.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Είμαι ένα παράδειγμα αυτού του φαινομένου.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Аз съм представител на този феномен.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.Я представитель этого явления.
Ben bu fenomenin bir temsilcisiyim.אני נציגה של התופעה הזו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fen ile cümle - Sayfa 49 - fen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App