Feminizm ölmedi, katiyen.O feminismo não morreu, de forma alguma.
Feminizm ölmedi, katiyen.Phong trào đòi nữ quyền chưa chết,
Feminizm ölmedi, katiyen. Sadece evrim geçirdi.Feminismen är inte död, inte alls, den har utvecklats.
Feminizm ölmedi, katiyen.Sub nicio forma feminismul nu este mort.
Feminizm ölmedi, katiyen.Σε καμία περίπτωση δεν έχει σβήσει ο φεμινισμός.
Feminizm ölmedi, katiyen.Феминизм ничуть не умер.
Feminizm ölmedi, katiyen.Феминизмът не е мъртъв, в никакъв случай.
Feminizm ölmedi, katiyen.時代が変わって呼び方が嫌なら
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.E forse questo è il dono del femminismo, il fatto che il personale equivalga nei fatti al politico.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.És talán ez a feminizmus legnagyobb ajándéka, hogy a személyes valóban közügy.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.Et peut-être est-ce ce cadeau ultime du féminisme que l'aspect personnel est en fait politique.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.I być może jest to ostateczny dar feminizmu, że coś osobistego jast tak naprawdę czymś politycznym.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.아마 페미니즘의 최고의 선물일꺼예요 개개인이 사실은 정당이라는 것
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.Misschien is dit het ultieme geschenk van het feminisme, dat het persoonlijke, in feite het politieke is.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.Şi probabil cel mai important dar al feminismului e că sfera personală e de fapt arenă politică.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.Y quizás éste es el don concluyente del feminismo, que lo personal es de hecho lo político.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.Και ίσως αυτός είναι ο θησαυρός του φεμινισμού, ότι κάτι προσωπικό στην ουσία είναι κάτι πολιτικό.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.А може би това е основния подарък на фемнизма, че личното е в всъщност политическо.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.И, возможно, это и есть важнейший подарок феминизма - факт, что личное есть на самом деле политическое.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.וייתכן כי זוהי המתנה המהותית של הפמיניזם, שהאישי הוא למעשה הפוליטי.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.و ربما هذه هى الميزة الكبرى للحركة, أن الصعيد الشخصي هو نفسه الصعيد السياسي.
Ve belki de feminizmin en büyük hediyesi de budur, kişisel olan şey aslında politiktir de.個人的なことが政治的であることです エレノア•ルーズベルトが人権問題について言ったように
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Así que debo gran parte de mi feminismo a mi madre, pero el mío es algo diferente.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Deci îmi datorez feminismul mamei mele, dar pare foarte diferit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Donc mon féminisme est redevable à celui de ma mère. mais il semble très différent.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Dus mijn feminisme is erg schatplichtig aan mijn moeders feminisme, maar het ziet er heel anders uit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Jadi feminisme saya benar-benar karena jasa ibu saya namun terlihat sangat berbeda.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.그래서 제 페미니즘은 엄마로부터 많은 영향을 받았지만 엄마와는 좀 다르죠.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Mein Feminismus ist also dem meiner Mutter zu verdanken, aber er nimmt ganz andere Formen an.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.O meu feminismo fica muito a dever-se à minha mãe, mas parece muito diferente.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Quindi il mio femminismo è in debito con mia madre, ma è molto diverso.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Takže za svoj feminizmus vďačím feminizmu svojej mamy, ale ten môj sa od neho veľmi odlišuje.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Tehát az én feminizmusom nagyon sokat köszönhet az anyukáménak, de megjelenésében nagyon eltérő.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Tính bình đẳng giới của tôi vay mượn rất nhiều từ mẹ, nhưng cũng rất khác biệt.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Więc mój feminizm zawdzięczam mamie ale wygląda to inaczej.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Έτσι ο δικός μου φεμινισμός χρωστάει πολλά σ'εκείνο της μαμάς μου μόνο που είναι πολύ διαφορετικός.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Така че моят феминизъм е много задължен на този на майка ми, но той изглежда много различно.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Так что мой феминизм очень сильно обязан маминому, но выглядит по-другому.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Тому мій фемінізм дуже зобов'язаний маминому, але він виглядає зовсім інакше.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.אז הפמיניזם שלי חייב הרבה לזה של אמי, אבל הוא שונה מאד.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.ان انتمائي للحركة النسوية يختلف عن إنتماء والدتي .. انه يبدو مختلفاً ..
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.非常に受けてはいますが、見た目はだいぶ違っています。 たとえば母が「家父長制」と言えば
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.Ale podejrzewałam, że było coś bardzo ważnego w tym całym feminizmie.
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.하지만 저는 이러한 전체적인 페미니즘이라는 것에 정말로 중요한 뭔가가 있다는 건 짐작했죠.
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.Mas suspeito que havia algo muito importante em toda esta coisa do feminismo.
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.אבל חשדתי שהיה משהו מאד חשוב בכל עניין הפמיניזם הזה,
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.وكنت اشك بوجود فائدة ما ولا بد من الحركة النسوية ككل
Yine de bu feminizm olayının gerçekten önemli bir yanı olduğundan şüpheleniyordum.すごく大事なのではないかという気はしていたので こっそりと母の本棚に行っては