Bu, dediğim gibi, bir felsefe dersi.이 강의는 제가 말한 것처럼 철학 강의입니다
Bu, dediğim gibi, bir felsefe dersi.Это, как я уже сказал,
Bu, dediğim gibi, bir felsefe dersi.קורס זה, כפי שאמרתי, הוא קורס בפילוסופיה.
Bu düşünce, o dönemin teolojik felsefesine göre oldukça yenilikçiymiş.Tento přístup byl nový a radikální, čímž čelil jiným teologickým tezím.
Bu düşünce, o dönemin teolojik felsefesine göre oldukça yenilikçiymiş.Це був новий радикальний погляд, що суперечив іншим теологічним теоріям того часу.
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.Chỉ một bản phác họa, Leonardo đã kết hợp toán học, tôn giáo, triết học, kiến trúc, và nghệ thuật đương thời.
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.Dans cette esquisse, Leondardo a réussi à combiner les mathématiques,
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.Da Vinci konnte in dieser Skizze Mathematik, Religion,
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.이 하나의 소묘에서 다빈치는 수학과
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.באיור היחיד הזה, לאונרדו היה יכול לשלב את המתמטיקה,
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.في هذه الرسمة، استطاع ليوناردو أن يجمع الرياضيات،
Bu eskizinde Leonardo, matematik, din, felsefe, mimari ve döneminin sanatını bir araya getirebildi.ダ・ヴィンチは 数学 宗教
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Asta e una dintre cele mai vechi probleme fundamentale.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."C'est l'un des problèmes les plus anciens et les plus centraux en philosophie.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Das ist eins der ältesten und zentralsten Probleme der Philosophie.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Dit is een van de oudste en belangrijkste problemen van de filosofie.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Este es uno de los problemas más antiguos y más fundamentales de la filosofía.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Ez az egyik legrégebbi és legközpontibb filozófiai probléma.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Ide o jeden z najstarších a najdôležitejších problémov vo filozofii.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."가장 오래되고 근본적인 철학의 문제 중 하나로
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Questo è uno dei problemi più antichi e fondamentali della filosofia.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Tohle je jeden z nejstarších a nejústřednějších problémů filozofie.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."To jeden z najstarszych i głównych problemów filozofii.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Αυτό είναι ένα από τα παλαιότερα και πιο κεντρικά προβλήματα στη φιλοσοφία.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."Это одна из древнейших и сложнейших проблем философии.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."זו אחת הבעיות הכי ותיקות ומרכזיות בפילוסופיה.
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir."هذه واحدة من أقدم وأكثر أهمّ المشاكل
"Bu, felsefedeki en eski ve en merkezi problemlerden biridir.古代ギリシャの懐疑派から
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Det är De Vises Sten.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Det er De Vises Sten.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Esto representa la Piedra Filosofal.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Isso indica a Pedra Filosofal.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Quel simbolo indica la Pietra Filosofale.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Se tarkoittaa Viisasten Kiveä.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.To ma być Kamień Filozoficzny.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Συμβολίζει τη Φιλοσοφική Λίθο.
Bu, Felsefe Taşı'na işaret ediyor.Это означает Философский Камень.
Bu, felsefeye bir giriş dersi.하나의 관심사항일 뿐이라고 생각합니다
Bu, felsefeye bir giriş dersi.הציונים. זהו קורס מבוא בפילוסופיה.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Avendo totalmente assorbito questa filosofia, ho iniziato a guardare a tanti problemi in modo un po' diverso.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Całkowicie przyjmując tę filozofię, zacząłem patrzeć na wiele problemów nieco inaczej.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.După ce am absorbit total această filosofie, am început să privesc multe probleme puţin diferit.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.이 철학을 모두 이해한 상황에서 저는 많은 문제들을 다른 시각에서 보기 시작했어요.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Una vez que se absorbe totalmente esta filosofía , Comencé a ver los problemas algo diferentes.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Коли я з головою поринув у цю філософію, то почав по-іншому сприймати багато проблем.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.Полностью впитав в себя эту философию, я начал иначе смотреть на многие вопросы.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.След като напълно усвоих тази философия, започнах да виждам много проблеми по различен начин.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.שקעתי לגמרי בפילוסופיה הזאת, והתחלתי לבחון המון בעיות בצורה קצת אחרת.
Bu felsefeyi tamamen yansıtarak, sorunlara daha farklı bakmaya başladım.وبالاستيعاب التام لهذه الفلسفة، بدأت أنظر إلى الكثير من المشاكل بطريقة مختلفة قليلا.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Atrás deste sorriso, trago uma espada, e hei-de chegar à Pedra Filosofal.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Bag smilet gemmer jeg en kniv, - - og jeg skal finde De Vises Sten.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Bakom leendet gömmer jag en kniv- -och jag ska hitta De Vises Sten.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Dietro il mio sorriso, nascondo una lama e scoprirò come arrivare alla Pietra Filosofale!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Pod tym uśmiechem kryje się ostrze. Znajdę drogę do Kamienia Filozoficznego.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Tämän hymyn takana kannan veistä- -ja minä löydän Viisasten Kiven.
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!¡Tras esta sonrisa, llevo una espada y conseguiré llegar hasta la Piedra Filosofal!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Πίσω από το χαμόγελο, φέρω λεπίδα, και θα βρω το δρόμο για τη Φιλοσοφική Λίθο!
Bu gülümsemenin ardında bir kılıç taşıyorum ve Felsefe Taşına giden yolu bulacağım!Под этой улыбкой я прячу лезвие, и я найду путь к Философскому Камню.
Bu kişiler bilişsel felsefecilerdi.Az elme filozófusai voltak ezek a fickók.
Bu kişiler bilişsel felsefecilerdi.Ces types étaient philosophes de l'esprit.