Ana içeriğe geç
Sözlük

fazla ile cümle

fazla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'u boşanmasından beri çok fazla görmedik.We haven't seen much of Tom since his divorce.
Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.Tom's opinions don't carry much weight around here.
Tom çok fazla yiyecek getirdi, bu yüzden birazı kaldı.Tom brought way too much food, so there was some left over.
Tom daha fazla bekleyemeyeceğini söylüyor.Tom says he can't wait any longer.
Tom bu gürültüye daha fazla dayanamayacağını söylüyor.Tom says he can't put up with this noise any longer.
Tom sıcaklığa daha fazla katlanamayacağını söylüyor.Tom says he can't put up with the heat any longer.
Tom kokuyu daha fazla görmezden gelemiyeceğini söylüyor.Tom says he can't ignore the smell any longer.
Tom çok fazla yediğini ve çok iyi hissetmediğini söyledi.Tom said that he had eaten too much and didn't feel very good.
Tom kahvesine çok fazla şeker ve krema koyar.Tom puts a lot of sugar and cream in his coffee.
Tom beni 30 dakikadan daha fazla bekletti.Tom kept me waiting for more than 30 minutes.
Tom en fazla otuzdur.Tom is thirty at most.
Tom'un çok fazla işi var.Tom is swamped with work.
Tom o bankaya, üç milyon dolardan fazla para yatırdı.Tom has over three million dollars deposited in that bank.
Tom birden fazla uyarıldı.Tom has been warned more than once.
Tom bir saatten biraz fazla bir süredir bekliyor.Tom has been waiting for slightly over an hour.
Tom soruna bir çözüm için çok fazla düşünüyor.Tom has been racking his brains for a solution to the problem.
Tom çok fazla domuz eti yemektedir.Tom has been eating too much pork.
Tom'un çok fazla irade gücü vardır.Tom has a lot of will power.
Tom'un söyleyecek daha fazla şeyi yoktu.Tom had nothing more to say.
Tom'un ekleyecek daha fazla şeyi yoktu.Tom had nothing more to add.
Tom biraz çok fazla içti.Tom had a little too much to drink.
Tom çok fazla Çin yemeği yer.Tom eats a lot of Chinese food.
Tom çok fazla esmer pirinç yer.Tom eats a lot of brown rice.
Tom çok fazla içer.Tom drinks too much.
Tom daha fazla iş almak istemiyor.Tom doesn't want to take on any more work.
Tom parası ile ne yapacağını bilmiyor. Onun çok fazla parası var.Tom doesn't know what to do with his money. He has so much of it.
Tom'un gönüllü iş için fazla zamanı yok.Tom doesn't have much time for volunteer work.
Tom bankadaki on milyon dolardan fazla parası ile öldü.Tom died with over ten million dollars in the bank.
Tom çok fazla içmezdi.Tom didn't used to drink so much.
Tom çiti boyamak için çok fazla zaman harcamak niyetinde değildi.Tom didn't intend to spend so much time painting the fence.
Tom'un yiyecek çok fazla yemeği yoktu.Tom didn't have much food to eat.
Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.Tom didn't enjoy the concert very much.
Tom daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.Tom can't take on any more work.
Tom daha fazla düz durmaya dayanamıyor.Tom can't stand up straight anymore.
Tom Fransızcayı çok fazla konuşmaz.Tom can't speak very much French.
Tom çok fazla pamuk şekeri yedi.Tom ate too much cotton candy.
Tom her zaman daha fazla parasının olmasını istiyor.Tom always wished he had more money.
Garson kız onun ona daha fazla bahşiş bırakacağını düşünerek Tom'la kırıştırıyordu.The waitress flirted with Tom thinking that he'd leave her a larger tip.
Tom ne kadar yerse yesin, daha fazla yemek istiyor.No matter how much Tom eats, he wants to eat more.
Geriye dönüp bakıldığında, Keşke Tom çalışarak daha fazla zaman harcasaydı.In retrospect, Tom wishes he had spent more time studying.
Sanırım Tom gerçekten âşık olamayacak kadar çok fazla genç.I think Tom is too young to really be in love.
Tom'un o proje üzerinde çok fazla zaman harcamayı planladığından şüpheliyim.I doubt that Tom planned to spend so much time on that project.
Tom Mary'nin çok fazla yakınmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary complained so much.
Tom Mary'nin çok fazla kahve içtiğini düşünüyorTom thinks that Mary drinks too much coffee.
Tom Mary ile çok fazla zaman harcar.Tom spends a lot of time with Mary.
Tom Mary'yi on dakikadan daha fazla beklememeli.Tom shouldn't wait for Mary for more than ten minutes.
Tom Mary'nin davranışını daha fazla görmemezlikten gelemeyeceğini söylüyor.Tom says he can't ignore Mary's behavior any longer.
Tom Mary için çok fazla iyi.Tom is too good for Mary.
Tom son zamanlarda Mary'yi fazla görmedi.Tom hasn't seen much of Mary recently.
Tom, Mary'den üç yıldan fazla bir süredir hiç haber almadı.Tom hasn't heard anything from Mary for more than three years.
Tom üç yıldan daha fazla süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for over three years.
Tom Mary ile sadece üç yıldan fazladır evli.Tom has been married to Mary for just over three years.
Tom Mary hakkında daha fazla bir şey duymak istemiyor.Tom doesn't want to hear anything more about Mary.
Tom Mary'nin fikrini çok fazla sevmiyor.Tom doesn't like Mary's idea very much.
Tom Mary'ye daha fazla katlanamadı.Tom couldn't put up with Mary any longer.
Tom Mary'nin dikkatsizliğine daha fazla dayanamaz.Tom can't put up with Mary's carelessness any longer.
Tom Mary'nin davranışına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's behavior anymore.
Tom Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's bad manners any longer.
Tom Mary'ye geçen altı ay içinde 34,000 dolardan daha fazla verdiğini hesapladı.Tom calculated that he had given Mary over 34,000 dollars in the past six months.
Tom Mary'ye üç dilden daha fazla konuşup konuşmadığını sordu.Tom asked Mary if she spoke more than three languages.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod