Ana içeriğe geç
Sözlük

faydası ile cümle

faydası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Un autre avantage du wi-fi. On a parlé de wi-fi hier...
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik. Wi-Fi işlemciden kendinizi korumanızı sağlar.Wi-Fi maakt het mogelijk om de processor te vermijden.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Wi-Fi îţi permite să eviţi procesorul.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.어제 우리는 와이파이의 혜택에 대해 배웠습니다. 이게 Wi-Fi의 또다른 혜택입니다.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Ακόμα ένα πλεονέκτημα του Wi-Fi, μάθαμε χθες για τα πλεονεκτήματα του Wi-Fi.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Друга полза от безжичния интернет -- вчера научихме за ползите от безжичния интернет.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Еще преимущество WiFi, вчера мы узнали о плюсах WiFi.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.Ще перевага WiFi, вчора ми дізнались про плюси WiFi.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.עוד יתרון של גלישה אלחוטית, אתמול למדנו על יתרונות ה Wi-Fi.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.فائدة أخرى للشبكات اللاسلكية، تعلمنا البارحة حول فوائد الشبكات اللاسلكية.
Wifi'nin bir diğer faydası, faydalarını dün öğrenmiştik.処理装置が要らないことです それに
Willy Lomax gibi, tüm tüketiciler, hiç faydası olmasa da, şikayetlerini sıralayabilirler.Stejně jako Willy Lomax i ostatní spotřebitelé si mohou stěžovat a stejně se nic nezmění.
Willy Lomax gibi, tüm tüketiciler, hiç faydası olmasa da, şikayetlerini sıralayabilirler.Όπως ο Γουίλι Λόμαξ, έτσι και οι καταναλωτές μπορούν μόνο να παραπονούνται.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Así que este proceso químico puede ser útil.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Chemikálie v tomto kvete teda môžu byť užitočné.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Chemikálie v tomto květu tedy může být užitečná.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Die Stoffe in der Pflanze könnten dabei hilfreich sein.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Donc peut-être que les composants chimiques là-dedans pourraient être utiles.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Jadi mungkin bahan kimia di dalamnya akan berguna.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.그래서 아마 저런 화학성분은 매우 유용할 겁니다.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Még hasznos lehet ez a vegyület.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Misschien is de chemische stof erin wel nuttig.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Per cui la sostanza chimica contenuta potrebbe essere utile.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Poate substanţa chimică din asta ar fi utilă.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Portanto o químico nela poderia ser útil.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Vì vậy có thể chất hóa học trong đó hữu dụng.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Więc może jego składnik przydałby się nam.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Το χημικό λοιπόν σε αυτό ίσως να χρησίμευε.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Может быть, это соединение было бы полезным.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Така че химикалите в това, могат да се окажат полезни.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.Хімічні речовини цієї квітки могли б пригодитися для цього крему.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.אז אולי הכימיקל בזה יעזור.
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.ربما هناك مواد كيميائية تعمل على ذلك
Yani belki bunun içindeki kimyasalın faydası olabilir.最後に この月見草は ノルウェーの
Yani, bu birinci birimin marjinal faydasını göstermektedir. Bu da ikinci birim için marjinal fayda.Tohle je mezní užitek z první jednotky, tohle je mezní užitek z druhé jednotky.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Deci, doar scoate aceasta nu ne va ajuta mult. Nu vor să ne ştiu că acest lucru este egală cu.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Det vil altså ikke hjælpe os meget bare at fjerne de 3 her.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Donc, simplement retirer ceci ne nous aide pas beaucoup Ça ne nous indique pas que ceci est égal à cela.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Dus alleen dit weghalen zal ons niet veel helpen. We weten dan niet dat dit gelijk is aan dat.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Então removendo apenas o que está qui, não nos vai ajudar muito.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Joten vain poistaa tämän ei auta meitä paljon. Ei meihin yhteyttä, on vastattava.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -그러니까 한 쪽의 추를 없애버리는것은 별 도움이 안됩니다
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Odstranění nám tedy moc nepomůže. Neřekne nám to, že se rovná pravé straně.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Quindi basta eliminare in questo non ci aiuterà molto. Io non sappiamo che questo è uguale a quello.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Så bara ta bort detta kommer inte att hjälpa oss mycket. Jag kommer inte låt oss vet att detta är lika.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Takže jednoducho odstrániť toto nie nám pomôže veľa. Som zvyknutý dajte nám vedieť, že to bol rovnaký.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Torej šele removing to ne bo pomagalo nam veliko. Naj nas ne bodo vedeli, da je enak.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Usunięcie tych odważników nie wystarczy bo nie powiemy, że to jest równe temu.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Έτσι απλά αφαίρεση αυτό δεν θα μας βοηθήσει πολύ. Ας δεν θα ξέρω ότι αυτό είναι ίσο με εκείνο.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Так що просто видалення, це не допоможе нам набагато. Не дайте нам знати, що це дорівнює що.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -Т.е. това действие няма да ни помогне. Така няма да разберем, на колко е равно.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -אז פשוט הסרת זה לא יעזור לנו הרבה. הבה לא ידעתי שזה שווה את זה.
Yani bunu çıkarmanın bize pek faydası olmaz. -これがこれと同じ重さであることを表す訳ではありません。 この計量器の平均を保つには
Yapmak istediği şeyleri bile yapamıyor. Ağlamanın ona bir faydası yok.Dia tidak bisa melakukan hal yang dia sukai. kamu tidak perlu menangis.
Yatırım yapma anlayışı budur. Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.Dat idee is: je brengt nu offers om later de vruchten te plukken.
Yatırım yapma anlayışı budur. Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.Esta é a noção do investimento: sacrificamo-nos agora para ter um retorno mais tarde.
Yatırım yapma anlayışı budur. Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.Ведь в этом и состоит суть инвестирования: вы идёте на жертву сегодня ради отдачи в будущем.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.A helyi gazdaság előnye, hogy a hatalom, az erő a közösségen belül marad.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Beneficiile unei economii localizate sunt ca puterea ramane in interiorul comunitatii.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.De voordelen van een lokale economie is dat de economische rijkdom in de gemeenschap blijft.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod