Faydalı olmak istiyorum.I want to be useful.
Daha faydalı olmak istiyorum.I want to be more practical.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Now I was pretty psyched. I was very eager to be useful in the world --
Sadece faydalı olmak istedim.Je voulais juste être utile.
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.Она, безусловно, будет полезна и для системы образования».
Faydalı olmak istiyorum.Vreau să fie util.
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.「実事求是の学」とも。
Bu doğru taktikler ve doğru (üç-yönlü) pozisyon alınmasında faydalı olmaktadır.세간(世間)과 출세간(出世間)의 바른 행동이 나타나는 행동양식이다."
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Acum, eram foarte entuziasmată. Eram foarte nerăbdătoare să îmi aduc folosul în lume.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Ahora estaba bastante mentalizada. Estaba ansiosa por ser útil en el mundo.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Bardzo mnie to poruszyło Chciałam być przydatna w świecie.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Bila sem precej vznemirjena. Zelo sem bila vneta, da bi bila koristna na svetu.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Byla jsem z toho nadšená. Chtěla jsem být strašně moc užitečná.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Celkom ma to vzalo. Bola som odhodlaná byť užitočná pre svet.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Das hat mich sehr aufgewühlt. Ich habe darauf gebrannt, etwas Nützliches zu tun.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Eu sentia-me muito envolvida. Estava sedenta para ser útil no mundo.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Hiện giờ tôi rất là xúc động. Tôi thiết tha được làm người có ích cho thế giới.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Io ero piuttosto entusiasta. Ero davvero desiderosa di rendermi utile.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.J"étais débordante d'enthousiasme. J"étais pressée de me rendre utile dans le monde.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.저는 꽤나 흥분되었습니다. 저는 세상에 도움이 되는 사람이 정말 되고 싶었기 때문입니다.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Mondhatom, ez hatott rám. Buzgón próbáltam a világ hasznára lenni.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Olin siis melko psyykattu. Halusin olla hyödyksi maailmassa.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Saya merasa cukup menghayatinya. Saya sangat gembira untuk berguna bagi dunia.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Toen was ik aardig verward. Ik was erg gretig om nuttig te zijn in de wereld.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Οπότε ήμουν πολύ νευρική. Ήμουν πολύ πρόθυμη να χρησιμεύσω σε κάτι.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.В то время это очень меня взволновало. Я очень стремилась быть полезной в этом мире.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Сега, аз много се развълнувах. Бях много нетърпелива да съм полезна на света.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.Тож я була доволі схвильована. Я прагнула бути корисною в цьому світі.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.התלהבתי מאוד מהרעיון. השתוקקתי להביא תועלת לעולם.
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.وكنت متهيئة لذلك وكان لدي اصرار كبير لان اصبح شيئاً مفيداً في هذا العالم
Dünyada faydalı olmak için çok istekli ve inançlıydım.世界の役に立ちたいと思いました 誰もが感じたことのある あの感覚です