Allah'ı bırakıp da sana fayda veya zarar vermeyecek şeylere tapma.And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir.Whoever sees, it is to the benefit of his soul; and whoever remains blind, it is to its detriment.
O, zararı faydasından daha (akla) yakın olan bir varlığa yalvarır.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Zulmettiğiniz için bugün (nedamet) size hiçbir fayda vermeyecektir.It will not benefit you on that Day, since you did wrong.
Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri kendilerine bir fayda sağlamadı.But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way.
Onlara: Bir süreye kadar faydalanın, denmişti.They were told, “Enjoy yourselves for a while.”
Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır.And We sent down iron, in which is violent force, and benefits for humanity.
Baba ve çocuklardan, hangisinin size fayda bakımından daha yakın olduğunu, siz bilmezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de körlük ederse zararı kendisinedir.Whoever sees, it is to the benefit of his soul; and whoever remains blind, it is to its detriment.
O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez.And if you return, We will return; and your troops, however numerous, will not benefit you.
Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı?If only there was one town that believed and benefited by its belief.
"Ve Allah'dan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma!And do not call, apart from God, on what neither benefits you nor harms you.
Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır.As for the froth, it is swept away, but what benefits the people remains in the ground.
Herhalde o, zararı faydasından daha yakın olana yalvarıyor.He invokes one whose harm is closer than his benefit.
Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır.In them are benefits for you until a certain time.
Fakat kulakları, gözleri ve kalpleri onlara hiçbir fayda sağlamadı.But neither their hearing, nor their sight, nor their minds availed them in any way.
Anne babanız ile evlatlarınızdan hangisinin size daha faydalı olacağını siz bilemezsiniz.Your parents and your children—you do not know which are closer to you in welfare.
Askeriniz çok da olsa size hiç fayda vermez, çünkü Allah müminlerle beraberdir.God is with the believers.
Ancak onları faydalandırın (bir miktar bir şey verin).In such a case, pay them something anyhow.
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere, ma'zeretleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı".Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık" derler.We did indeed benefit from one another and now have reached the term which You had set for us.'
O gün zalimlere, özür beyan etmeleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Ama onları da faydalandırın.In such a case, pay them something anyhow.
(Resulüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz!(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere, özür dilemeleri hiçbir fayda sağlamaz.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
(Ey inkarcılar!) Yeyiniz, (dünyadan) faydalanınız biraz!Eat and enjoy yourselves for a while.
Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın.In such a case, pay them something anyhow.
Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık".We did indeed benefit from one another and now have reached the term which You had set for us.'
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."You will have little time after that to enjoy (the pleasures of life).”
O gün zalimlere özür dilemeleri fayda vermez.the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
Fakat günahları faydalarından daha çoktur. Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar.Say, "There is great harm in both, though there is some benefit also for the people.
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
O gün zalimlere mazeretleri fayda sağlamaz. Onlara sadece lânet vardır!the Day when the excuses offered by the wrong-doers shall not avail them.
O gün, kimsenin kimseye hiçbir fayda sağlamayacağı bir gündür.A day on which no soul hath power at all for any (other) soul.
Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlat ediniriz."Perchance he may prove useful to us or we may adopt him as a son.
Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir.That is comfort of the life of the world.
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır.‘Today that will be of no avail to you.
Keşke bir kasaba olsaydı da inansaydı ve inanması kendisine fayda verseydi!Why, was there never a village that believed and its belief benefited them?
İnanıp da inançlarından fayda gören şehir halkı, ancak Yunus'un kavmidir.Why, was there never a village that believed and its belief benefited them?
De ki: Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım?Say: 'Are we to call, other than Allah, what can neither help nor harm us?
De ki: "Biz Allah'ı bırakıp da bize fayda veya zarar vermeyen şeylere mi yalvaralım?Say: 'Are we to call, other than Allah, what can neither help nor harm us?
O gün zalimlere mazeretleri fayda sağlamaz.On that Day no excuse will benefit the harmdoers.
Bu hayvanlarda onlar için nice faydalar ve içilecek sütler vardır. Hala şükretmezler mi?And for them therein are [other] benefits and drinks, so will they not be grateful?
Fakat günahları faydalarından daha çoktur.But their sin is greater than their benefit."
Onlarda sizin için daha birçok faydalar var, aynı zamanda onlardan yersiniz.We provide you with drink from their bellies and many other benefits. You can consume them as meat.
O hayvanlarda sizin için daha nice faydalar vardır.You may also obtain other benefits from them.
Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır.You may also obtain other benefits from them.
Çünkü öğüt müminlere fayda verir.This benefits the believers.
Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır.It is payable in a reasonable amount according to the husband's financial ability.
Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.This benefits the believers.
Onların içinden çıkan sütle sizi besleriz. Daha onlarda sizin için nice faydalar bulunur.We provide you with drink from their bellies and many other benefits.
Hepiniz faydalı ve makbul işler yapınız, çünkü Ben yaptıklarınızı görüyorum.” buyurduk.We told him and his people to act righteously.
Zira gerçeği hatırlatıp nasihatte bulunma, inananlara ve inanacaklara fayda verir.This benefits the believers.
Kıyamet günü akrabanız ve çocuklarınız size fayda vermez. (Allah) Aranızı ayırır.Neither your relatives nor your children will be of any help to you on the Day of Resurrection.
İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: "Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık.Much (toll) did ye take of men."
Hata ayıklama için faydalıVerb, action to use a printerUseful for debug