faturası ile cümle

faturası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.He was surprised at the long-distance phone bill.
Bugün elektrik faturasını aldı.She received the electricity bill today.
Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.Tom frequently waits until the last minute to pay his bills.
Tom faturasını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bill.
Bu telefon faturasında yanlışlıklar var.There are errors in this phone bill.
Ben telefon faturasını ödüyorum.I am paying the phone bill.
Ben sadece Tom'un faturasını ödemesini istedim.I only asked Tom to pay his bill.
Tom'un faturasını ödemesini istedim.I asked Tom to pay his bill.
Tom, telefon faturasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay his phone bill.
Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.The amount payable on the electricity bill was low.
Elektrik faturasını ödemeyi unuttum.I forgot to pay the electric bill.
Telefon faturasını ödemeyi unutma.Don't forget to pay the phone bill.
Tom benzin faturasını ödeyip ödemediğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember whether or not he'd paid the gas bill.
Kaybedileceklerin faturası çok ağır olmayacak mı?Will not the price to be paid for the things to be lost, be too high?
Peki, belirsizliğin ekonomik faturası ne olacak?Well, what about the economic price to be paid due to uncertainty?
Tom faturasını ödedi.Tom paid his bill.
Elektrik faturasını ödedin mi?Have you paid the electric bill?
Geçen ay telefon faturasına bir servet harcadım.Last month I spent a fortune on the telephone bill.
Bu broşür size su faturasını nasıl düşürebileceğini söylüyor.This pamphlet tells you how you can lower the water bill.
Lütfen bana doktor'un faturasını gönder.Please send me the doctor's bill.
Bir sağlık faturasını ödemek zorundayım.I have to pay a medical bill.
Bugün onun faturasını ödedim.I paid her bill today.
Yarın onun faturasını ödemek zorunda olduğunu unutma.Do not forget tomorrow he has to go pay his bill.
Hâlâ telefon faturasını ödemek zorundayım.I still have to pay the phone bill.
Telefon faturasını henüz ödemedim.I haven't paid the phone bill yet.
Elektrik faturasını ödemeyi unutmadın, değil mi?You didn't forget to pay the electricity bill, did you?
Leyla, elektrik faturasının çok yüksek olduğunu düşündü.Layla thought her electricity bill was too high.
Tom su faturasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the water bill.
Su faturasını ödemeyi unuttum.I forgot to pay the water bill.
Telefon faturası bu ay çok yüksekti.The phone bill was very high this month.
Tom elektrik faturasını ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the electric bill.
Tom telefon faturasını ödememiş.Tom didn't pay his phone bill.
"Çin Demokrasisi albümünün başarılı olamamasının faturası Rose'un ortadan kaybolmasına kesildi"."Axl Rose absence blamed for failure of Chinese Democracy to hit top spot".
Ben bu ayin elektrik faturasıni öderim.<br />Çok ucuz olma.I will pay for this month's electricity bill. Don't be so cheap.
Elektrik faturası ne kadar geliyor biliyor musun?Do you know how much the electricity bill is?
Otel faturasını düş.50-50? Minus the hotel bill.
Sonra da dedi ki, "Vatandaşlık haklarının faturasını kim ödüyor?He says, "Who pays the bills for civil rights?"
Bu bir yakıt faturası, varsayalım, bir yıllık.This is a gas receipt, hypothetically, for a year from now.
Için başlı zavallı yaşlı Bicky ile ücret faturası sığ olması vahşi görünüyordu breadline.It seemed brutal to be wading into the bill of fare with poor old Bicky headed for the breadline.
Bu finansal çöküşün faturasını gerçekten kimin ödediğini unutmayalım.So let's not forget who is really paying the price of this financial collapse.
Ne akla hizmet balık şiş faturasını saklıyorsun ki?Why on earth do you save receipts for hot bars?
Bunları işleyen, günahların faturasını öder.And Whosoever shall do this, Shall incur the meed.
Telefon Faturası:Phone costs:
& Birikmiş telefon faturasını sıfırlaReset the accumulated phone costs
Oturum faturası:Session bill:
Oturum Faturası:% 1 Toplam Fatura:% 2Session Bill: %1 Total Bill: %2
Kuraklığın elektrik tedariği açısından da faturası ağır oldu.The drought's effect on power supplies has been severe.
Son meydana gelen ayaklanmaların faturası Arnavut turizmine çıkabilir. [Linda Karadaku/SETimes]Recent unrest may take a toll on Albanian tourism. [Linda Karadaku/SETimes]
En büyük vergi faturası, 2002 yılında iflas bayrağı çekmiş bir banka olan Beobanka'ya ait.The biggest tax bill is owed by Beobanka, a bank that was declared bankrupt in 2002.
Tekrar seçimleri düzenlemenin faturası 100 bin avroyu aşacak.The cost of restaging the vote will total more than 100,000 euros.
2000 yılına gelindiğinde, gıda damgası programı, çiftlik faturasının en büyük bileşeniydi.By 2000, the food stamp program was the largest component of the farm bill.
Faturası 100 milyon dolar.Der Rechnungsbetrag ist demnach 100.000 €.
Tom faturasını ödemeyi reddetti.Tom se negó a pagar su factura.
Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.Tom con frecuencia espera hasta el último minuto para pagar sus facturas.
"3. pistin faturası Sefaköy'e çıkıyor".«El Logroñés firma el descenso a Tercera por deudas».
Faturasını ödedi.Она оплатила свой счёт.
Faturası 100 milyon dolar.De totale kosten bedroegen €100 miljoen.
Daha kötüsü, bundan haberi olmayan kullanıcı sürprizi faturasıyla birlikte farkedecektir!Dette kan overraske nye bc brugere der er uopmærksom på dette faktum.
Aksi halde işletme ceza faturası ödemek ile yükümlüdür.Jadi, buat apa ia harus susah-susah membayar ongkos kirim surat.

İlgili Sayfalar