faturaları ile cümle

faturaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Faturalarımı ödemek istiyorum.I want to pay my bills.
Bakkal faturaları çok fazladır.Grocery bills are big.
Bu harika bir iş değil, faturaları ödemeye yardım ediyor.This isn't a great job, but it helps pay the bills.
Tom faturalarını ödemek için çabalıyordu.Tom struggled to pay his bills.
Tom faturalarını ödemek için çabalıyor.Tom struggles to pay his bills.
Bütün faturaları ödeyen adam kim?Who's the one who pays all the bills?
Faturaları ödeyen kim?Who's the one who pays the bills?
Mary faturalarını ödemek için üç vardiya çalışmak zorundaydı.Mary had to work three shifts to pay her bills.
Mary faturalarını ödemek için üç vardiya çalışmak zorunda kaldı.Mary had to work three shifts to pay her bills.
Tom faturalarını ödemek için üç vardiya çalışmak zorunda kaldı.Tom had to work three shifts to pay his bills.
Sami'nin ödenmemiş faturaları biriktiriyordu.Sami's unpaid bills were piling up.
Sami, Leyla'nın faturalarını ödedi.Sami paid Layla's bills.
Sami faturalarını ödeyebilir.Sami can pay the bills.
Ay sonuna kadar bütün bu faturaları ödemek zorundayım.I have to pay all these bills by the end of the month.
Onlar faturalarını ödediler.They paid their bills.
Faturalarını ödediler.They paid their bill.
Tom tüm faturalarını ödeyemedi.Tom couldn't pay all his bills.
Faturalarını ödedi ve eve dönüşünü ayarladı.He paid her bills and arranged for her return home.
Bu tür fatura, genellikle Temsilciler Meclisinin özel üyelerinin faturalarıydı.Such bills were usually private members' bills from the House of Representatives.
Milliyet. ^ "2012 Dolum Faturalarına Göre İlk 50 Yerli Albümleri" (PDF)."2012 Dolum Faturalarına Göre İlk 50 Yerli Albümleri" (PDF).
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.She could also read the serial numbers on bills when they were placed, face down, on a hard surface.
Sonra, e-mailleri kontrol edersin ve faturaları ödersinThen you check e-mails and pay bills.
Faturalarını zamanında ödeyip ödemediğini söyleyebilirim.I can tell if you pay your bills on time.
Faturaları seviyor--[Nick] She likes receipts--
Ben bekleyenlere faturaları yetiştirmeliyim. Tek senin mi acelen var ?Who do you think is really in a hurry?
Ve şimdi o öldü, gitti, bu ay faturaları ödeyemiyorum.And now that he is dead and gone, I'm screwed on bills this month.
Baştan ödemek yok ve elektrik faturaların düşecek.It's no money down, and your utility bill decreases.
Bazen yüksek sanat oluşturuyorsunuz, ve bazen ticari işler yaparak faturaları ödüyorsunuz.And sometimes you create high art, and sometimes you pay the bills by doing some commercial work.
Onlar, faturalarını ödemek için, yarın sabah erkenden kalkıp işe gidecek olan insanlar.They're workers who have to get up early tomorrow morning and go to work to pay the bills.
Doğru faturalarımı hala ödüyorum.That's right, I still pay my bills
TED'in kardeş organizasyonu olan, Şeytan TED'de konuşuyorum. Faturaları ödeyen versiyonu.I actually speak at TED Evil, which is TED's secret sister that pays all the bills.
Bayan Homstein'in faturalarından ikisi çöple birlikte atılmış.Two of Mrs. Homstein utility bills have been discarded amongst the rubbish
Mart elektrik faturaları sadece 48 dolardı.Their March electricity bill was only 48 dollars.
Bu ne?<br />Faturalarını yeniden mi hesapladın?What is this? Where you adding up your receipts during this emergency?
Şu anda bunların faturalarını ödüyoruz." dedi.We are now paying the bills for that," said Kosumi.
Plana göre, şirketlerin elektrik faturaları yüzde 33 oranında düşecek.Under the plan, firms would see their electricity bill drop by 33 per cent.
İsteyin ya da istemeyin, eve ekmek götürmek, faturalarınızı ödemek zorundasınız.Whether they want to or not, they have to provide food on the table, pay bills.
İş dünyasında ayrıca: Makedonlar'ın elektrik faturaları yüzde 9,14 oranında artacak.Also in business: Macedonians' electricity bills are to surge 9.14 per cent.
İlk sırada, faturalarını ödemeyen müşteriler var.To begin with, there are the customers who fail to pay their bills.
Her dört Hırvat aileden üçü, aylık faturalarını öderken finansal açıdan zorlanıyor.Three out of four Croatian households have financial problems when paying monthly bills.
Enerji faturalarını ödemeyen Arnavutlar sonuçlarına katlanacaklarAlbanians face consequences for not paying energy bills
Enerji faturalarının ödemelerini geciktiren Arnavutlar bu kışı soğuk geçirebilirler.Albanians who fall behind on their energy bills might lose heat this winter.
Faturalarını ödemeyenlerin elektrikleri kesilecek. [Getty Images]Those who do not pay their bills will lose their electricity. [Getty Images]
KEC'nin planına göre, vatandaşlar Nisan ayı elektrik faturalarında %23'lük bir zamla karşılaşacak.Under the KEC plan, residents will face a 23% rise in their April energy costs.
KEC, faturalarını ödemeyen ailelerin elektriğini kesiyor.KEC stops supplying families that don't pay their bill.
Makedon ESM, faturaları ödemeyen müşterilerinin elektriğini kesti. [Arşiv]Macedonia's ESM has shut off electricity to its non-paying customers. [File]
Ev kullanıcılarının yaklaşık yüzde 25’i faturalarını ödemiyor.Around 25% of home consumers are not paying their bills and Bojaxhi intends to cut them off.
Evimize gönderilen şampanya faturaları hep oluyordu.He was always having bills for champagne sent to our home.
Faturalarını ödedi ve eve dönüşünü ayarladı.Pagò i suoi conti e organizzò il suo ritorno a casa.
Sami'nin, faturalarını ödemesi lazım.Сами должен оплатить свои счета.
Parasının çoğunu harcayan Tesla, New York'ta birçok otelde yaşadı ve ödenmemiş faturaları geride bıraktı.عاش تسلا معظم حياته في سلسلة من فنادق نيويورك حتى تقاعده.
Bu tür fatura, genellikle Temsilciler Meclisinin özel üyelerinin faturalarıydı.Tais projetos de lei eram geralmente contas de membros particulares da Segunda Câmara.
Faturaları kim ödeyecek?Хто оплатить рахунки?
Bu sebepten faturalarını ödeyemeyen Paul, evine doğru gider.כשרגלו נשברת כאשר הוא אינו מסוגל לשלם את החוב, רות' מטפלת בו בביתה.
Parasının çoğunu harcayan Tesla, New York'ta birçok otelde yaşadı ve ödenmemiş faturaları geride bıraktı.Tesla pillas raha, elades näiteks hotellides kõige kallimates tubades, kui tal raha oli ja isegi kui ei olnud.
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.Bà ấy cũng có thể đọc được mã sỗ xê-ri trên các tờ hóa đơn được lật úp mặt lại trên mặt bàn.
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.El tudta olvasni a sorszámokat a számlákon, amikor azok egy kemény felületen voltak lefordítva.
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.또한 지폐에 새겨진 고유번호도 읽을 수 있었다 합니다. 그것도 딱딱한 표면에 뒤집혀 놓인 상태에서 말이죠.
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.Podía también leer los números de serie de billetes cuando los ponían boca abajo en un superficie dura.
Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu.Umiała tez odczytać numery seryjne banknotów kiedy leżały numerem do dołu na twardej powierzchni.
İlgili Sayfalar