Ana içeriğe geç
Sözlük

fatura ile cümle

fatura kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Size faturayı hemen getireceğim.I'll bring you the bill immediately.
Profesörümüz hepimiz için faturayı ödedi.Our professor paid the bill for all of us.
Lütfen fatura ekleyiniz.Please add up the bill.
Faturamda bir yanlışlık olduğunu düşünüyorum.I think there's a mistake in my bill.
Sanırım faturamda bir hata var.I think there's a mistake in my bill.
Fatura 100 dolar tuttu.The bill amounted to 100 dollars.
Fatura 50 dolar tuttu.The bill amounts to fifty dollars.
Fatura elli dolar tuttu.The bill amounts to fifty dollars.
Faturanın bugün ödenmesi lazım.The bill must be paid today.
Ben faturayı gider hesabımdan ödedim.I paid the bill out of my expense account.
Bu faturayı benim hesabıma yazın.Charge this bill to me.
Tüm faturalar bilgisayarlar tarafından düzenlenir.The bills are all done by computers.
Fatura 500 dolar tutuyordu.The bill amounted to 500 dollars.
Fatura tutarı 5000 yendir.The bill amounts to five thousand yen.
Faturamı ödeyeceğim gişe nerede?Where is the counter to pay my bill?
Ne mutlu ki, faturayı ödemek için yeterli parası vardı.Luckily he had enough money to pay the bill.
Doktor faturaları birikimlerimizi gerçekten azaltıyor.Doctors' bills really cut into our savings.
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Faturaya itirazım var.I'm against the bill.
Onun faturayı ödemesine itiraz ettim.I objected to his paying the bill.
Ben onun faturayı hemen ödemesini istedim.I demanded that he pay the bill immediately.
Hey! Scott! Faturamı öde!Hey! Scott! Pay my bill!
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
Azınlık partisi, faturaların geçişini engellemek için son çabayı sarfetti.The minority party made a last-ditch effort to block passage of the bills.
Kredi firmaları kendi müşterilerine aylık faturalar gönderir.Credit companies send their customers monthly bills.
O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.He was surprised at the long-distance phone bill.
Faturayı ödemediği için suyu kestiler.They shut his water off because he didn't pay the bill.
O, akşam yemeği için faturayı ödememe izin vermedi.He didn't allow me to pay the bill for the dinner.
O bize yeni bir faturalama sistemi hakkında bir açıklama yaptı.He gave us an explanation about the new billing system.
Faturayı ödemem konusunda ısrar etti.She insisted on my paying the bill.
Benim faturayı ödemem gerektiği konusunda ısrar etti.She insisted that I should pay the bill.
O akşam yemeği için faturayı ödememde ısrar etti.She insisted on my paying the bill for the dinner.
Bugün elektrik faturasını aldı.She received the electricity bill today.
O, doğal olarak faturayı ona ödetti.She let him pay the bill as a matter of course.
Lütfen bize ayrı ayrı fatura çıkar.Please bill us separately.
Ben faturayı halledeceğim.I'll take care of the bill.
Aylık gaz faturan ne kadar?How much is your monthly gas bill?
Ödenmeyen faturalar nedeniyle benim telefon hizmetim kesildi.My telephone service was cut off because of unpaid bills.
Lütfen bana faturamı getirin.Please bring me my bill.
Lütfen bana fatura et.Please bill me.
Lütfen en kısa sürede faturamı düzenle.Please make out my bill as soon as possible?
Faturada bir hata var.There is a mistake in the bill.
İçecekler için toplam fatura 7000 dolara ulaştı.The total bill for drinks came up to 7000 dollars.
Evime güneş panelleri taktığımdan beri elektrik faturam yarı yarıya azaldı.Since I installed solar panels on my house, my energy bill has been cut in half.
Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.We're trying to avoid the bill collectors.
Ayın sonunda faturalarımızı ödemeliyiz.We pay our bills at the end of the month.
Ben faturayı ödedim.I paid the bill.
Bütün Amerikan faturaları renk olarak benzerdir.All American bills are similar in color.
Bir sürü insan faturalarını ödeme konusunda endişeleniyor.Many people worry about paying their bills.
Faturayı zamanında ödemediğim için bana kızgın olduğunu düşündüm.I thought she was angry at me because I didn't pay the bill in time.
O faturayı ödememeliydin.You shouldn't have paid with that account.
Tom geçen ay onun faturalarını ödemek için zar zor yeterli paraya sahipti.Tom had barely enough money to pay his bills last month.
Tom faturayı ödemeyi unuttu.Tom forgot to pay the bill.
Tom faturada bir hata yaptığını itiraf etti.Tom admitted that he had made a mistake on the invoice.
Büyük faturaları mı yoksa küçük faturaları mı istiyorsun?Would you like big bills or small bills?
Tom o faturayı ödemek için yeterli parası olup olmadığını merak etti.Tom wondered if he had enough money to pay the bill.
Tom faturasını ödemek için sıkı sık son dakikaya kadar bekler.Tom frequently waits until the last minute to pay his bills.
Tom o faturayı bugün ödemenin gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to pay that bill today.
Tom Mary'nin faturalarını zamanında ödeyeceğini varsaydı.Tom assumed that Mary would pay her bills on time.
Tom ödemek için söz vermesine rağmen, Mary'yi faturayla sıkıştırdı.Even though Tom had promised to pay, he stuck Mary with the bill.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod