Bahar, Fatih ve Güneş dondurma almak için paralarını birleştiriyorlar.Nadia, Peter et Ian mettent leur argent ensemble pour acheter un gallon de crème glacée.
Bahar, Fatih ve Güneş dondurma almak için paralarını birleştiriyorlar.Nadia, Peter og Ian giver hver nogle penge til at købe en liter is.
Bahar, Fatih ve Güneş dondurma almak için paralarını birleştiriyorlar.Nadia, Peter y Ian reúnen su dinero para comprar a galón de helado.
Bahar, Fatih ve Güneş dondurma almak için paralarını birleştiriyorlar.Надя, Питър и Иън събират парите си, за да купят един галон сладолед.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Di dalam, saya baru mendengarkan Nusrat Fateh Ali Khan... ...karena ia kisruh.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.E io invece mi sono limitato ad ascoltare le canzoni di Nusrat Fateh Ali Khan perchè il suo stile è caotico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.E por dentro acabei de ouvir Nusrat Fateh Ali Khan porque ele é caótico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Et à l'intérieur je n'ai fait qu'écouter Nusrat Fateh Ali Khan parce qu'il est chaotique.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.저의 내면에서는, 저는 단지 Nusrat Fateh Ali Khan을 듣고 있었을 뿐인데, 왜냐하면 그는 혼란스럽거든요.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Og indeni har jeg bare lyttet til Nusrat Fateh Ali Khan fordi han er kaotisk.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Şi în sinea mea tocmai l-am ascultat pe Nusrat Fateh Ali Khan pentru că este haotic.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Und innerlich lausche ich Nusrat Fateh Ali Khan, weil er chaotisch ist.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Và bên trong thì tôi đang lắng nghe Nusrat Fateh Ali Khan bởi vì anh ấy hỗn loạn.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Vanbinnen heb ik net geluisterd naar Nusrat Fateh Ali Khan omdat hij chaotisch is.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Y por dentro yo estaba escuchando a Nusrat Fateh Ali Khan porque él es caótico.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.Και μέσα μου ακούω τον Νουσράτ Φατέχ Αλί Καν επειδή είναι χαοτικός.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А в думках я щойно слухав співака Нусрата Фатех Алі Хана, тому що він хаотичний.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А внутри я только что слушал Нусрата Фатех Али Хана, потому, что он хаотичен.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.А вътре тъкмо бях слушал Нусрат Фатех Али Хан, защото е хаотичен.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.ובפנים אני מקשיב לנוסראת פאטה אלי חאן כי הוא כאוטי.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.ولكن في الداخل أكون أستمع إلى نصرت فاتح علي خان لأنه فوضوي.
Bense az önce içeride, kaotik olduğu için Nusret Fatih Ali Han'ın müziğini dinliyordum.彼の音楽は混沌としているからです 私は自らを混沌に陥れます
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerin별을 cross'd 사랑의 두 사람이 그들의 인생을, 누구 misadventur'd piteous는 overthrows
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinDvojica hviezd cross'd milovníci vziať svoj život, čí misadventur'd žalostné zvrhne
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinDvojice hvězd cross'd milovníci vzít svůj život, čí misadventur'd žalostné svrhne
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinEen paar van de ster-over gestoken liefhebbers nemen hun leven, Wiens misadventur'd erbarmelijk omver
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinEgy pár csillag cross'd szerelmesei hogy életük, kinek misadventur'd szánalmas ledönti
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinEin Paar Sterne-cross'd Liebhaber nehmen ihr Leben; Wessen misadventur'd kläglich stürzt
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinEt par stjerne-cross'd elskere tage deres liv; Hvem misadventur'd ynkeligt styrter
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinEtt par av Star-cross'd lovers ta sitt liv; Vems misadventur'd ynklig kullkastar
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinMột cặp sao cross'd những người yêu lấy cuộc sống của họ, ai misadventur'd đáng thương hại lật đổ
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinO pereche de stele-cross'd iubitorii ia viaţa lor; cui misadventur'd jalnic răstoarnă
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinPara kochanków gwiazdy cross'd wziąć ich życia; Czyj misadventur'd żałosne obala
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinPari tähti-cross'd ystäville ottaa elämänsä; Kenen misadventur'd säälittävä kukistaa
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinPar zvezda-cross'd ljubitelje vzamejo življenje; Čigava misadventur'd Ubog overthrows
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinSepasang kekasih bintang-cross'd mengambil kehidupan mereka; siapa misadventur'd memilukan menggulingkan
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinUm par de estrelas cross'd amantes exame de sua vida; quem misadventur'd piteous derruba
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinUna coppia di star-cross'd amanti togliersi la vita; chi misadventur'd pietoso rovescia
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinUne paire de star-cross'd amants prennent leur vie; Qui misadventur'd pitoyable renverse
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinUn par de estrellas cross'd amantes de quitarse la vida, quién lamentable misadventur'd derroca
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinΈνα ζευγάρι των αστέρων-cross'd εραστές πάρει τη ζωή τους? Ποιανού misadventur'd δραματική ανατροπές
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinПара звезд cross'd любителей взять их жизни, Его же misadventur'd жалобный свергает
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinЧифт звезда cross'd любителите на живота им; Чия misadventur'd плачевен съсипва
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinזוג כוכבים cross'd אוהבי לקחת את החיים שלהם; מי misadventur'd מעורר רחמים מבטל
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerinزوج من النجوم cross'd عشاق تأخذ حياتها ؛ لمن misadventur'd بائس انقلابات
Bir çift yıldız cross'd severler kendi canını almaya kimin misadventur'd acıklı fatihlerin彼らの死と蓄えはご両親の争いを埋める。彼らの死mark'dの愛の恐ろしい一節、
Bismillahirrahmanirrahim. Fatiha.بسم الله الرحمن الرحيم . الفاتحة .
Fatih 1/4'ünü veriyor.Dus Peter betaalt een vierde van de prijs.
Fatih 1/4'ünü veriyor.Pedro contribuye 1/4 de costo.
Fatih 1/4'ünü veriyor.Peter betaler 1/4.
Fatih 1/4'ünü veriyor.Peter contribue pour 1/4 du coût.
Fatih 1/4'ünü veriyor.Значи Питър дава 1/4 от цента.
Fatiha'yı ele alalım. 7 ayetli açılış suresi, öyle kiVezměte si Fatihu, úvodní kapitolu o sedmi verších.
Fatiha'yı ele alalım.파티하를 예로 들면 (역주: 파티하는 성경의 주기도문에 해당하는 꾸란의 첫 수라)
Fatiha'yı ele alalım.Prenez la Faatihah,
Fatiha'yı ele alalım.קחו למשל את סורה אל פאתחה,
Fatiha'yı ele alalım.أنظر إلى الفاتحة،
Fatiha'yı ele alalım.序章は7節で構成された
Fatih, en küçükleri, en az harçlığı alıyor ve tutarın 1/4'ünü ödüyor. Fatih'i de not edelim.Peter er yngst og får færrest lommepenge, så han betaler 1/4.
Fatih, en küçükleri, en az harçlığı alıyor ve tutarın 1/4'ünü ödüyor.Pedro, el más joven, obtiene el menor subsidio y