Ana içeriğe geç
Sözlük

fat ile cümle

fat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Neden sadece devam etmiyorsun ve tüm faturalarını ödemiyorsun?Why don't you just go ahead and pay all your bills?
Tom faturayı ödeyeceğini söyledi.Tom said that he'd pay the bill.
Faturanın bir kısmını ödememe izin ver.Let me pay part of the bill.
Bunu faturama ekle.Add this to my bill.
Faturanın bugün hâlâ ödenmesi gerekiyor.The bill still has to be paid today.
Dan faturayı bile ödemedi.Dan didn't even pay the bill.
Sorun Tom'un faturalarını zamanında ödememesi.The problem is that Tom doesn't pay his bills on time.
Bu ay Tom'un tüm faturalarını ödemek için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to pay all his bills this month.
Tom Mary'nin bu ay tüm faturalarını ödeyemeyeceğini söylüyor.Tom thinks that Mary won't be able to pay all her bills this month.
Elektrik faturasını ödedin mi?Have you paid the electric bill?
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Tom faturalarını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bills.
Bizim enerji faturaları son derece yüksek.Our energy bills are extremely high.
Geçen ay için benzin faturam çok yüksekti.My gas bill for last month was very high.
Fatura alabilir miyim, lütfen?Can I have a receipt, please?
Geçen ay telefon faturasına bir servet harcadım.Last month I spent a fortune on the telephone bill.
Onlar faturayı ödemedi.They didn't settle the bill.
Ben faturalarımı ödedim.I paid my bills.
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Bu faturaları daha önce ödemiş olduğumu düşündüm.I thought I had already paid these bills.
Bazı faturaları ödemem gerek.I need to pay some bills.
Bu broşür size su faturasını nasıl düşürebileceğini söylüyor.This pamphlet tells you how you can lower the water bill.
Bizim ödenmesi gereken faturalarımız var.We have bills that need to be paid.
Faturayı böldük.We split the bill.
Biz faturayı paylaşıyoruz.We're splitting the bill.
Onu faturama ekle.Add that to my bill.
Onu faturama kat.Add that to my bill.
Tom faturayı ödeyecek.Tom will pay the bill.
1453'te İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi.Istanbul was conquered by Mehmed the Conqueror in 1453.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin bırakmak zorunda kaldı.Tom had to pawn his guitar in order to pay his bills.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin vermek zorundaydı.Tom had to pawn his guitar so he could pay his bills.
Bu ay tüm faturalarımı ödeyemem.I can't pay all my bills this month.
O fatura ödemeyi asla unutmaz.He never forgets to pay a bill.
Lütfen bana doktor'un faturasını gönder.Please send me the doctor's bill.
Lütfen faturayı unutma.Please don't forget the receipt.
Bir sağlık faturasını ödemek zorundayım.I have to pay a medical bill.
Keşke faturalarımı zamanında ödeseydim.I wish I had paid my bills on time.
Tom faturayı ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid the bill and left the restaurant.
Ben genellikle faturalarımı zamanında öderim.I usually pay my bills on time.
Ben faturalarımı zamanında öderim.I pay my bills on time.
Fatih William 1066 yılında Hastings Savaşı'nda Kral Harold'ı yendi.William the Conqueror defeated king Harold in 1066 at the Battle of Hastings.
Fatih William 1066 yılında İngiltere'yi fethetti.William the Conqueror conquered England in 1066.
Bugün onun faturasını ödedim.I paid her bill today.
Faturamızın gerçeğe uygun olduğunu düşünüyorum.I think that our bill is realistic.
Tom faturalarını ödemek için yeterince kazanıyor.Tom makes enough to pay his bills.
Fatura nasıl ödenir?How is the bill paid?
Bu gece faturayı ödüyorum.I'm footing the bill tonight.
Faturaları kim ödeyecek?Who'll pay the bills?
Yarın onun faturasını ödemek zorunda olduğunu unutma.Do not forget tomorrow he has to go pay his bill.
Faturalarımı ödemek istiyorum.I want to pay my bills.
Bir sürü fatura ödüyoruz.We pay a lot of bills.
Bakkal faturaları çok fazladır.Grocery bills are big.
Bazı faturalar bekleyebilir.Some bills can wait.
Sen bir erkek Fatma mıydın?Were you a tomboy?
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u 1453 yılında, 21 yaşındayken fethetti.Mehmed the Conqueror conquered Istanbul in 1453, when he was 21 years old.
Efendim, otel odasında sigara içtiniz ve faturanıza 200 dolarlık bir ücret ekledik.Sir, you smoked in your hotel room and we've added a $200 dollar fee to your bill.
Mary büyüyen bir erkek fatmaydı ve arabaları ve traktörleri onarmaktan hoşlanıyordu.Mary was a tomboy growing up and liked to repair cars and tractors.
Bu harika bir iş değil, faturaları ödemeye yardım ediyor.This isn't a great job, but it helps pay the bills.
Tom faturayı ödeyen değildi.Tom wasn't the one who paid the bill.
Neden bana faturayı zaten ödediğini söylemedin?Why didn't you tell me you'd already paid the bill?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod