fasulye ile cümle

fasulye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Sem napeti starega fižola za izpolnitev te sili.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Tesi il fagiolo vecchio per rispondere a questa emergenza.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Tôi căng thẳng hạt cũ để đáp ứng khẩn cấp này.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Напрегнах стар боб, за да отговори на тази спешна ситуация.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Я напружив друже для задоволення цієї надзвичайної ситуації.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.Я напряг дружище для удовлетворения этой чрезвычайной ситуации.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin.أنا متوترة الحبة القديمة لمواجهة حالة الطوارئ هذه.
Bu acil karşılamak için eski fasulye gergin."あなたは、彼はそれを知らなくてもミスシンガーの知人を作るようにそれを仕事にしたい
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.Es sind Soja-Felder in Mata Grosso in Brasilien, um uns zu ernähren.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.- è un campo di semi di soia sul Mato Grosso, in Brasile - per riuscire a darci da mangiare.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.- jde o pole sóji v Mata Grosso v Brazílii, aby nás nakrmila.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.모습으로 변해가고 있습니다. 바로 우리에게 먹을 것을 공급하기 위해서입니다.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.Los campos de soja en Mato Grosso, Brasil, para alimentarnos.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.São campos de soja no Mato Grosso, no Brasil, para nos alimentar. Estas são paisagens extraordinárias.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.Это соевые поля в Мата Гроссо в Бразилии, для того чтобы нас прокормить.
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.שמגיע באורח פלא ממקום כלשהו. אבל אם תחשבו שבכל יום, עבור עיר בגודלה של לונדון,
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.إنها حقول فول الصويا في ماتو غروسو في البرازيل حتى يطعموننا
Bu, Brezilya, Mata Grosso'daki bizi besleyen soya fasülyesi arazileri.これは 私たちを食べさせるためなのです 驚くべき景観です
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Das heißt nicht, dass sie kein Fleisch essen, aber jede Menge Bohnen und Nüsse.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.De spiser skam kød, men også massere af bønner og nødder.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Det innebär inte att de inte äter kött, men massvis av bönor och nötter.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Ez nem azt jelenti, hogy nem esznek húst, hanem nagyon sok babot és magvakat esznek.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Itu bukan berarti mereka tidak makan daging, namun lebih banyak kacang-kacangan.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.고기도 먹지만, 특히 견과류와 콩을 많이 먹습니다.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.La viande n'est pas exclue, mais beaucoup de haricots et de fruits secs.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Lo que no significa que no coman carne, pero también muchas alubias y frutos secos.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Ne že by vůbec nejedli maso, ale hodně luštěnin a ořechů.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Non vuol dire che non mangino carne, ma fanno largo uso di legumi e frutta secca.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Nu inseamna ca nu consuma carne, dar mananca multe leguminoase si nuci.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.To nie znaczy, że nie jadzą wcale mięsa, ale jedzą dużo warzyw strączkowych i orzechów.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Αυτό δε σημαίνει δεν τρώνε κρέας, αλλά πολλά όσπρια και ξηρούς καρπούς
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Не означава, че те не ядат месо, но ядат много боб и ядки.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Це не означає, що вони не їдять м'ясо, але вони ще їдять багато бобових і горіхів.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.Это не значит, что они не едят мясо, но едят много бобов и орехов.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.הם כן אוכלים מעט בשר, אבל הרבה קטניות ואגוזים.
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.لايعني هذا أنهم لايأكلون اللحم , ولكن الكثير من البقول والمكسرات .
Bu, et yemedikleri anlamına gelmiyor. Ancak bol miktarda fasulye ve fındık yiyorlar.彼らには過食を避ける方法があり
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Au menu d'aujourd'hui, nous avons : du taro, du maquereau grillé et du ragoût de haricots.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Dagen meny är: smaksatt taro, grillad makrill och bön pasta gryta.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi. Eun Jo,ye. İşte buyur.Не е ли казано че споделена мъка е полувин мъка а споделено щастие двоино?
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Het menu van vandaag : gemarineerde taro, gegrilde makreel, en bonen pasta stoofpot.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Il menù di oggi è: taro condito, sgombro grigliato e impasto di stufato di faglioli.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Meniul de astazi este: taro condimentat, macrou la gratar si fasole batuta.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Menu hari ini adalah: easoned taro, grilled mackerel, dan bean paste stew.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Thưc đơn hôm nay là: khoai sọ tẩm gia vị, cá thu nướng, và canh đậu hầm.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Το μενού σήμερα έχει τάρο με καρυκεύματα, ψητό σκουμπρί, και πάστα φασολιών στιφάδο.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.Меню на сегодня: приправленный таро, жареная скумбрия и суп на соевой пасте.
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.القائمة اليوم هي : نبات القلقاس ، إسقمريا مشوي وحساء الفصوليا والفول
Bugünkü menü:terbiyeli taro,ızgara uskumru ve fasulye hamur yahnisi.ウンジョ 食べて
Bugünkü yemek... ...bibimbap ve soya fasulyesi çorbası.A mai menü bibimbap és szójapaszta leves.
Bugünkü yemek... ...bibimbap ve soya fasulyesi çorbası.Au menu aujourd'hui, bibimbap et soupe de pâte de soja.
Bugünkü yemek... ...bibimbap ve soya fasulyesi çorbası.Το σημερινό μενού περιλαμβάνει μπι μπι μπαπ και ντουέντζανγκ τζιγκε.
Bugünkü yemek... ...bibimbap ve soya fasulyesi çorbası.تفضل لذينا اليوم البيبيمباب و الدوينجانغ جيغاي
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Alors je fais pousser des germes de soya.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Astfel îmi cultiv propriii germeni de fasole.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Cultivo mis propios brotes de soja.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ho coltivato i miei germogli di fagiolo.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Hoduję więc własne kiełki fasoli.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ich ziehe meine eigenen Bohnensprossen.
Bu nedenle kendi fasulye filizlerimi yetiştiriyorum.Ik kweek mijn eigen taugé.

İlgili Sayfalar