farz etmek ile cümle
farz etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.23
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.We'd be right in assuming that the self is an actual living thing.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Am avea dreptate să presupunem că eul chiar e o fiinţă care trăieşte.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Avremmo ragione nel presumere che l'Io sia qualcosa di vivente.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Bylo by logické předpokládat, že já je skutečná žijící věc.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Chúng ta đã chính xác với giả thuyết rằng bản ngã của mỗi người là một thực thể sống.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Egész jogosan hihetnénk azt, hogy az én egy valódi létező valami!
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Estamos certos em assumir que o Eu é algo vivo.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Estaríamos en lo cierto si supusiéramos que el sí mismo es un auténtico ser vivo.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Kita mungkin benar dalam anggapan bahwa diri adalah sesuatu yang benar-benar hidup.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.자신이 실제로 살아있는 것이라고 짐작하는것에서는 맞을 수 있겠지요.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Mielibyśmy rację, zakładając, że własne 'ja' to żywa materia.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Nous aurions raison de supposer que le moi est une chose vivante réelle.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Vi skulle med rätt kunna anta att självet är ett levande ting.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.We zouden bijna gaan geloven dat het zelf een levend iets is.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Wir hätten Recht, wenn wir annehmen, dass das Selbst eine lebendes Etwas ist.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Θα ήταν σωστό να υποθέτουμε πως ο εαυτός είναι ένας ζωντανός οργανισμός.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Бихме били прави да предположим, че Аз-ът е живо същество.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Ми були б праві, вважаючи, що самосвідомість - це щось живе, реально існуюче.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.Мы были бы правы, полагая, что это самосознание и есть наше существо.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.תהיה אמת בהנחה שהעצמי הוא יישות חיה וממשית.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.كنا لنكون صائبين في الاعتقاد أن الذات هي شيء موجود وحي.
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.我地仲好去認為 黎個自我系個真實存在的東西。
Benliğin gerçekten yaşayan bir şey olduğunu farz etmekte haklı olabilirdik.推測しても間違いないでしょう でも それは投影されたもので