Ana içeriğe geç
Sözlük

fark ile cümle

fark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, bütün farkı yaptı.That made all the difference.
Tom farkı bilmeyecekTom won't know the difference.
Çok fark etmez.It doesn't make much difference.
Tom Mary'nin gittiğini fark etti.Tom noticed that Mary was gone.
Başka herkesten farklıyım.I'm different from everyone else.
Hatamızı çok geç fark ettik.We realized our mistake too late.
Biz onu çok geç fark ettik.We realized it too late.
Hatta insanlar bir şey fark etmeyebilir.People might not even notice anything.
Tom cüzdanının kaybolduğunu fark etti.Tom noticed that his wallet was missing.
Tom bir şeyin yanlış olabileceğini hâlâ fark etmiyor.Tom still doesn't realize anything might be wrong.
Görünüşe göre, Tom hatalı bir şey fark etmedi.Apparently, Tom didn't notice anything wrong.
Tom neyin hatalı olduğunu fark etti.Tom realized what was wrong.
Tom Mary'nin Fransızca anlamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't understand French.
Farklı bir otelde kalıyoruz.We're staying in a different hotel.
Erkekler kadınlardan çok farklı değiller.Men aren't so different from women.
Erkekler kadınlardan o kadar farklı değiller.Men aren't all that different from women.
Toplantının ne zaman başlaması gerektiğini Tom fark etmeyebilir.Tom might not realize what time the meeting is supposed to begin.
Tom Mary'nin Boston'a taşındığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had moved to Boston.
Tom Mary'nin onun onu öpeceğini umut ettiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary was hoping he'd kiss her.
Tom o tablonun o kadar değerli olduğunu fark etmeyebilir.Tom might not realize how valuable that painting is.
Biz farklı otellerde kalıyoruz.We're staying in different hotels.
Tom bu gece açık farkla en iyi şarkıcıydı.Tom was by far the best singer tonight.
Hepimiz onu fark ettik.We all noticed it.
Peki, o farklı.Well, that's different.
Senin saçın farklı.Your hair is different.
O kadar farklı görünmüyor.It doesn't look all that different.
Biri fark etmeden onu nasıl başardığını anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out how you managed to do that without anyone finding out.
Şimdi her şey farklı.Everything is different now.
Tom Mary'nin partide olmadığını fark etmedi.Tom didn't notice that Mary wasn't at the party.
Ne kadar soruna sebep olduğunun farkında mısın?Do you realize how much trouble you've caused?
Ben başka herkesten o kadar farklı mıyım?Am I that much different from everyone else?
Tom'un hastanede olduğunun farkında mıydın?Were you aware that Tom is in the hospital?
Saatin kaç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Saatin ne kadar geç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Bunun ne zaman olduğunun farkında mısın?Do you realize what time it is?
Bunun farkında mıydın?Were you aware of this?
Bunun bize kaça mal olacağının farkında mısın?Do you realize how much this is going to cost us?
Onun farkında mıydın?Were you aware of that?
Bunu fark etmedin mi?Didn't you notice it?
Öyleyse, ne fark eder ki?Well, what's the point?
Nasıl fark ettin?How did you make out?
Tom Mary'nin ne kadar kilo aldığını fark etti.Tom noticed how much weight Mary had put on.
Evden ayrıldıktan sonra, anahtarın hâlâ evde olduğunun farkına vardım.After I had left the house, I realized that the key was still in the house.
O, şüpheli bir şey fark etti mi?Did he notice something suspicious?
O, şüpheli bir şey fark etmedi.She didn't notice anything suspicious.
Gelemeyeceğimin farkındasın, değil mi?You do realise that I won't be able to come, don't you?
O beni fark etmedi.He didn't notice me.
2.30'a kadar burada olmam gerektiğini fark etmedim.I didn't realize I was supposed to be here by 2:30.
Bunu sen de fark ettin, değil mi?You noticed it, too, didn't you?
Oh, onu fark ettin, değil mi?Oh, you noticed that, did you?
Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlıyor musun?Do you understand the difference between right and wrong?
Ne kadar beş parasız olduğunu fark etmedim.I didn't realize how bad off you were.
Farklı bakış noktalarımız var.We have different points of view.
Bizimle gitmek istediğini fark etmedim.I didn't realize you wanted to go with us.
Tom'u sevmediğini fark etmedim.I didn't realize you didn't like Tom.
Bugün durum farklı.The situation is different today.
Bugün sesin farklı gibi geliyor.Your voice sounds different today.
Bir bilet almak için yeterli paran olmadığını fark etmedim.I didn't realize you didn't have enough money to buy a ticket.
Tom tüm bunun farkında.Tom is aware of all this.
O ikisi çok farklı şeyler.They're two very different things.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod