farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Emme ehkä huomaa sitä joka kerta, mutta ymmärrämme, että niin tapahtuu.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Forse non la riconosciamo ogni volta, ma capiamo che accade.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.항상 알아차리지 못할 수도 있지만, 보통은 알기 마련이죠.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Måske genkender vi det ikke hver gang, men vi er klar over, at det sker.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Men vi kanske inte alltid uppfattar det varje gång, men vi förstår att det händer.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Misschien zien we het niet iedere keer, maar we begrijpen wel het achterliggende proces.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Morda tega ne prepoznamo vedno, razumemo pa, da se dogaja.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Może nie rozpoznajemy tego za każdym razem, ale rozumiemy, że tak się dzieje.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Možná že to nepoznáme pokaždé, ale časem nám dojde, že se to stalo.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Možno to nerozoznávame zakaždým, ale rozumieme, že sa to stáva.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Mungkin kita tidak mengenalinya setiap saat, namun kita mengerti bahwa hal itu terjadi.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Nous ne le reconnaissons peut-être pas à tous les coups, mais nous comprenons que ça arrive.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Poate nu ne dăm seama de fiecare dată, dar înţelegem că se întâmplă.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Talán nem mindig ismerjük fel, de értjük, hogy ez megtörténik.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Tal vez no lo reconocemos todas las veces, pero sabemos que ocurre.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Talvez nós não o reconheçamos de todas as vezes, mas entendemos que acontece.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Vielleicht erkennen wir es nicht jedes Mal, aber wir verstehen, dass es geschieht.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Ίσως δεν το αναγνωρίζουμε κάθε φορά, αλλά καταλαβαίνουμε ότι συμβαίνει.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Може би не го разпознаваме всеки път, но ние разбираме, че това се случва.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Может быть, мы осознаём это не каждый раз, но мы понимаем, что это бывает.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.Можливо не щоразу, але все ж ми знаємо, що так буває.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.אולי אנחנו לא מזהים זאת תמיד, אבל אנחנו מבינים שזה קורה.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.ربما لا نتعرف عليه في كل مرة، لكننا نفهم أنه يحصل.
Belki her zaman farkında olmayabiliriz ama en azından böyle şeyler olduğunu biliyoruz.こういうことが起こることは知っています 最大の難点は
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.En realidad no sabía que era una narcisista.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Ik wist niet eens dat ik narcist was.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.I wusste erst nicht, dass ich eigentlich eine Narzisstin war.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Jag visste faktiskt inte att jag var en narcissist.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Jeg vidste faktisk ikke, jeg var en narcissist.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Je ne savais pas ce qu'était un narcissique en fait.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.사실 전 제가 공주병이 있는 줄 몰랐어요.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.N-am ştiut că sunt o narcisistă.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim. Narsizmin kendini sevmek anlamına geldiğini düşünürdüm.In effetti non sapevo di essere narcisista pensavo che essere narcisisti significasse amare se stessi
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Tôi thực sự không biết tôi là một người tự cao.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Właściwie nie wiedziałam że to narcyzm.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Δεν γνώριζα ότι είμαι ναρκισσιστής στ' αλήθεια.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Всъщност не знаех, че съм нарцисист.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.Правда, я понятия не имела, что я — нарцисс.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.לא ידעתי שאני נרקיסיסטית, למען האמת.
Ben aslında bir narsist olduğumun farkında değildim.في الحقيقة لم أعرف أني نرجسية
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Am fost conştient de asta", a declarat Holmes sec.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Bil sem z njim seznanjen," je dejal Holmes suho.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Bol som si vedomý," povedal Holmes sucho.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Byl jsem si vědom," řekl Holmes suše.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."나는 그것을 알고 있었다,"홈즈 dryly했다.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Ero consapevole", ha detto Holmes seccamente.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Eu estava ciente disso", disse Holmes secamente.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Ich wusste es", sagte Holmes trocken.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Ik was bewust", zei Holmes droog.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Jag var medveten om det", sa Holmes torrt.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Jeg var klar over det," sagde Holmes tørt.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."J'étais conscient de cela," dit Holmes sèchement.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Olin tietoinen siitä," sanoi Holmes kuivasti.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Saya menyadari hal itu," kata Holmes datar.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Tisztában voltam," mondta Holmes szárazon.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Tôi đã nhận thức được nó", ông Holmes bàn luận suông.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Yo era consciente de ello", dijo Holmes secamente.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Zdawałam sobie sprawę z tego", powiedział Holmes sucho.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Ήμουν ενήμερος για αυτό", είπε ο Χολμς ξερά.
"Ben bunun farkında," Holmes kuru kuru dedi."Бях наясно с това", каза Холмс сухо.

İlgili Sayfalar