Ana içeriğe geç
Sözlük

fareleri ile cümle

fareleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ev farelerine kıyasla daha az kötü kokarlar, özellikle de hasat zamanı sevilirler.Têm menos cheiro que os ratos caseiros e são especialmente populares durante a colheita.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.1/5 비용이면 쥐를 훈련시킬 수 있다는 작은 차이가 하나 있을 것입니다.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.5分の1の費用で出来ることです こちらはモザンビークのチームです
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.Die Ausbildung der Ratten kostet ein Fünftel von dem, was die Ausbildung von Minenspürhunden kostet.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.Egy patkány betanítása ötödébe kerül egy kutya kiképzésének.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.l'addestramento dei ratti costa un quinto di quello dei cani.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.Poate o mică deosebire: putem să dresăm șobolanii la o cincime din prețul
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.אנו יכולים לאמן חולדות בחמישית מהמחיר של אימון כלב גישוש.
Fareleri, mayın bulan köpeklere göre 1/5 masrafla eğitebiliriz.يمكننا تدريب الفئران بخمس سعر تدريب كلب الالغام.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.E noi stiamo eseguendo dei test sui topi per vedere se anche loro assumerebbero farmaci SSRI.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.És kipróbáltuk, hogy az egér is adagolna-e magának SSRI gyógyszereket.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Si testam dacă șoarecii și-ar administra și ei inhibitori selectivi ai receptării serotoninei (SSRI).
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.우리는 쥐가 스스로 SSRIs(우울증 치료제)를 처방했는지 시험하고 있습니다.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Testowaliśmy, czy myszy samodzielnie aplikowałyby sobie leki z grupy SSRI.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Und wir testen, ob die Mäuse auch freiwillig SSRIs (Antidepressiva) nehmen würden.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.We hebben getest of de muizen zichzelf ook SSRI's zouden toedienen.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Ερευνήσαμε, αν τα ποντίκια θα μπορούσαν να αυτορυθμίσουν το S SRIs.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.И мы тестировали, будут ли мыши также самостоятельно принимать лекарства из группы СИОЗС.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.Ние тестваме дали мишките ще си самопредпишат антидепресанти.
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.ואנחנו בודקים אם העכברים גם היו מטפלים בעצמם בתרופות נוגדות דיכאון (SSRI)
Farelerin de selektif serotonin gerialım inhibitörlerini kendilerinin kontrol edip etmediğini test ediyorduk.実験してみました ProzacにZoloft
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Các bạn hiểu rõ chuột của mình đấy.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Cunoașteți bine șoarecii.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Je kent je muizen goed.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Jól ismered az egereket.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Sie kennen sich aus mit Mäusen.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Sim, gostaram.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Vous connaissez bien les souris.
Farelerinizi iyi tanıyorsunuz.Widzę tu speca od myszy.
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.이와 같은 우리는 쥐를 키울 수 있도록 해주고, 현재 우리는 25마리의 결핵 쥐들을 가지고 있습니다.
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Ein Käfig wie dieser -- vorausgesetzt man hat Ratten, wir haben mittlerweile 25 Tuberkulose-Ratten --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Klatka taka jak ta -- pod warunkiem, że masz szczury, a my mamy obecnie 25 szczurów wykrywających gruźlicę --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.O cușcă ca asta -- (Aplauze)
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.כלוב כזה -- בהנתן שיש לכם חולדות, ויש לנו כרגע 25 חולדות מתמחות בשחפת --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.قفص مثل هذا -- بشرط أن لديك جرذان، والآن لدينا حاليا 25 من جرذان السل --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.私たちのところには現在 結核検査用に25匹いますが- このようなケージで1日検査を行なうと
Fareleri takip ediceğim."Allora seguirò i topi.
Fareleri takip ediceğim.""Bine, atunci voi urmări șobolanii."
Fareleri takip ediceğim.""Bueno, entonces, seguiré a las ratas".
Fareleri takip ediceğim."Então vou seguir os ratos.
Fareleri takip ediceğim."Folge ich eben den Ratten."
Fareleri takip ediceğim."Je vais suivre les rats."
Fareleri takip ediceğim."쫓아가 보자"고 결심했습니다.
Fareleri takip ediceğim.""Oké, dan volg ik de ratten".
Fareleri takip ediceğim."Postanowiłam, że w takim razie pójdę za szczurami.
Fareleri takip ediceğim."Saya ikuti saja tikus itu."
Fareleri takip ediceğim."Tôi sẽ đi theo lũ chuột."
Fareleri takip ediceğim."Θα ακολουθήσω τους αρουραίους."
Fareleri takip ediceğim."Тогда я пойду за крысами".
Fareleri takip ediceğim."Ще следвам плъховете. "
Fareleri takip ediceğim."אני פשוט אעקוב אחר העכברושים."
Fareleri takip ediceğim."سأبدأ بمطاردة الفئران."
Fareleri takip ediceğim."そしてトンネルの中へ入り込みました
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.Als eerste verwijderde Apple één van de knoppen op de muis om het apparaat minder verwarrend te maken
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.Erstens entfernte Apple eine der Maustasten, um sein neuartige Gerät weniger verwirrend zu machen
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.For det første fjernede Apple en af ​​knapperne på musen for at gøre sit pegeredskab mindre forvirrende
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.În primul rând Apple a renunţat la un buton de la mouse pentru a-l face mai puţin confuz.
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.우선 애플은 마우스라는 새로운 포인팅 기기에 대한 혼란을 줄이기 위해 마우스의 버튼 하나를 제거했습니다.
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.Nejprve Apple zrušil jedno tlačítko na myši, aby byl tento novátorský ovládací nástroj méně matoucí
İlk olarak Apple fare düğmelerinden birini atarak daha az kafa karıştıracak tek tuşlu fareleri üretti.Po pierwsze, usunięto jeden z klawiszy na myszy żeby ułatwić jej obsługę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod