Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kimseyi fark etmedim.I didn't notice anyone.
Sizin kurban fark edilmeden gitmeyecek.Your sacrifice won't go unnoticed.
Malcolm ve Mairy arasındaki fark nedir?What is the difference between Malcolm and Mairy?
Bir süre sonra, yolda yürüyor gibi görünmediğimizi fark ettim.After a while, I noticed that we didn't seem to be walking on the path anymore.
Bir süre sonra, yolda yürümediğimizi fark ettim.After a while, I noticed that we weren't walking on the path anymore.
Sessiz kedi fareyi yakaladı.The quiet cat caught the mouse.
Tom yakında yaptığı ciddi bir hatayı korkuyla fark etti.Tom soon realized with horror the serious error he had made.
Onun fikri benimkinden tamamen farklı.Her idea differs entirely from mine.
Bir uydu uzayda büyük sıcaklık farklılıkları içinde çalışmak zorundadır.A satellite has to operate in space within massive temperature differences.
İngiltere'de birçok farklı alanları ziyaret ettim.I visited a lot of different areas in England.
Bugün saçın farklı.Your hair is different today.
Tom'la birlikte olduğunda farklısın.You're different when you're with Tom.
Bilgisayar iki yüz farklı tipteki hatayı tanır.The computer recognises two hundred different types of errors.
O tehlikelerin farkında olmalı.He needs to be aware of the dangers.
Menopoz farklı kişiler için farklı şeyler ifade edebilir.Menopause can mean different things for different people.
Onunla konuştuğunu farz ediyorum.I take it you talked to her.
Bizim için fark etmez.It doesn't matter to us.
Onlar için fark etmez.It doesn't matter to them.
Onun için fark etmez.It doesn't matter to him.
Hiç kimse bizi fark etmedi.No one noticed us.
Hiç kimse onları fark etmedi.No one noticed them.
Hiç kimse beni fark etmedi.No one noticed me.
Hiç kimse onu fark etmedi.No one noticed him.
Kimse onu fark etmedi.No one noticed her.
Ben onu fark etmedim bile.I didn't even notice him.
Senin onları tanıdığını fark etmedim.I didn't realize you knew them.
Senin onu tanıdığını fark etmedim.I didn't realize you knew him.
Senin onu bildiğini fark etmedim.I didn't realize you knew her.
Tom birkaç değişiklik fark etti.Tom noticed a couple of changes.
Tom FBI tarafından manipüle edildiğinin gittikçe farkına vardı.Tom became increasingly aware that he was being manipulated by the FBI.
Tom devam eden komplonun farkında olduğunu söyledi.Tom said that he was aware of the ongoing conspiracy.
Tom Mary'nin orada olduğunu fark etti.Tom noticed Mary was there.
Polis, Dan'in kendini savunmak için hareket ettiğini fark etti.The police realized that Dan acted in self-defence.
Dan benzin istasyonunda kendi etrafındaki polisler olduğunu fark etti.Dan noticed that there were cops all around him at the petrol station.
Dan nihayet Linda'nın haklı olduğunu fark etti.Dan finally realized that Linda was right.
Dan ne olduğunu fark ettiğinde çok geçti.When Dan realized what happened, it was too late.
Linda, Dan'ın daha önce tanıştığı bir kadından çok farklıydı.Linda was very different from any woman Dan had met before.
Bildiğim kadarıyla cezaevi ve mapushane farklı şeylerdir.As far as I am concerned, prison and slammer are different things.
Neden erkekler ve kızlar farklı oyuncakları severler?Why do boys and girls like different toys?
İki farklı dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking two different languages.
Farklı dilleri konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking different languages.
Farklı bir dil konuştuğumuzu hissediyorum.I feel we're speaking a different language.
Dan'ın köpeği sokaktaki ölü bir fareyi kokluyordu.Dan's dog was sniffing a dead rat in the street.
Tom sonunda Mary'nin haklı olduğunu fark etti.Tom finally realized that Mary was right.
Tom sonunda hatalı olduğunu fark etti.Tom finally realized that he'd been wrong.
O birçok farklı türdeki uçakları uçurmayı öğrendi.She learned to fly many different kinds of planes.
"Kozmos" 60 farklı ülkede 500 milyondan fazla kişi tarafından izlendi."Cosmos" was seen by more than 500 million people in 60 different countries.
Kediler ve fareler doğal düşmanlardır.Cats and mice are natural enemies.
Yılın farklı zamanlarında gökyüzünde farklı takım yıldızları görülebilir.At different times of year, different constellations can be seen in the sky.
Bazen küçük bir değişiklik büyük bir fark yaratabilir.Sometimes, a small change can make a big difference.
Kedi fareleri kovalamayı sever.The cat loves to chase mice.
Araştırmacılar evrenin farklı bir bölümüne girmek için kapı kullanırlar.The researchers use the portal to enter into a different part of the universe.
Farazi olan gerçek olmayabilir.What is hypothetical may not be real.
Dan dolandırıldığını bile fark etmedi.Dan didn't even realize that he had been swindled.
Dan, Linda'nın gittiğini bile fark etmedi.Dan didn't even notice that Linda was gone.
Dan, Linda'ya zarar verdiğinin bile farkında görünmüyordu.Dan didn't even seem to realize he had hurt Linda.
Dan Linda'nın hâlâ nefes aldığını fark etti.Dan noticed Linda was still breathing.
Dan, Linda'nın arabasındaki Kaliforniya plakasını fark etti.Dan noticed the California license plate on Linda's car.
Dan ne yaptığımızın farkında mı?Is Dan aware of what he did?
Ben Farsça konuşurum.I speak the Persian language.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
far ile cümle - Sayfa 38 - far kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App