falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tazminat falan değil.Όχι πρόστιμα.
Tazminat falan değil.А не глоби.
Tazminat falan değil.Не штрафов.
Tazminat falan değil..לא קנסות
Tazminat falan değil.ليس جيدا
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.De se tenir debout sur un autobus est un peu dangereux, n'est-ce pas?
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.É meio perigoso ficar em cima de um onibus
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Eso es un poco peligroso, estar parado sobre un bus.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.E' un po' pericoloso, in piedi su un autobus.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Hơi nguy hiểm khi đứng trên nóc xe buýt như thế.
Tehlikeli gibi biraz, otobüsün üstünde falan.Stanie na autobusie jest trochę niebezpieczne.
Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Các tín đồ đến bằng xe lăn và nạng,...
Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veriaci prichádzali na svojich invalidných vozíkoch, o barliach a podobne.
Tekrarlıyorum. Miras fikrine karşı falan değilim.Et je ne dis pas que je suis contre l'héritage
Tekrarlıyorum. Miras fikrine karşı falan değilim.Nie mówię, że jestem przeciwny dziedziczeniu.
Tekrarlıyorum. Miras fikrine karşı falan değilim.Και δεν λέω ότι είμαι ενάντια στην κληρονομιά.
Tekrarlıyorum. Miras fikrine karşı falan değilim.І я не кажу, що я проти спадку.
"Test, 1,2,3" falan deDimmi, 'prova 1,2,3'
"Test, 1,2,3" falan deDiz: "teste, 1,2,3"
"Test, 1,2,3" falan deΠες, "τεστ, 1,2,3"
"Test, 1,2,3" falan deЯ имел ввиду, скажи 'тест раз-раз'.
"Test, 1,2,3" falan deテスト、1、2、3
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Ich will nicht die ganzen Pros und Contras hören.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Ik hoef niet alle kleine details te weten.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Je ne veux pas connaître tous les tenants et aboutissants, et tout le toutim, etc.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.제품의 구성요소 등 제품의 모든 것에 대해 알고 싶지는 않습니다.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Nie chcę poznawać wszystkich szczegółow tego produktu.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.No quiero todos los detalles cómo funciona y esas cosas.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Nu vreau să-mi dați toate amănuntele, și chestiuțele și bla-bla-urile și mai știu eu ce.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Tôi không muốn biết đầu vào và đầu ra, và toàn bộ công việc.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.Не искам да разбера всички детайли. всички дребни нещица и детайлчета
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.אני לא רוצה לדעת את כל הפרטים הקטנים את כל הברגים, השוונצים והדברים
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.لا أريد أن أدخل في تفاصيل التفاصيل, و كل التفاصيل المملة أو ما شابه ذلك.
Tüm girdileri çıktıları, falanları filanları, ıvırları zıvırları bilmek istemiyorum.知りたいとは思いません 知りたいのは -- 要するにこれは何なの?
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor. Ne?Это убийство очень меня потресло.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Oh, ja? Diese Mördersache macht mich wahnsinnig.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Questa storia dell'omicidio mi manda fuori di testa.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Toute cette histoire de meurtre me fait flipper
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.Όλο αυτό το σκηνικό με τον φόνο με τρελένει.
Tüm şu cinayet işleri falan tüylerimi diken diken ediyor.何が?
Tutuklanmış falan değilim.Bin nicht verhaftet oder so.
Tutuklanmış falan değilim.J’ai pas été arrêté.
Tutuklanmış falan değilim.Nie aresztowali mnie ani nic.
Tutuklanmış falan değilim.No me han detenido ni nada por el estilo.
Tutuklanmış falan değilim.Non mi hanno incarcerato né mi è capitato nulla di simile.
Tutuklanmış falan değilim.Не съм арестуван или нещо друго.
Üç hafta falan önceydi.Cam acum trei saptamani.
Üç hafta falan önceydi.Dat was drie weken geleden.
Üç hafta falan önceydi.E' stato tre settimane fa.
Üç hafta falan önceydi.Fue como hace tres semanas.
Üç hafta falan önceydi.Nó khoảng ba tuần trước thưa sếp
Üç hafta falan önceydi.Vor ungefähr drei Wochen.
Üç hafta falan önceydi.Преди около три седмици.
Üç hafta falan önceydi.Примерно три недели назад.
Ulusal gğvenlik falanBezpieczeństwo narodowe i takie tam.
Ulusal gğvenlik falanNárodní bezpečnost a tak.
Ulusal gğvenlik falanSeguridad nacional y todo eso.
Ulusal gğvenlik falanSicurezza nazionale e tutto il resto.
Ulusal gğvenlik falanSiguranţa naţională.
Ulusal gğvenlik falanΕθνική ασφάλεια και όλα τα σχετικά.