falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlar kansere çare buluyor ya da köprüler inşa ediyor falan değiller.Хората не лекуваха рак или не строяха мостове.
İnsanlar kansere çare buluyor ya da köprüler inşa ediyor falan değiller.הם לא עסקו בריפוי סרטן או בבניית גשרים.
İnsanlar kansere çare buluyor ya da köprüler inşa ediyor falan değiller.الاشخاص لم يكونوا يعالجون السرطان و لا يبنون الجسور .
İnsanlar kansere çare buluyor ya da köprüler inşa ediyor falan değiller.小銭程度の報酬で レゴを作る作業です
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Fondamentalement, vous ne devez pas nécessairement acheter de nouvelles pièces.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Je hoeft niet moet noodzakelijkerwijs gloednieuwe dingen te kopen.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.여러분들은 항상 신제품을 구매할 필요는 없습니다,
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Man muss nicht notwendigerweise
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Poți cumpăra și componente reciclate.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Sostanzialmente, non si devono per forza comprare cose nuove.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Uno no tiene que comprar necesariamente cosas nuevas.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Βασικά, δεν χρειάζεται να αγοράζετε οπωσδήποτε ολοκαίνουργια πράγματα.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.В принципе, необязательно покупать совершенно новые вещи.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.Не трябва да купувате нови неща.
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.ואז מופצים בכדי למעשה לשרת את התעשיה הזו,
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.ليس عليك أن تشتري بالضرورة
İşin aslı, yepyeni parçalar satın almanız falan gerekmiyor.バラバラに分解され 廃棄されたコンピュータの
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)사람들이 과학 잡지를 생각해 내는데는 심지어 150년이나 더 걸렸는데 말입니다. --(웃음) (박수)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Cần thêm 150 năm nữa để người ta nghĩ về 1 tuần báo khoa học, phải không? Nên -- (Cười) (Vỗ tay)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Ci sono voluti altri 150 anni solo per pensare alla rivista scientifica, giusto? Quindi -- (Risate) (Applausi)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Hicieron falta otros 150 años para que la gente pensara en la revista científica, ¿sí? (Risas) (Aplausos)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Il a fallu aux gens encore 150 ans pour penser à la revue scientifique, pas vrai ? (Rires) (Applaudissements)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Lidem zabralo dalších 150 let, než vůbec pomysleli na vědecký časopis, ne? Takže -- (Smích) (Potlesk)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Ne-a luat alți 150 de ani până să ne gândim la jurnalul științific, nu-i așa?
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)További 150 év kellett, mielőtt bárki gondolt volna a tudományos folyóiratra, igaz? Tehát - (Nevetés) (Taps)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Trzeba było kolejnych 150 lat, by ktoś w ogóle pomyślał o czymś takim jak pismo naukowe... (Śmiech) (Brawa)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Χρειάστηκαν άλλα 150 χρόνια για να σκεφτούμε το επιστημονικό περιοδικό, σωστά; Έτσι-- (Γέλια) (Χειροκροτήματα)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)Но прошло 150 лет, прежде чем у людей проскочила мысль о научном журнале. И... (Смех) (Аплодисменты)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)זה לקח עוד 150 שנה עד שאפילו חשבו על כתב עת מדעי, נכון? אז-(צחוק) (מחיאות כפיים)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)خذ الناس ١٥٠ سنه اخرى ليفكروا بالمجلات العلميه، صحيح؟ اذن (ضحك)(تصفيق)
İşin doğrusu insanların bilimsel yayınları keşfetmesi 150 yıl falan sürdü... (Gülüşmeler, alkışlar...)その150年も後のことです だから・・・(笑いと拍手) 「見えない大学」が 活版印刷を使って
İşte şu atlı bir araba, ısıtma sistemi yok. Kliması falan da yok.Lekki, otwarty powóz bez ogrzewania, bez klimatyzacji.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanHaciendo malabares con pelotas cruzadas y todo eso.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanIl gioco, le palle incrociate e tutto il resto.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanJonglerii cu mingi care se încrucişează.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falan공을 교차하기도 하죠
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falan(Rires) Et quand on jongle, les balles se croisent, et tout ça.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanUnd Bälle kreuzweise jonglieren und all das.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanŻonglowanie piłeczek na krzyż i tak dalej.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanИ жонглирането на топки и всичко това.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanИ жонглирование — мячи перекрещиваются и так далее.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanולג'אנגל את הכדורים בהצלחה וכל זה.
Jonglörlük -- toplar çapraz geçer falanوبامكانك قذف الكرات بشكل متعاكس وكل ذلك
Kader falan değil.Itu bukan takdir
Kader falan değil.운명 아니에요
Kader falan değil.Não é o destino.
Kader falan değil.No es el destino.
Kader falan değil.І доля ні при чому.
Kader falan değil.إنه ليس القدر
Kadin: Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.여승: 그렇지만 전 한 40~50 정도가 좋은 것 같아요.
Kadin: Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.אישה: אבל אני מעדיפה אולי לחיות ארבעים עד חמישים.
Kadin: Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.المرأة: لكني أفضّل لمدة ربما من أربعين إلى خمسين.
Kadin: Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.ジョナサン:40から50歳だって?
Kadınlar buna değer," falandı.Entschuldigung. Frauen sind es wert."
Kadınlar buna değer," falandı.Îmi pare rău. Femeile merită."
Kadınlar buna değer," falandı.Lo siento. Las mujeres lo valen".
Kadınlar buna değer," falandı.Maaf. Wanita layak untuk mendapatkannya."
Kadınlar buna değer," falandı."Nem. Sajnálom. A Nők igenis megérik.'
Kadınlar buna değer," falandı.Phụ nữ xứng đáng với điều đó"
Kadınlar buna değer," falandı.Są tego warte".

İlgili Sayfalar