faktör ile cümle
faktör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.FACTDOUBLE() 関数は数値の二重階乗を求めます。つまり x!! です。
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funcția fact () calculează factorialul parametrului. Expresia matematică este (valoare)!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funkce FACTDOUBLE () spočítá dvojitý faktoriál parametru, tj. x!!
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funkcia FACTDOUBLE () vypočíta dvojitý faktoriál parametra. Matematický výraz je x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funkcija FACTDOUBLE () izračuna dvojno fakulteto parametra t. j. x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funkcja FACTDOUBLE () oblicza podwójną silnię z liczby, np. x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funktio BIN2OCT( x) muuntaa binäärilukua kuvaavan merkkijonon oktaalilukua kuvaavaksi merkkijonoksi.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funktionen FACTDOUBLE () beräknar dubbla fakulteten av ett tal, dvs. x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Funktionen FACTDOUBLE () beregner double- fakultetsværdien af et tal, det vil sige x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.La fonction FACTDOUBLE() calcule la factorielle double d'un nombre, c'est-à-dire x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.La función FACTDOUBLE() calcula el doble factorial de un número, es decir, x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.La funzione FACTDOUBLE() calcola il fattoriale doppio di un numero, ovvero x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Η συνάρτηση FACTDOUBLE () υπολογίζει το διπλό παραγοντικό ενός αριθμού, δηλαδή το x!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Функция FACTDOUBLE () возвращает двойной факториал числа (математическая запись: x!!).
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.Функцията FACTDOUBLE () изчислява двоен факторел от число, х!!.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.הפונקציה () FACTDOUBLE מחשבת את העצרת הכפולה של מספר, קרי!! x.
FACTDOUBLE () işlevi bir sayının çifte faktöryetlini hesapar. Örneğin x!!.الدالة FACTDOUBLE () تحسب المضروب المزدوج لرقم ، بمعنى. x!!.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Ale samozřejmě jsme si uvědomili, že tu narážíme na kulturní otázky
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz. Bu bir Klimt tablosu.Mais nous avons réalisé, bien sûr, que nous nous heurtions des problèmes culturels, et ça c'est...
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz. Bu bir Klimt tablosu.Természetesen világos volt számunkra, hogy a dolognak kulturális háttere van.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Dabei bemerkten wir, dass es kulturelle Probleme gab.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Desigur, n-am dat seama că avem de-a face cu probleme culturale.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.하지만 문화적 문제 역시 고려해야 한다는 것을 깨달았지요.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Ma ci siamo resi conto, ovviamente, che abbiamo a che fare con problemi culturali.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Samozrejme, uvedomili sme si, že sa zaoberáme s kultúrnymi otázkami.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Zdaliśmy sobie oczywiście sprawę, że mamy do czynienia z pewnymi kwestiami kulturowymi.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Але ми зрозуміли, що маємо справу з культурною проблемою.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.Но мы осознали, что имеем дело с культурной проблемой.
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.אך כמובן שהבנו שאנו מתעסקים בסוגיות תרבותיות,
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.لكننا أدركنا، بالتأكيد، أننا نتعامل مع مشاكل حضارية،
Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz.文化上の問題も承知でした クリムトの絵です
Fakat, gelişimin geleceğini anlamak için gelişimin altında yatan faktörler hakkında tahmin yapmamız gerekir.그러나 성장의 미래를 이해하기 위해서는 성장의 근본적인 동력에 대한 예측을 해야 합니다.
Fakat, gelişimin geleceğini anlamak için gelişimin altında yatan faktörler hakkında tahmin yapmamız gerekir.אך בכדי להבין את העתיד של הצמיחה, אנחנו צריכים לבצע תחזיות על גורמי הצמיחה שמתחת לפני השטח.
Fakat, gelişimin geleceğini anlamak için gelişimin altında yatan faktörler hakkında tahmin yapmamız gerekir.ولكن لنفهم مستقبل النمو، ونحن بحاجة إلى القيام بتوقعات حول الدوافع الأساسية للنمو.
Fakat, gelişimin geleceğini anlamak için gelişimin altında yatan faktörler hakkında tahmin yapmamız gerekir.成長を引っ張る原動力について 予測しなければなりません 私は楽観的です なぜなら新しい機械の時代の特徴が
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Był za to wyznacznikiem moralnym... Inspiracją dla naukowców zaangażowanych w kontrolę uzbrojenia.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Dar el era o busolă morală -- inspirație pentru oamenii de știință care erau îngrijorați de controlul armelor.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.창조적 자극이었으며 도덕적 나침반 같은 존재였습니다.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Namun dia adalah panduan moral inspirasi bagi para ilmuwan yang peduli tentang pengendalian senjata.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Но беше нравствен компас - вдъхновение за учените, които бяха загрижени за контрола върху оръжията.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.Но и являлся моральным компасом - источником вдохновения для ученых, которые вели контроль над вооружением.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.השראה למדענים שהיו מודאגים מפיקוח על הנשק.
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.كان إلهامًا للعلماء المهتمين بالحد من استخدام الأسلحة
Fakat silahların kontrolu konusuyla ilgilenen bilimcilere ilham veren bir moral faktördü.私の知る限り存命で
Faktöriyel. factorial( n) =n!Factorial. factorial(n)=n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Factorial. factorial( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Factorielle. factorial(n)=n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Faculteit. factorial(n) =n faculteit=1*2*3 *... * n=n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Faktoriál. factorial( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Faktoriel. factorial( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Fakultät. factorial(n)=n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Fakultet. factorial( n) = n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Fattoriale. factorial(n)=n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Silnia. silnia( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Παραγοντικό. factorial( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Факториел. факториел( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!Факторіал. factorial( n) =n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!عاملي n n!
Faktöriyel. factorial( n) =n!階乗 factorial(n)=!
Faktoriyel konusundan hatırlarsınız.3개의 항을 택했죠.