Ana içeriğe geç
Sözlük

fakülte ile cümle

fakülte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiUn approccio sviluppato da un paio di ricercatori del Dartmouth Medical School,
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiZe werd ontwikkeld door een paar onderzoekers aan de Dartmouth Medical School,
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiТова е един подход, който е разработен от двама изследователи от Медицинския факултет на Дартмут,
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiЭтот метод был разработан несколькими исследователями медицинской школе Дартмута (Dartmouth)
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiזוהי גישה שפותחה על ידי שני חוקרים מבית הספר לרפואה בדרטמוט.
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiانها طريقة يتم تطويرها بواسطة باحثين في كلية دورتموث الطبية
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildiリサ・シュワルツとスティーブン・オロシンにより 開発された方法です。
Bu yaklaşım, Dartmouth Tıp Fakültesi'ndeki bir grup araştırmacı tarafından geliştirildi係達特茅斯醫學院嘅兩位研究員 想出嚟嘅辦法。
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.저는 문학과 출신이거든요.
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.(Risas)
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.- адже у мене диплом бакалавра з літератури.
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.כיוון שיש לי תואר ראשון בספרות.
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.لأني أحمل شهادة البكالوريوس في الأدب.
Çünkü Edebiyat Fakültesi diplomasına sahibim.(笑)
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Alors j'ai utilisé, j'ai essayé d'utiliser les filles de la fac de médecine.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Apoi am apelat la studentele la medicină.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Così poi decisi di usare le ragazze del college di medicina.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.어쨋든 그후로 여자 의대생들을 상대로 실험을 해보려 했습니다.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Lalu saya mencoba mencari mahasiswi kedokteran.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Luego intenté con las chicas de la facultad de medicina.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Próbowałem z dziewczynami ze szkoły medycznej.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Sau đó tôi sử dụng, cố gắng sử dụng các cô gái trường cao đẳng y tế.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Tak jsem zkusil požádat studentky medicíny.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Toen probeerde ik het bij studentes medicijnen.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Und dann habe ich es mit Medizinstudentinnnen versucht.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Τότε χρησιμοποίησα, ή προσπάθησα να χρησιμοποιήσω φοιτήτριες.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.Тогда я попытался испытать их на студентках медицинского колледжа.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.אז ניסיתי להיעזר בבנות מהמכללה לרפואה.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.بعدها حاولت استخدام متطوعات من كلية الطب.
Daha sonra tıp fakültesindeki kız öğrencileri kullanmayı denedim.でも彼女たちにも拒否されて 結局 私は決めました
Dekan veya genel müdür kendi sekreterini seçecek fakülte konseyine baþkanlýk edecek.Den Vorsitz des Fakultätsrats führt der Dekan bzw. Generaldirektor der Fakultät.
Dekan veya genel müdür kendi sekreterini seçecek fakülte konseyine baþkanlýk edecek.El decano o director general presidirá también el Consejo de Facultad, que elegirá a su propio secretario.
Dekan veya genel müdür kendi sekreterini seçecek fakülte konseyine baþkanlýk edecek.Le doyen ou le directeur général présidera aussi le conseil de faculté, qui élira son propre secrétaire.
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.여러분들은 말하겠죠, 저런! 제가 이걸 들은게 75년도에
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.Dit hoorde ik in 1975 toen ik studeerde aan Harvard.
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.התגובה היא, וו! אם כך, שמעתי על זה בשנת 75'
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.تقول: تمهل، لقد سمعت عن هذه الظاهرة سنة 75
Diyorsunuz ki; "Ooo!" 75'te Harvard Eğitim Fakültesinde iken duymuştum bunu.教育を学んだ当時聞いたんですが
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Cô ấy [vợ tôi] nghi ngờ tôi dùng nó như một cái cớ để theo đuổi các cô gái trẻ trường y.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Credea că asta e un pretext să agăț studente la Medicină.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Ella sospecha que uso esto como excusa para ir tras las chicas de la facultad de medicina.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Elle me soupçonnait d'utiliser ça comme un prétexte pour courir après les filles de la fac de médecine.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Istri saya curiga saya menggunakannya sebagai kartu truf untuk mendekati mahasiswi kedokteran.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.아내는 제가 여자 의대생으로 실험하는 것을 그들을 쫓아다니기 위한 구실로 생각했기 때문입니다.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Podejrzewała, że to tylko przykrywka, żeby się za nimi uganiać.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Podezírala mně, že výzkum používám jako zástěrku, abych mohl běhat za medičkami.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Sie vermutete, ich würde mein Projekt als Trumpfkarte verwenden, um mich an die Studentinnen ranzumachen.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Sospettava che stessi usando questa scusa per correre dietro alle ragazze del college.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Ze zag dat als excuus om achter medische studentes aan te rennen.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Υποπτευόταν ότι το χρησιμοποιούσα σαν πρόσχημα για να προσεγγίζω τις φοιτήτριες.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.Она подозревала, что я использую это как козырь, чтобы приударять за студентками.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.היא חשדה שאני משתמש בזה כתירוץ כדי לרדוף אחר בנות המכללה לרפואה.
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.لقد شكت باني اختلق ذريعه لملاحقة فتيات الكليه الطبيه
Eşim bunu tıp fakültesindeki kızları ayarlamak için koz olarak kullandığımdan şüphelenmişti.医学校の女学生を追いかけているのだろうって そうこうするうちに 松の木から採れる特殊な
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Da, imediat ce jocul se laneaza, sa-l trimitem la scoala de medici! Saraca de tine...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, så fort den här nua spelet lanseras, låt oss skjuta honom mot medecin skolan! Stakars dig...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, sobald das Spiel auf den Markt kommt, lasst uns ihn zur Medizinschule abschießen! Du arme...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Ja, takoj ko lansiramo novo igrico, ga pošljimo na medicinsko fakulteto! Ubožica...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Oui ! Dès que le lancement du nouveau jeu sera passé, envoyons-le à la fac de médecine. Ma pauvre...
Evet, oyunun lansmanı yapılır yapılmaz Seung Jo'yu Tıp fakültesine yollayalım. ay yazık...Racja, kiedy tylko gra wyjdzie na rynek, wyślijmy go do medycznej szkoły! Ty biedaku...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod