Ana içeriğe geç
Sözlük

fair ile cümle

fair kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"A könyv címe: Paddington a piacon.
Kitabýn adý "Paddington at the Fair" [Babasý]Името на книгата е "Падингтън на панаира"
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Bogen hedder "Paddington på markedet".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"De naam van het boek is "Paddington op de kermis"
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Der Name des Buches lautet "Paddington auf dem Jahrmarkt".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"El nombre del libro es "Paddington en la feria".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Il libro s'intitola "Paddington alla fiera".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"이 책 제목은 "축제에 간 패딩턴"이야
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Le titre du livre est "Paddington à la foire".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Nazwa tej książki to "Miś Paddington w wesolym miasteczku".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Tato kniha se jmenuje "Paddington na pouti"
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Το όνομα του βιβλίου είναι "Paddington at the Fair."
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"Название книги "Паддингтон на ярмарке".
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"ובכן, הוא נולד ב-Highland Park והתבגר שם.
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"اسم الكتاب: بادينغتون في المعرض
Kitabýn adý "Paddington at the Fair"[アーロンの父親]: そう、彼はハイランドパークで生まれ育ちました。
Meksika bağlı Fair Haven, doğru ormanda üzerinde bazı uçan düşük.Egyes alacsonyan repülő felett az erdőben felé Fair Haven, tartó Mexikóban.
Meksika bağlı Fair Haven, doğru ormanda üzerinde bazı uçan düşük.멕시코 행 페어 헤 이븐 향해 숲 약간 낮은 비행.
Meksika bağlı Fair Haven, doğru ormanda üzerinde bazı uçan düşük.כמה נמוך טס מעל היער לכיוון הייבן הוגן, בדרכם למקסיקו.
Meksika bağlı Fair Haven, doğru ormanda üzerinde bazı uçan düşük.بعض منخفضة حلقت فوق الغابة نحو هافن العادلة ، متجهة إلى المكسيك.
Meksika bağlı Fair Haven, doğru ormanda üzerinde bazı uçan düşük.数回、夜間十時や11時に村からの復帰時に、
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.뉴욕타임즈와 베니티 페어의 최근의 피나는 노력에도 불구하고, 그들은 형제가 아닙니다.
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.Mặc cho những nỗ lực hết sức của New York Time và Vanity Fair gần đây họ vẫn không phải anh em.
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.Несмотря на все недавние усилия журналов "Нью-Йорк Таймс" и "Ярмарка тщеславия"- они не были братьями.
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.למרות המאמצים הנמרצים לאחרונה של הניו-יורק טיימס והוונטי פייר הם לא אחים.
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.على الرغم من أفضل الجهود لنيويورك تايمز وفانتي فير مؤخرا، انهم ليسوا اخوة.
New York Times' a ve Vanity Fair'in son zamanlardaki çabalarına rağmen. onlar arkadaş değillerdir.二人は兄妹ではありません とても面白い二人でした
- Okay, fair enough.- Oké, elég szép.
- Okay, fair enough.Κλείσαμε το θέμα όταν μπήκατε.
- Okay, fair enough.За да не я продължаваме повече.
Rus Kahramanım, Yagudin, buz pateninde dünya şampiyonluğu olan kişi, Fairytale ile dans etmek istedim.Meinem Helden von Russland, Yagudin, der ein Weltmeister im Eiskunstlauf ist, er wollte zu Fairytale tanzen.
Rus Kahramanım, Yagudin, buz pateninde dünya şampiyonluğu olan kişi, Fairytale ile dans etmek istedim.Můj hrdina z Ruska, Yagudin, který je světovým šampionem v krasobruslení, chtěl bruslit na mojí Fairztale.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Artistul Shepard Fairey a folosit frecvent arta existentă în lucrările sale.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı. Bu çalışma şekliХудожник Шепард Фэйри часто использовал существующее искусство в своей работе.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Der Künstler Shepard Fairey benutze häufig schon bestehende Kunst in seinen Werken.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.El artista Shepard Fairey ha usado frecuentemente arte ya existente en su obra.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Họa sĩ Shepard Fairey vẫn thường xuyên dùng lại tác phẩm cũ của người khác trong các bức vẽ của mình.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.예술가인 셰퍼드 페어리는 기존의 작품을 이용한 작업을 자주 했습니다.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstenaar Shepard Fairey gebruikte vaak al bestaande kunst voor zijn werk.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Kunstneren Shepard Fairey har ofte benyttet eksisterende kunstværker i sit arbejde.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artista Shepard Fairey ha usato spesso arte pre-esistente nei suoi lavori.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.L'artiste Shepard Fairey a fréquemment repris des œuvres existantes dans les siennes.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.O artista Shepard Fairey tem usado frequentemente obras existentes no seus trabalhos.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Shepard Fairey często używał w swojej pracy istniejących dzieł.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Úmělec Shepard Fairey často užíval již existující díla ve své práci
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Ο Καλλιτέχνης Shepard Fairey έχει συχνά χρησιμοποιήσει υφιστάμενες τέχνες στο έργο του.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.Художникът Шепърд Фейри често използва вече съществуващи творби в своите работи.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.האמן שפרד פיירי עשה שימוש תכוף באמנות קיימת בעבודתו.
Sanatçı Shepard Fairey mevcut işleri kendi işlerinde sıklıkla kullandı.既存の作品を頻繁に 自身の作品に用いてきたが 既存の作品を頻繁に 自身の作品に用いてきたが
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.A fost editoarea revistei "Vanity Fair", una dintre cele mai fenomenale femei ale timpului său.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Była edytorem Vanity Fair, jedną ze wspaniałych wyjątkowych kobiet swych czasów.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Dělala editorku Vanity Fair. Prostě jedna z fenomenálních žen své doby.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Elle était rédactrice de Vanity Fair, une des femmes les plus phénoménales de sa période.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Era redattrice di Vanity Fair, una delle donne più fenomenali dei suoi tempi.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Fue editora de [la revista] Vanity Fair, una de las fenomenales mujeres de su día.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.배니티 페어(주 : 미국의 유명 대중문화 잡지)의 편집자이기도 했습니다. 당시 가장 영향력 있는 여성 중 한 명이었지요.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Sie war Redakteurin der Vanity Fair, eine der großartigsten, phänomenalsten Frauen ihrer Tage.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Ze was redacteur bij Vanity Fair, een van de grote fenomenale vrouwen van haar tijd.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Ήταν συντάκτης του Vanity Fair, μια από τις σπουδαίες γυναίκες φαινόμενα της εποχής της.
Vanity Fair dergisinin editörü olmuş, döneminin fenomen haline gelmiş kadınlarından.Била е редактор на "Венити Феър", една от великите феноменални жени на своето време.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod