fabrikasında ile cümle

fabrikasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
George Westinghouse'ın Pittsburgh'taki fabrikasında şef mühendis olarak çalıştı.そのすぐ後、ジョージ・ウェスティングハウスがピッツバーグ工場の主任技術者として彼を雇った。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年、米国ノースカロライナ州シャーロットのスチュアート・W・クラマーは、自身の経営する織物工場内に湿気を追加する方法を探していた。
Beyşehir gölünden tutulan balıklar balık fabrikasında işlenerek iç piyasaya sürülmektedir.漁港で水揚げされた仔稚魚は直ちに加工場に運ばれる。
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1969年には米国に戻り、スタンフォード大学フーヴァー研究所に所属、死ぬまで研究を続けた。
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.彼は家計を助けるため靴作りを学んだ。
Babası manganez fabrikasında çalışmıştır.他的父亲在一家锰矿工厂工作。
1906’da, Amerika’lı Stuart W. Cramer, dokuma fabrikasındaki havaya nem eklemek için yeni yollar keşfediyordu.1906年,美國北卡羅萊納州夏洛特的史都亞特·W·克拉默(Stuart W. Cramer)正找尋方法增加其南方紡織廠的空氣濕度。
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.湯姆努力地在一間鞋倉工作賺錢養家。
Araç, Almanya'da Osnabrück'teki Karmann fabrikasında üretilmiştir.所有火線都在克萊斯勒的德國奥斯纳布吕克子工廠Karmann公司生產。
Ana madde: Charlie'nin Çikolata Fabrikası Daha önce Willy Wonka'nın Çikolata fabrikasında çalışmıştır.於是這五個孩子開始了在古怪的威利·旺卡的巧克力工廠的歷險。
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.与此同时,该工厂还生产了西蒙诺夫SKS卡宾枪。
Top Plant no. 8 fabrikasında (adı daha sonra Kalinin oldu), üretildi.당시의 녹항은 8대 상업 조직이 존재해 녹항8교(鹿港八郊)로 불리고 있었다.
50 adeti ise ČKD fabrikasında 1937 yılında üretildi.LT vz35는 체코의 공장인 스코다에서 개발되어 1936년부터 생산되었다.
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.나중에 윌리엄은 오펠 자동차공장에 일을 잡게 되는데, 거기서 그는 자동차 세일즈맨으로 일하게 된다.
Savaşın sona ermesinin ardından, Robert Haider bir ayakkabı fabrikasında iş buldu.전쟁이 끝나고 나서 그의 맏아들 한스 리겔 주니어가 독일에 공장을 맡았다.
Babası süt fabrikasında işçidir.אביה היה פועל במפעל חלב.
Tom ailenin geçimini sağlamak için mecburen bir ayakkabı fabrikasında çalışmaktadır.לאחר שהבריאה נאלצה לעבוד כפועלת במפעל יצור נעליים על מנת לתמוך במשפחתה.
Bay Arpel bir plastik hortum fabrikasında idarecidir.הוא שותף זוטר במפעל למוצרי פלסטיקה טרפלקס.
Rob’un babası da Çelik Fabrikasında çalışıyordur.אביה יוליאן, עבד במפעל פלדה.
Peter bir oyuncak fabrikasında güvenlik müfettişi olarak çalışmıştır.בעברו עבד פיטר כמפקח בטיחות במפעל הצעצועים "Happy-Go-Lucky".
Bazıları da mahallenin fabrikasında çalışırlar.מספר חברים עבדו במפעל מי מרום.
Bu sırada kanat montajı Chadderton fabrikasından Woodford'a aktarıldı.משם המשיך רכוב על סוס עד פורט אדמונטון.
Ev hanımı, sonra bir tekstil fabrikasında ustabaşı.לאחר מכן עבדה כמזכירה בבית חרושת לטקסטיל.
Aralık 1904'te Sankt-Peterburg’daki Putilov Fabrikasında başlayan grev kıvılcım etkisi yapar.ב-14 בינואר 1905 החלה שביתה במפעלי פוטילוב בסנקט פטרבורג.
Daha sonra William, bir Opel otomobil fabrikasında ve daha sonra bir araba satıcısı olarak çalıştı.По-късно Уилям работи в автомобилна фабрика на Opel, а по-късно като продавач на автомобили.
Burada bir tekstil fabrikasında birkaç yıl çalıştı.Известно време работи в текстилна фабрика.
Sadece Brandenburg fabrikasında kamyon üretimi tam hızla ilerliyordu.Фабриката за камиони в Бранденбург обаче е изгубена завинаги.
Savaşın sona ermesinin ardından, Robert Haider bir ayakkabı fabrikasında iş buldu.След войната Роберт Хайдер работи в близка фабрика за обувки и е партиен секретар на АПС.
Okulu bitirince bir lastik fabrikasında çalıştı, daha sonra mühendislik tahsili yaptı.След средното училище работи във фабрика за автомобилни гуми, а после учи инженерство.
Ev hanımı, sonra bir tekstil fabrikasında ustabaşı.Става работничка в текстилна фабрика.
Cayman S, Valmet, Finlandiya fabrikasında Boxster ile beraber üretilmektedir.По-голямата част от производството на Boxter и Cayman е поверено на финландските заводи „Valmet Automotive“.
Araç Duisburg da bulunan Deutsche Eisenwerke fabrikasında üretilmiştir.Производството се извършва от компанията Deutsche Eisenwerke в Дуисбург.
Siirt Yem Fabrikasında uzun yıllar elektrik mühendisi olarak çalıştı.Po struci elektroničar, dugi niz godina radio kao elektro-projektant.
Tağıyev, fabrikasındaki işçilere büyük önem verdi.To govori o brizi čelnih ljudi tvornice prema svojim zaposlenicima.
Araç, Aston Martin'in Gaydon fabrikasında üretilen ilk modelidir.DB9 je prvi automobil koji se proizvodi u novoj Astonovoj tvornici u gradu Gaydonu.
Halihazırda, FN SCAR tüfeği, FN Herstal'ın ABD'deki fabrikasında üretilmektedir.Te puške razliku se od vojnog SCAR-a jer se proizvode u Belgiji, u FN-ovoj tvornici u Herstalu.
1953 yılında açılan en eski fabrikasında araç üretiminin durdurulması demekti.Postavením novej hlavnej stanice v roku 1963 bola na starej stanici zastavená prevádzka osobnej dopravy.
Babası süt fabrikasında işçidir.Otec pracoval v továrni na textil ako žehliar.
Yaz tatillerinde ise, Erbaa’da bulunan kiremit fabrikasında çalıştı.V času semestrskih počitnic pa je morala pomagati pri proizvodnji orožja v enem izmed podjetij v Ulmu.
Ford Tourneo Connect Ford tarafından üretimi 2002 yılında Kocaeli fabrikasında başlanmış bir otomobil.Tovarna Ford Motor Company proizvaja vozila Ford Focus in je bila odprta leta 2002 v Vsevolozhsku.
Aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Bonomo fabrikasında yaratılmıştır.Na tej osnovi je po drugi svetovni vojni nastala tovarna pohištva Brest.
Okulu bitirince bir lastik fabrikasında çalıştı, daha sonra mühendislik tahsili yaptı.Po končani šoli je delala v tovarni gum in nato študirala inženirstvo.
Mi-2 Świdnik şehri içinde WSK "PZL-Świdnik" fabrikasında, Polonya'da özel olarak üretilir.Vse helikopterje so izdelovali na Poljskem pri tovarni WSK "PZL-Świdnik".
Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.Būdama 9 metų dirbo teptukų gamykloje.
KAMAZ’ın motor fabrikasında 14 Nisan 1993 yıllında yangın başladı.1993 balandžio 14 d. gaisras sunaikino Kamazo variklių gamyklą.
Fabrikasında iki bin işçi çalışıyor.Gamykloje jau dirbo per 2000 darbininkų.
1969'a dek Saratov'da bir metal fabrikasında çalıştı.Nuo 1909 m. dirbo metalo gamykloje Liepojoje.
Babası bir şeker fabrikasında yöneticiydi.Tėvui priklausė cukraus fabrikas.
Burada bir tekstil fabrikasında birkaç yıl çalıştı.Jis fabriką valdė vos pora metų.
Özel sektörde Elektro Metal Fabrikasında çalıştı.Dirbo Kėdainių elektros aparatūros gamykloje.
Araç, Almanya'da Osnabrück'teki Karmann fabrikasında üretilmiştir.Auto katus on valmistatud Karmanni poolt Saksamaal Osnabrückis.
Fabrikasında iki bin işçi çalışıyor.Tehases töötab 3000 inimest.
Moskova'da uçak fabrikasında çalışır.Töötab Moskvas ehitusnäitusel.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Aber wenn ich an meine Kindheit zurückdenke - sehen Sie, ich bin in einer Tofufabrik in Seattle aufgewachsen.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Ale -- když se dívám zpět na své dětství -- víte, já jsem vyrůstal v továrně na tofu v Seattlu.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Dar, privind în urmă, când eram copil, am crescut într-o fabrică de tofu în Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.De visszatekintve a gyermekkoromra -- tudják, egy tofu-gyárban nőttem fel Seattle-ben.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다. 하지만 제가 어렸던 때를 떠 올려보면 전 시애틀의 두부 공장에서 자랐습니다.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Mais retournons en arrière, quand j'étais enfant -- j'ai grandi dans une usine de tofu à Seattle.
Ama - çocukluğuma baktığımda - gördüğünüz gibi, Seattle'da bir tofu fabrikasında büyüdüm.Men når jeg ser langt tilbage, da jeg var barn -- ser I, voksede jeg på i en tofu fabrik i Seattle.

İlgili Sayfalar