Skandalın ardından Tom'un façası fena bozuldu.Tom went from hero to zero after the scandal broke.
1225 Batı Façade tamamlanır.1225 Western facade completed.
Façade, tapınağın neredeyse 1/3'ünü oluşturan derin bir portico ya da pronaos'a sahiptir.The façade is dominated by a deep portico or pronaos almost a third of the building's length.
Façan mý düzelecek, gidiyorsun.You have a kidney? He puts it in.
Bu aptalın façasını aşağıya alın.Take that stupid thing off.
"Facare", yani "yapmak." Julius Sezar, istese de mastarı ikiye ayıramazmış.Julius Caesar couldn't have split an infinitive if he wanted to.
1225 Batı Façade tamamlanır.La façade occidentale est achevée vers 1225.
Albümde yer alan "Façade of Reality" adlı şarkı 11 Eylül 2001 saldırıları hakkında yazılan bir şarkıydı.L'une des chansons de l'album New York Belong to Me parle des attentats du 11 septembre 2001.
Albümde yer alan "Façade of Reality" adlı şarkı 11 Eylül 2001 saldırıları hakkında yazılan bir şarkıydı.«Façade of Reality» Песня основана на событиях 11-го сентября.
1225 Batı Façade tamamlanır.1225 أُنجزت الواجهة الغربية.
1200 Batı Façade'de çalışma başlar.1200 بدأ العمل على الواجهة الغربية.
Façade, tapınağın neredeyse 1/3'ünü oluşturan derin bir portico ya da pronaos'a sahiptir.Indgangspartiet udgøres af en dyb portico eller pronaos, som udgør næsten an tredjedel af bygningens længde.
21 Aralık 2012 yılında grup 'Full Faça' isminde bir albüm yayınlamıştır.7. februar 2012 ble albumet "A Different Kind of Truth" utgitt.
1200 Batı Façade'de çalışma başlar.1200년 서쪽 정면의 작업이 시작되다.
1225 Batı Façade tamamlanır.1225년 서쪽 정면을 완공하다.
Façade, tapınağın neredeyse 1/3'ünü oluşturan derin bir portico ya da pronaos'a sahiptir.Фасадата е голям портик с размери почти 1/3 от дължината на сградата.
Bu aptalın façasını aşağıya alın.어른하고 얘기할 땐 하이바 벗어 이 새끼야
Bu aptalın façasını aşağıya alın.Lepaskan topeng bodoh itu
Bu aptalın façasını aşağıya alın.Sáquenle esa máscara ridícula.
Bu aptalın façasını aşağıya alın.Tire essa máscara ridícula.
Bu aptalın façasını aşağıya alın.І викинь, нарешті, цю фігню.
Bu aptalın façasını aşağıya alın.إقتلعوا منه ذلك الشيء الغبي
*But behind the facade of bon ami, there's a power struggle going on.*Nhưng đằng sau những khuôn mặt tươi cười là một cuộc đấu tranh quyền lực khốc liệt đang diễn ra.
"Facare", yani "yapmak." Julius Sezar, istese de mastarı ikiye ayıramazmış.Jules Caesar n'aurait pas pu fractionner un infinitif s'il le voulait.