fırlatıyor ile cümle

fırlatıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.The volcano shoots out flames and lava.
Bir çocuk köpeğe taşlar fırlatıyordu.A boy was throwing stones at the dog.
Çocuklar arka bahçede top fırlatıyorlar.The boys are throwing a ball in the back yard.
Tom suya taşlar fırlatıyordu.Tom was throwing rocks into the water.
Ben nefesimi tutmaya çabalarken dalgalar beni şiddetle ileri geri fırlatıyordu.The waves were tossing me viciously to and fro as I struggled to hold my breath.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.He shoots out these sticky webs to entangle his enemy.
Bunları mı fırlatıyorsun?You throw those?
Odin mızrağını Vanir konağına fırlatıyor, resim Lorenz Frølich (1895)Óðinn throws his spear at the Vanir host, illustration by Lorenz Frølich (1895)
Deucalion ve Pyrrha bebeğe dönüşen taşları fırlatıyor.Deucalion and Pyrrha throwing rocks that become babies.
Bir XQ-58 Valkyrie, bir Altius-600 insansız hava aracı sistemini fırlatıyor.A XQ-58 Valkyrie deploys an Altius-600 unmanned aircraft system
Kağıtları odanın içine fırlatıyorlar.Elles jettent des papiers à travers la pièce.
Asistanlar ise suyu ve kedileri havaya fırlatıyordu.Pri pripravi hrane, so vojaki dodali toplo vodo in koruzno moko.
Bir top fırlatıyorum ve havada yükseliyor.Ich werfe einen Ball, und der geht hoch in die Luft.
Bir top fırlatıyorum ve havada yükseliyor.אני זורק כדור, והוא יעלה למעלה באוויר.
Bunları mı fırlatıyorsun?Ezeket hajigálja?
Bunları mı fırlatıyorsun?Heb jij deze gegooid ?
Bunları mı fırlatıyorsun?Te muţi ? Cu alea arunci ?
Bunları mı fırlatıyorsun?Tím házíš?
Bunları mı fırlatıyorsun?Werfen Sie damit?
Bunları mı fırlatıyorsun?Αυτά πετάς ;
Bunları mı fırlatıyorsun?Так вот Вы чем занимаетесь?
Bunları mı fırlatıyorsun?Това ли хвърляте?
Diyelim ki elimde bir taş var ve bu taşı elimden geldiğince güçlü bir şekilde yukarı fırlatıyorum.Sagen wir mal, ich habe einen Stein, und den werfe ich so hoch wie ich kann, gerade nach oben.
Diyelim ki elimde bir taş var ve bu taşı elimden geldiğince güçlü bir şekilde yukarı fırlatıyorum.נגיד שיש לי אבן, ואני זורק אותה במהירות כלפי מעלה.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Aruncă aceste plase lipicioase cu care își prinde dușmanul.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Dispara redes pegajosas para enredar a su enemigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Ele dispara teias pegajosas para enredar o seu inimigo.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Hij schiet kleverige draden af om zijn vijand te verstrikken.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Il lance ces toiles collantes pour emprisonner son ennemi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Kilövelli ezeket a ragadós hálókat, hogy beleakadjon az ellenség.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.해삼은 끈적거리는 망을 발사해서 적들을 꼼작못하게 합니다.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Nó sẽ bắn ra những cái bẫy dính để trói buộc con mồi.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Sie schießt klebrige Fäden worin sich ihre Gegner verfangen.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Spara queste ragnatele appiccicose per intrappolare il nemico.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Střílí svoje lepkavé pavučiny, aby do nich zamotal svého nepřítele.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Wystrzeliwuje lepką sieć, żeby usidlić ofiarę.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Он выбрасывает липкую паутину, чтобы опутать своего врага.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.Тя изстрелва тези лепкави мрежи, за да оплете враговете си.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.הוא יורה קורים דביקים כדי לעצור את האויבים שלו.
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.انه يطلق خيوطاً لزقة لكي يشل العدو
Düşmanlarını etkisiz hâle getirmek için... yapışkan ağlar fırlatıyor.敵をからみつかせます 肛門から発射するんですよ
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Amikor a halottakért mondanak imát, ilyen kézmozdulatokat végeznek, mintegy mennybe szőve a gondolataikat.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Când se roagă pentru morți, fac aceste gesturi cu mâinile, răsucindu-și gândurile către cer.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Cuando rezan por los muertos, hacen estos gestos con sus manos, para impulsar sus pensamientos a los cielos.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Kiedy odprawiają modły za zmarłych, gestykulują, jakby przędli swoje myśli prosto w niebiosa.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.죽은 사람을 위해 기도할 때 이런 손동작을 하는데 그들의 생각을 하늘로 말아 올라는 거죠
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quand ils prient leurs morts, ils font ces gestes avec leurs mains, filant leurs pensées vers les cieux.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Quando pregano per i morti, lo fanno con gesti delle mani, come se filassero il pensiero verso il cielo.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Wanneer ze voor de doden bidden, maken ze deze gebaren: ze 'spinnen' hun gedachten de hemel in.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Когато се молят за мъртвите, те правят жестове с ръцете си, изтъкаващи мислите им към небесата.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.Молясь за умерших, они делают такие жесты руками, разматывая мысли к небесам.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.כשהם מתפללים למען מתיהם, הם עושים בידיהם מחוות אלה, ומסחררים את מחשבותיהם אל תוך הרקיע.
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.عندما يصلون للأموات يقومون بهذه الحركات بأيديهم يغزلون أفكارهم إلى الجنان
Ölüleri için dua ettiklerinde elleri ile bu jestleri yapıyorlar, düşüncelerini cennetlere fırlatıyorlar.天国への思いを手で紡ぐ仕草をします ひょうたんの頭部にカルシウムが 堆積しているのが見えます
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.무슨 일이 일어나는지 살펴보면, 보이저 1호가 토성의 밑을 지나갈 때 토성의 중력에 의해서 보이저 1호의 궤도가 위쪽으로 휘어지게 되고 결국 태양계 밖으로 날려 보내지게 됩니다.
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.En fait, comme il vole sous Saturne,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.En realidad voló por debajo de Saturno. Lo que ocurre es que, al volar por debajo de Saturno,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Kiedy leci pod planetą, wchodzi w jej grawitację, która łapie go i wypycha z Układu Słonecznego.
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Ora, mentre gli vola sotto,
Satürn'ün altından uçarken, Satürn onu kütleçekimsel olarak yakalıyor ve güneş sisteminin dışına fırlatıyor.Passa por baixo de Saturno. Ora, o que acontece é que, ao voar por baixo de Saturno,

İlgili Sayfalar