fırçala ile cümle
fırçala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu tarakla saçlarımı fırçalamayı severim.I like to comb my hair with this comb.
Yemek yedikten sonra, yaptığım ilk iş dişlerimi fırçalamaktır.After eating, the first thing I do is brush my teeth.
Git dişlerini fırçala.Go brush your teeth.
Ne sıklıkta dişlerini fırçalarsın?How often do you brush your teeth?
Dişlerimi fırçalamak isterim.I'd like to brush my teeth.
Her gün dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth every day.
Mary'yi, aynanın önünde oturup saçlarını fırçalarken gördüm.I saw Mary sitting in front of a mirror brushing her hair.
Ben şapkamı fırçalamak zorundayım.I have to brush my hat.
Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım.I have to wash my hands and brush my teeth.
Dişlerini fırçalamayı unutma.Don't forget to brush your teeth.
Dişlerinizi fırçalamayı unutmayın.Don't forget to brush your teeth.
Siz çocuklar dişlerinizi fırçalamaya gitmelisiniz!You guys need to go brush your teeth!
Saçımı fırçaladım.I brushed my hair.
Her yemekten sonra dişlerini fırçalama alışkanlığı edinmelisin.You ought to get into the habit of brushing your teeth after every meal.
Tom her yemekten sonra dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth after every meal.
Dişlerini fırçalamalıydın.You should've brushed your teeth.
Tom yeri fırçalamaya başladı.Tom started scrubbing the floor.
Tom mutfak zeminini fırçaladı.Tom scrubbed the kitchen floor.
Tom dişlerini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
Tom dişini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
O, atını fırçalamayı sever.She loves brushing her horse.
Bekle. Dişlerimi fırçalayacağım.Wait up. I'll go brush my teeth.
Tom paltosundaki karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his coat.
Çoğu kişi dişlerini günde en az iki kez fırçalar.Most people brush their teeth at least two times a day.
Dişlerimi hiç fırçalamasaydım ne olurdu?What would happen if I never brushed my teeth?
Tom dişlerini fırçaladı ve pijamalarını giydi.Tom brushed his teeth and put on his pajamas.
Tom öğle yemeğinden sonra dişlerini fırçalayabilmek için ofisinde bir diş fırçası tutuyor.Tom keeps a toothbrush in his office so he can brush after lunch.
Birçok insan öğlen yemeğinden sonra dişlerini fırçalamaz.Many people don't brush their teeth after lunch.
O hiç dişlerini fırçalamaz.He never brushes his teeth.
Onlar günde iki defa dişlerini fırçalarlar.They brush their teeth twice a day.
O yüzünü kuruttu ve saçını fırçaladı.She dried her face and brushed her hair.
Saçını fırçalamaya git.Go brush your hair.
Mary saçlarını fırçaladı ve bir at kuyruğu yaptı.Mary brushed her hair and put it in a ponytail.
Tom dişlerini fırçalamaya başladı.Tom began to brush his teeth.
Bizim fazladan diş fırçalarımız var.We have extra toothbrushes.
Tom dişçisine her yemekten sonra dişlerini fırçaladığını söyledi.Tom told his dentist that he brushes his teeth after every meal.
Az önce dişlerimi fırçaladım.I just brushed my teeth.
Şimdi dişini fırçalamaya git.Now go brush your teeth.
Saçını fırçala.Brush your hair.
Yatmadan önce dişlerini fırçalamayı unutma.Don't forget to brush your teeth before going to bed.
Dişlerini fırçalamayı hatırla.Remember to brush your teeth.
Dün dişlerimi fırçalamadan yatmaya gittim.Yesterday I went to bed without brushing my teeth.
Tom günde en az üç kere dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth at least three times a day.
Tom kumu kıyafetlerinden fırçaladı.Tom brushed the sand from his clothes.
Tom karı paltosundan fırçaladı.Tom brushed the snow from his coat.
Tom kıyafetlerinden karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his clothes.
Diş fırçama diş macunu koyarım ve dişlerimi fırçalarım.I put toothpaste on my toothbrush and brush my teeth.
Sen zaten kendi dişlerini fırçalamadın mı?Did you already brush your teeth?
Ben her zaman tatlı yedikten sonra dişlerimi fırçalarım.I always brush my teeth after eating sweets.
Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın.Brush your teeth at least twice a day.
Dişlerimi fırçaladım.I brushed my teeth.
Mary, Kate'in saçını fırçaladı.Mary brushed Kate's hair.
Mary atını fırçaladı.Mary brushed her horse.
Tom atını fırçaladı.Tom brushed his horse.
Biri her gün dişlerini fırçalamalı.One should brush one's teeth every day.
Her öğünden sonra dişlerini fırçalamalısın.You should brush your teeth after every meal.
Biz dişçiyi her ziyaret edişimizde eve yeni diş fırçaları ile geliriz.We come home with new toothbrushes every time we visit the dentist.
Tom Mary'nin saçını fırçaladı.Tom brushed Mary's hair.
Tom her gün dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth every day.
Tom dişlerini gerektiği kadar sık fırçalamıyor.Tom doesn't brush his teeth as often as he should.