"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Tôi có thể đã thề tôi nghe thấy một giọng nói", ông thì thầm.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Yo podría haber jurado que oyó una voz", susurró.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Θα μπορούσα να ορκίστηκε άκουσα μια φωνή", ψιθύρισε.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Бих могъл да се закле, чух един глас", прошепна той.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Я міг би присягнувся, що я почув голос," прошепотів він.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."Я мог бы поклялся, что я услышал голос," прошептал он.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."كان يمكن أن أقسم سمعت صوتا" ، همست له.
"Ben bir ses duydum yemin var," diye fısıldadı."もちろん、あなたがいた。"
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,(40:8) Все ненавидящие меня шепчут между собою против меня, замышляют наменя зло:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,(41:8) Tous mes ennemis chuchotent entre eux contre moi; Ils pensent que mon malheur causera ma ruine:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,A keď aj prijde niektorý vidieť, hovorí márnosť; jeho srdce si sberá neprávosť; vyjde von, hovorí ju.
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Alle, die mich hassen, raunen miteinander wider mich und denken Böses über mich.
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Chi viene a visitarmi dice il falso, il suo cuore accumula malizia e uscito fuori sparla
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Hết thảy những kẻ ghét tôi đều xầm xì nghịch tôi; Chúng nó toan mưu hại tôi:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Hết_thảy những kẻ ghét tôi đều xầm_xì nghịch tôi ; Chúng_nó toan mưu_hại tôi :
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,나를 미워하는 자가 다 내게 대하여 수군거리고 나를 해하려고 꾀하며
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Mine Avindsmænd hvisker sammen imod mig, alle regner de med, at det går mig ilde:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Reunidos murmuran contra mí todos los que me aborrecen; contra mí traman el mal
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Semua yang membenci aku berbisik-bisik; mereka mengatakan yang paling jelek tentang aku
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Skupaj šepetajo zoper mene vsi sovražilci moji, zoper mene izmišljajo, kar bi mi bilo v zlo, govoreč:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Todos os que me odeiam cochicham entre si contra mim; contra mim maquinam o mal, dizendo:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Toţi vrăjmaşii mei şoptesc între ei împotriva mea, şi cred că nenorocirea mea îmi va aduce pieirea.
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,Κατ' εμου ψιθυριζουσιν ομου παντες οι μισουντες με κατ' εμου διαλογιζονται κακα λεγοντες,
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,За мене шепнат заедно всички, които ме мразят, Против мене измислюват зло, казвайки:
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,יחד עלי יתלחשו כל שנאי עלי יחשבו רעה לי׃
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,كل مبغضيّ يتناجون معا عليّ. عليّ تفكروا باذيتي.
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,一 切 恨 我 的 、 都 交 頭 接 耳 地 議 論 我 . 他 們 設 計 要 害 我
Benden nefret edenlerin hepsi Fısıldaşıyor aralarında bana karşı, Zararımı düşünüyorlar,一切 恨 我 的 、 都 交頭 接耳 地 議論 我 . 他 們設 計要 害我
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."En koskaan", hän kuiskasi.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Én soha," suttogta.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Eu nunca", ela sussurrou.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Ich habe nie", flüsterte sie.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Ik heb nooit," fluisterde ze.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Jag har aldrig", viskade hon.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Je n'ai jamais," at-elle chuchoté.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı.그녀의 놀라움과 당황의. "나는 결코"그녀는 속삭였다 없습니다.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."N-am," mi-a soptit.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Nigdy nie," szepnęła.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Nikdy jsem," zašeptala.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Nikdy som," zašepkala.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Nikoli," je zašepetala.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Non ho mai," sussurrò.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Nunca", susurró.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Saya tidak pernah," bisiknya.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Tôi không bao giờ," cô thì thầm.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Ποτέ δεν είπα," ψιθύρισε.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Никога не съм", прошепна тя.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Я никогда", прошептала она.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."Я ніколи", прошепотіла вона.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı.من مفاجأة لها والحيرة. "لم أكن" ، همست لها.
"Ben hiçbir zaman" diye fısıldadı."ほら!"
Beni kollarına aldığında ve usulca fısıldadığında,♫ 그는 나를 품에 안고 ♫ ♫ 나즈막히 속삭였죠 ♫
Beni kollarına aldığında ve usulca fısıldadığında,[Rachelle Garniez]
Beni kollarına aldığında ve usulca fısıldadığında,♫כשהוא לוקח אותי בזרועותיו♫ ♫ומדבר אלי ברכות,♫
Beni kollarına aldığında ve usulca fısıldadığında,♫私に語りかける♫ ♫バラ色の人生♫
Ben tanımadan önce nerede kendimi bulundu fısıldadı edildi mırıldanarak yanıtları내가 아는 전에 어디에 나 자신을 발견 단어로했다 궁시렁 답변
Ben tanımadan önce nerede kendimi bulundu fısıldadı edildi mırıldanarak yanıtlarıלפני שידעתי לאן אני מצאתי את עצמי התגובות ממלמל שהיו לחש
Ben tanımadan önce nerede kendimi bulundu fısıldadı edildi mırıldanarak yanıtlarıقبل كنت أعرف أين كنت وجدت نفسي تمتمة الردود التي همس في
Ben tanımadan önce nerede kendimi bulundu fısıldadı edildi mırıldanarak yanıtlarıでささやいたしたぶつぶつ応答 私の耳、物事を保証しそのうちの私
Bilirsin. - Harry, o çekici, ateşli biri. - O bir fıstık.הגעת ל-600 רגל. הצינור .שלך ארוך. הפחת סל"ד ל-8,000