USB fişi bir kapağın altında gizlidir.第一代的USB插頭是隱藏在帽蓋的下面。
İngiliz mühendis Denys Fisher tarafından geliştirilmiş, ilk olarak 1965 yılında satışa sunulmuştur.万花尺由英国工程师丹尼斯•费歇尔(Denys Fisher)于1965年研发并销售。
Fischenthal ilk zamanlarda Fiskinestal olarak bilinmekteydi.它最初被認為是鄧氏魚。
Valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı.他們吐唾沫在他臉上,肆意攻擊他。
Edmond H. Fischer (6 Nisan 1920), İsviçre doğumlu Amerikalı biyokimyacı.埃德蒙·费希尔(Edmond H. Fischer)(1920年4月6日-)是瑞士、美国籍生物化学家。
Kırmızı renk olan asıl yardım fişeklerine maalesef yer verilmemiştir.以綠色塗料為主要基本調配色調,完全沒有紅色。
Bu frizbiler, gece karanlığında aydınlatma fişeği olarak da kullanıldı.像吞噬夜晚的影子那樣鮮紅。
Tom fişeği atar.傅司隶咸。
Havai fişekler de pek çok ülkede bayram zamanlarında yanıkların yaygın bir sebebini teşkil etmektedir.在许多国家,烟花是节日期间一种常见的灼伤原因。
Tom fişeği yakar, fıçının içine atar.Tom撕下鈔票並扔到他哥哥的臉上。
1955'te Fisher sürekli baskı altında olmaktan yoruldu ve altı aylığına dinlenmek için Moskova'ya geri döndü.1955年,因為持續的壓力,费雪最終回到了莫斯科休養6個月,并把身邊的事物交給海罕南打理。
Davulları yine Ginger Fish çalarken, Vrenna gruba klavyeci olarak tekrar katıldı.儘管爆發醜聞,克勞斯依然再次當選黨魁。
1980'de Wolf ödülünü Michael E. Fisher ve Leo Kadanoff ile paylaştı.1980年,他獲頒沃爾夫物理學獎,當年與他分享獎項的是邁克爾·菲沙(Michael Fisher)與利奧·卡達諾夫(Leo Kadanoff)。
Open-FIR'larda FIR ATSU'ları tarafından uçuş bilgi hizmeti (FIS) sağlanır.法老的杯在我手中、我就拿葡萄擠在法老的杯裡、將杯遞在他手中。
Fıstık ağacı sıcak havayı çok sever.有點喜歡木莓醬,有點怕熱。
Bu tabirin ağızdan ağza tabirinden farkı, bilgilerin gizlice (fısıltıyla) aktarılmasıdır.若無靜慮中間,更說何等名無尋唯伺?由此知,有靜慮中間,依之盡漏。
Fisher, şarkıcı Eddie Fisher ve sinema oyuncusu Debbie Reynolds'un kızıdır.她是歌手艾迪·費雪與女演員黛比·雷諾的女兒。
Ateşleyici taşıyan kapsül fişeğin arka bölümünde yer alır.主机舱在锅炉舱后方。
Ayrıca asasıyla çölde İsrailoğulları için kayadan on iki pınar fışkırtmıştır.偽齊以登州之兩水鎮為福山縣,楊疃鎮為棲霞縣。
30 ton baklava ve 40 ton fıstık satıldı.鲍姆加藤的改建被去除,清理出4.5万吨垃圾。
Gerçek adı Wilson Fisk'tir.본명은 윌슨 피스크(Wilson Fisk).
Tom fişeği atar.그녀는 버림을 받는다.
Ateşten alındıktan sonra üzerine şerbeti ve fıstığı eklenip sıcak olarak servis yapılır.비롯없는 처음부터 불과(佛果)에 이르기까지 상속하면서 종자를 집지(執持)하는 지위.
Aslında fişlerin renkleri önceden belirlenmişti.건물 붕괴는 사실상 예견됐었다.
Yer fıstığının 32 türü tespit edilmiştir; bunların bir kısmı tek yıllık, bir kısmı ise çok yıllıktır.도거 성품의 일부분은 곧 결이니 위의 두 세계의 것이며 일부분은 결이 아니니 곧 욕계의 것이다.
Ne var ki bu fıskiye, kilisenin ön yüzünün tamamlanmasından yıllar önce yapılmıştır.그러나 이 분수는 성당의 외관이 완성되기 몇 년 전에 지어진 것이다.
Sular birkaç yerden fışkırır.물기가 많은 곳의 화단에 심는다.
Fischer'ın görev süresi 12 Nisan 1990 yılına kadar sürdü.그의 종신 재직권은 1990년 4월 12일까지 지속되었다.
Erişim tarihi: 9 Mayıs 2008. Fisher, Benjamin Franklin IV (1993).2007년 10월 13일에 확인함. Fisher, Benjamin Franklin IV (1993).
Laurence Fishburne, Perry White: Daily Planet'in sorumlu müdürü.로런스 피시번 - 페리 화이트 데일리 플래닛 신문사의 편집장.
Bernini, Triton Fıskiyesi ve Barberini Fıskiyesi (Fontana delle api) adlı yapıtların da sahibidir.베르니니의 분수들은 트리톤의 분수와 바르베리니 분수(벌들의 분수)이다.
Yarı otomatik bir tabancada, her tetiği çekişte sadece bir tane fişek ateşlenir.반자동(semi-auto) : 한 발씩 쏘기 위해서 일일이 방아쇠를 당겨야 한다.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.그의 살가죽이 찢겨 나갔고 피로 범벅이 되었다.
Ruh, Tanrı'dan fışkırmıştır, bütün Kâinat'ı kuşatır, vâsîdir.인간 모두는 하나님을 직접적으로(성서), 간접적(일반계시)으로 배우는 존재이다.
Tom fişeği atar.מייקל נָעַל נַעַל.
Fisher, Ocak 1978'de astronot adayı olarak seçildi.פישר נבחרה כמועמדת לתפקיד אסטרונאוטית בינואר 1978.
Eski astronot Bill Fisher ile evli ve iki çocuk annesidir.היא נשואה לאסטרונאוט ביל פישר והיא אם לשני ילדים.
1955'te, yazar Alfred Joachim Fischer ülkeyi ziyaret edip buradaki Yahudiler hakkında yazı yazdı.ב-1955 ביקר באיסלנד הסופר אלפרד יואכים פישר וכתב אודות היהודים שם.
Fisher, New York'ta dünyaya geldi ve Kaliforniya'daki San Pedro'da büyüdü.פישר נולדה בניו יורק אך גדלה בסן פדרו, קליפורניה.
1955'te Fisher sürekli baskı altında olmaktan yoruldu ve altı aylığına dinlenmek için Moskova'ya geri döndü.ב-1955 פישר חזר לתקופה של כחצי שנה למוסקבה, כדי להתאוורר.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.ונוראה הייתה אנקת החללים בכל מקום, ודמם הציף את כל העיר ונשפך למטה במורד...
Fıstık ezmesi pek çok ülkede popüler.הרוטב נחשב פופולרי באזורים רבים בעולם.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.בשמים נראו מראות מוזרים, וקול יללה מסתורי נשמע בלילות.
Fıstığa alerjisi vardır.אלרגית לדבורים.
Erişim tarihi: 6 Nisan 2008. ^ "Big Fish (2003)".בדיקה אחרונה ב-20 ביוני 2009. "Big Fish (2003)".
Nükleer silahlarda bulunan zincirleme fisyon yaratmaya uygun yakıt genellikle %85 veya daha fazla 235U içerir.האורניום הנמצא בנשק גרעיני מכיל בדרך כלל לפחות 85% 235U.
Sam Fisher-Ana karakter."Splinter Cell" NSA'nın süper gizli ajanı.גיבור הסדרה הוא סאם פישר, סוכן חשאי של "הרמה השלישית" (Third Echelon), סוכנות-בת סודית של ה-NSA.
Tabla üzerine dizili fişekler bir seferde silaha yüklenebilir.בדרך כלל אפשר היה לטעון את הרובה בכדור אחד בכל פעם.
Kimis is küçük fişekler kullanır.גם טייסים עושים שימוש בסרבלים.
Beyaz fişek atılmasının amacı; diğer gemilerden yardım isteyebilmekti.יכולת זו יכולה לסייע לצורך הגנה על ספינות אחרות.
Gael Monfils (/ɡaɛl mɔ̃'fis/) (d.1 Eylül 1986 Paris Fransa) Fransız erkek profesyonel tenis oyuncusu.גאל מונפיס (בצרפתית: Gaël Monfils נולד ב-1 בספטמבר 1986 בפריז) הוא טניסאי צרפתי מקצועני.
Kendi kayıt şirketi Fish People'dan yayımlanan ikinci kaydıdır.האלבום הוא גם הראשון שיצא בהוצאת חברת התקליטים שלה "Fish People".
Bu mertebeye fısk mertebesi denir ve büyük günah işleyen kişiye fasık denir.פים העדיף להילחם בפשע כענק, לכן אימץ את השם האיש הענק.
Ancak yağ oranı oldukça düşüktür. ^ "antep fıstığı."מחיר מנת מזון היה נמוך – 1 בישליק.
100 g fıstığın kalori değeri 580 kaloridir.הערך הקלורי של הצנובר: 580 קלוריות ל-100 גרם.
Havai fişek kültürü Çin’de 2000 yıl kadar önce keşfedilmiştir.אמנות הבונסאי החלה למעשה בסין לפני יותר מ-2,000 שנים.
Havai fişekler ve atılan silahlar mahallenin sessiz havasını o gece doldurmaktadır.אנשי אותיות הח"י משולים לאש בחשכת הלילה.
"ÇEK FİŞİ, BİTİR İŞİ!".מהר לפסנתר, קדימה!".
Fishing: Balıkçılık.חתמחית - אלת הדגים.
Çakılların büyüklerine moloz, küçüklerine ise fiski adı verilir.הם קטנים יותר משאר העיטים, מה שנתן להם את שמם.