Ana içeriğe geç
Sözlük

fü ile cümle

fü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Fuji Dağı gün batımında muhteşem görünüyor.Mt. Fuji looks spectacular at sunset.
Tom futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.Tom started slighting his studies after he became a member of the football team.
Futbol yöneticisi ayrıntılı bir yeni taktik denedi, ancak başarıya ulaşmadı.The football manager tried an elaborate new tactic but it didn't come off.
Polis şefi bir fuhuş operasyonunda bir otelde tutuklandı.The police chief was arrested at a motel in a prostitution sting.
Tom'un üç futbol kupası var.Tom has three soccer trophies.
Tom her gün okuldan sonra futbol oynar.Tom plays football every day after school.
Tom büyük bir futbol hayranı değil.Tom isn't a huge football fan.
Futbol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing soccer?
Çocuklar bayrak futbolu oynuyorlar.The boys are playing flag football.
Tartışmayı uzatmak fuzuli.Any further discussion is pointless.
Tom, futbol takımımızdaki en uzun boylu çocuktur.Tom is the tallest boy on our football team.
Tom arkadaşları ile futbol maçı izliyor.Tom is watching the football game with his friends.
Açık bir günde buradan Fuji dağını görebilirsiniz.On a clear day, you can see Mt. Fuji from here.
Bu futbol maçı enerji dolu ve görkemli yarışmadır.This soccer match is full of energetic and splendid competition.
Ajax Amsterdam Hollanda'nın en ünlü futbol kulübüdür.Ajax Amsterdam is the most famous footbal club of the Netherlands.
Futbolcu büyük bir hata yaptı.The football player has made a huge mistake.
Futbol hariç, hobilerim yok.I don't have hobbies, except for football.
Futbol dışında başka hiçbir hobim yoktur.I don't have any other hobbies besides football.
Ben futbolu sevdiğim kadar çok, tenisi tercih ederim.As much as I like football, I prefer tennis.
Bazen fugu yemeyi denemek istiyorum.I want to try eating fugu sometime.
Tom'un futbol maçında bağırmaktan sesi kısılmıştı.Tom was hoarse from yelling at the football match.
Her zamanki gibi onu fulle. Nakit ödeyeceğim.Fill her up with regular. I'll be paying in cash.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom futbol takip eder mi?Does Tom follow soccer?
Futbol izler misin?Do you watch soccer?
Tom futbol oynamayı seviyordu.Tom loved playing football.
Çocuklar futbol oynamayı severler.Guys love playing football.
Tom futbol takımında yeni bir adam.Tom's a freshman on the soccer team.
Tom futbol takımındadır.Tom is on the soccer team.
Tom okuldan sonra neredeyse her gün arkadaşlarıyla futbol oynar.Tom plays soccer with his friends after school almost every day.
Biz birlikte futbol oynadık.We played football together.
Tom futbol oynar.Tom plays football.
Futbol küçük erkek kardeşimin hobilerinden biridir.Soccer is one of my little brother's hobbies.
Geleneksel ekmek fuarı düzenlediler.They organized a traditional bread fair.
Futbol hakkında konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like talking about football.
"Dünkü futbol maçını izledin mi" "Tabii ki izledim!"Did you see yesterday's soccer game?" "Of course I did!"
Tom futbol oynarken ayağını yaraladı.Tom injured his foot playing soccer.
En iyi futbolcular Peter'ın futbol okulundan çıkar.The best footballers are developed at Peter's football school.
Tom futbol oynarken kolunu kırdı.Tom broke his arm playing football.
Hava açıkken Fuji Dağı uzak mesafeden görülebiliyor.On a clear day, we can see Mt. Fuji in the distance.
Hava açıkken Fuji dağını uzaktan görebiliriz.On a clear day, we can see Mt. Fuji in the distance.
Futbol oynamaktan hoşlanıyoruz.We like to play soccer.
Onun küçük erkek kardeşi ünlü bir futbol oyuncusu.His little brother is a famous soccer player.
Tom futbol oynarken köprücük kemiğini çıkardı.Tom dislocated his collarbone while playing football.
Onlar bir yerde futbol oynuyor.They are playing soccer somewhere.
Bu futbol değil, bu Amerikan futbolu!This isn't football, this is soccer!
Ben büyük bir futbol hayranıyım.I'm a big football fan.
Geçen cuma arkadaşlarımla futbol oynadım.Last Friday I played soccer with friends.
Messi dünyanın en iyi futbolcusudur.Messi is the world's greatest football player.
Daha önce hiç futbol oynamadım.I've never played soccer before.
Tom futbol oynadı.Tom played football.
Tom bir futbol oyuncusudur.Tom is a football player.
Nasıl futbol oynayacağımı öğrenmek istiyorum.I want to learn how to play football.
Ben futbol oynarken dizimi incittim.I hurt my knee when I was playing soccer.
Tom evlenmeden önce futbol oynardı.Tom used to play football before he got married.
Tom futbol oynardı.Tom used to play soccer.
Gereksiz bir şey satın almak istemiyorsanız fuara gitmeyin.If you don't want to buy some unnecessary thing, don't go to the fair.
Eğer ihtiyacınız olmayan bir şeyi almak istemiyorsanız, fuara gitmeyin.If you don't want to buy something you don't need, don't go to the fair.
Tom futbol takımının kaptanıdır ve aynı zamanda beyzbol takımındadır.Tom is the captain of the soccer team and is also on the baseball team.
Tom dün futbol oynadı.Tom played soccer yesterday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod