"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim"."Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.On the May 12 episode of Raw, a mystery assailant attempted to run over Goldberg with a limousine.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.No enemy will tax him. No wicked man will oppress him.
Savaş ağaları birbirleriyle savaşmaya ve halkı daha çok ezmeye başladı).Weitere Affenkrieger und Menschen stoßen aufeinander und die Schlacht beginnt.
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Difendo solo coloro che amo»..
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.في عرض الراو بتاريخ 12 مايو حاول شخص مجهول أن يصدم Goldberg بسيارة لميوزين .
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.Em 12 de maio na Raw, um homem miterioso tenta atropelar Goldberg com uma limousine.
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".É sobre todas as pessoas que querem fugir".
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Potrafiły zniszczyć każdego, kto stanął im na drodze”.
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim"."Jeg har svigtet alle dem, der elsker mig".
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Og for alle som fortsatt prøver.»
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Kita harus menghentikan mereka yang berusaha memecah belah kita."
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".모든 것은 우리를 괴롭힌다는 이치를 아는 지혜."
12 Mayıs Raw programında gizemli bir saldırgan, limuzinle Goldberg'ü ezmeye çalıştı.ב-12 במאי, מישהו ניסה לדרוס את גולדברג.
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Хапех всекиго, когото той ме молеше да ухапя.“.
Horasan Türk halk inançları ^ İran yönetimi Türkmenleri ezmeye çalışıyor.Albanci sve više traže oslobođenje od turske vlasti.
"Beni ezmeye çalışanların hepsini ezip geçtim".Mes visi bandėme ir žalojome patys save."
ABD ordusu ile ezmeye karar verdiler.Közel-Keleten és Afrikában.
ABD ordusu ile ezmeye karar verdiler.Lähi-Idässä ja Afrikassa.
ABD ordusu ile ezmeye karar verdiler.Samo to jest wystarczająco niepoprawne, lecz trzeba zrozumieć,
ABD ordusu ile ezmeye karar verdiler.في الشرق الأوسط وإفريقيا, وهذا لوحده سيء بما فيه الكفاية.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.(88:23) Враг не превозможет его, и сын беззакония не притеснит его.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.(89:23) L`ennemi ne le surprendra pas, Et le méchant ne l`opprimera point;
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.A kivel állandóan vele lesz az én kezem, sõt az én karom erõsíti meg õt.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.A protož budeť s ním stále ruka má, ano i ramenem svým posilovati ho budu.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Die Feinde sollen ihn nicht überwältigen, und die Ungerechten sollen ihn nicht dämpfen;
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Ia tak akan dikalahkan musuh, dan tak akan ditindas orang jahat
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Ingen Fjende skal overvælde ham, ingen Nidding trykke ham ned;
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Kẻ thù nghịch sẽ chẳng hiếp đáp ngươi, Con kẻ ác cũng sẽ không làm khổ sở người được.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Kẻ_thù nghịch sẽ chẳng hiếp_đáp ngươi , Con kẻ ác cũng sẽ không làm khổ_sở người được .
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.원수가 저에게서 강탈치 못하며 악한 자가 저를 곤고케 못하리로다
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.la mia mano è il suo sostegno, il mio braccio è la sua forza
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Mijn hand zal hem ondersteunen en mijn arm zal hem sterk maken.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Min hånd skal alltid være med ham, og min arm skal gi ham styrke.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Min hand skall stadigt vara med honom, och min arm skall styrka honom.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Minun käteni on lujasti tukeva häntä, minun käsivarteni on häntä vahvistava.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Ne bo ga stiskal sovražnik in sin krivice ga ne bo tlačil.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.No lo doblegará el enemigo; ningún hijo de iniquidad lo quebrantará
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.O inimigo não o surpreenderá, nem o filho da perversidade o afligirá.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Przetoż ręka moja będzie stała przy nim, a ramię moje posili go.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.s ktorým bude stále moja ruka, a ovšem i moje rameno ho bude posilňovať.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Vrăjmaşul nu -l va prinde, şi cel rău nu -l va apăsa;
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.δεν θελει υπερισχυσει εχθρος κατ' αυτου ουδε υιος ανομιας θελει ταλαιπωρησει αυτον.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.Неприятелят няма да го изнудва, Нито предадения+ на нечестие ще го наскърби.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.לא ישא אויב בו ובן עולה לא יעננו׃
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.لا يرغمه عدو وابن الاثم لا يذلله.
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.仇 敵 必 不 勒 索 他 、 兇 惡 之 子 、 也 不 苦 害 他
Düşman onu haraca bağlayamayacak, Kötüler onu ezmeyecek.仇 敵 必 不 勒索 他 、 兇惡 之 子 、 也 不 苦 害 他
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.a sú drtení národ národom a mesto mestom, pretože Bôh ich desí všelijakými úzkosťami.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.Da støtte folk mot folk og by mot by, så de knustes; for Gud voldte uro iblandt dem med alle slags trengsel.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.Folk knustes mod Folk, By mod By, thi Gud bragte dem i vild Rædsel med alle mulige Trængsler.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.이 나라가 저 나라와 서로 치고 이 성읍이 저 성읍과 또한 그러하여 피차 상한바 되었나니 이는 하나님이 모든 고난으로 요란케 하셨음이니라
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.och folk drabbade samman med folk och stad med stad; ty Gud förvirrade dem med allt slags nöd.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.Tak že šlapá národ po národu, a město po městu, proto že Bůh kormoutí je všelijakými úzkostmi.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.και εφθειρετο εθνος υπο εθνους και πολις υπο πολεως διοτι ο Θεος κατεθλιβεν αυτους εν παση στενοχωρια
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.народ будет сражаться с народом, и город с городом, потому что Бог приведет их в смятение всякими бедствиями.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.Народ се сломяваше от народ, и град от град; защото Бог ги смущаваше с всякакво бедствие.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.וכתתו גוי בגוי ועיר בעיר כי אלהים הממם בכל צרה׃
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.فأفنيت امة بامة ومدينة بمدينة لان الله ازعجهم بكل ضيق.
Ulus ulusu, kent kenti ezmeye çalışıyordu. Çünkü Tanrı onları çeşitli sıkıntılarla tedirgin ediyordu.這 國 攻 擊 那 國 、 這 城 攻 擊 那 城 、 互 相 破 壞 . 因 為 神 用 各 樣 災 難 擾 亂 他 們