ezilmiş ile cümle
ezilmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom ezilmiş görünüyor.Tom looks crushed.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We have been squeezed but not smashed. We have been baffled but not desperate.
Onun iyice ezilmiş cesedi Kudüs kapılarından fırlatılacaktır.His thoroughly crushed corpse will be thrown down before the gates of Jerusalem.
Yaz 1790 döneminde kasıp kavuran, ancak Eylül tarafından askeri ezilmiş.Raged during summer 1790, but crushed militarily by September.
1789-1790: 1790 yılında ezilmiş Avusturya, Hollanda (Modern Belçika) Brabant Devrimi.1789–1790: Brabant Revolution in the Austrian Netherlands (modern Belgium) crushed in 1790.
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.I wanted to start off just at the lowest point in society, a very beaten down secretary."
Haşlanmış ve ezilmiş azuki fasulyesinin tatlı bir lapası olup mochi ile birlikte servis edilir.It is a sweet porridge of azuki beans boiled and crushed, served in a bowl with mochi.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.A beautiful woman, Robins was pursued by many men.
Paris fuarında üç ezilmiş otomobili sergileyerek hayranlarını büyülemiştir.He astonished his followers by showing three crushed cars at a Paris exhibition.
Bu dergiyle, ezilmiş ulusların, kahra uğrayan halkların haklarını savundu.He wrote in favour of the human rights of the conquered peoples.
Fakat Martha tüm ezilmiş değildi.But Martha was not at all crushed.
Bu yolda ezilmiş bir leş.This is roadkill.
Bu ezilmiş kara delik aslında aşağı yukarı Manhattan'ın içine sığabilir.This crushed black hole actually would fit inside Manhattan, more or less.
Ezilmiş vücudum bir yana, parçalanmış bisikletim başka bir yana savruldu.My mangled body flew in one direction, my mangled bike flew in the other.
Ben "Buradaki arabanın plakası tamamen ezilmiş" dedim.And I said, "This car here's got one license plate that's all crumpled up."
Onu aslında hiç tanımıyordum. Tamamen ezilmiş bir halde içeriye giripShe came in totally defeated, and she said,
Yaratıcılık ezilmişin tişörtümüzde sloganı dudaklarımızdaki deyiştir.Creativity is the meme-maker that puts slogans on our t-shirts and phrases on our lips.
Aileme, boynumdaki kırığın sabit olduğunu fakat omurgamın tamamen ezilmiş olduğunu söylediler,They said to my parents, the neck break was a stable fracture, but the back was completely crushed.
Elips, bu işten çok anlamayan birine göre ezilmiş bir çemberdir.Ellipse in layman's terms is kind of a squished circle.
Bu bir elips ve bu sadece ezilmiş bir çember.That an ellipse is just a squished circle.
Büyük ihtimalle bitkiler, yalnız bunlar yanmış ve basınç altında ezilmiş.It is probably plants, except that these have been burned and crushed under pressure.
"Hapishanede, efendim." Şimdiye kadar ezilmiş bir komisyon var ve vardı atlama ve vurursanız ele?"In prison, sir." Have you ever trodden on a rake and had the handle jump up and hit you?
Ortak fayda fikri mülkiyet tarafından ezilmiş bir mimdir.The common good is a meme that was overwhelmed by intellectual property.
Ordu bir kan gölüne sona eren protestolar ezilmiş.The army crushed the protests which ended in a bloodbath.
Bense ezilmiş ve kederliyim, Senin kurtarışın, ey Tanrı, bana bir kale olsun!But I am in pain and distress. Let your salvation, God, protect me.
Bu nedenle, ey ezilmiş Yeruşalim, Şarapsız sarhoş olmuş halk, şunu dinle!Therefore hear now this, you afflicted, and drunken, but not with wine:
Ezilmiş kamışı kırmayacak, Tüten fitili söndürmeyecek, Ve sonunda adaleti zafere ulaştıracak.He won't break a bruised reed. He won't quench a smoking flax, until he leads justice to victory.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We are pressed on every side, yet not crushed; perplexed, yet not to despair;
Onlar da içi boş ekin saplarına, kırılıp ezilmiş samanlara döndüler.And turned them into pastured fields of corn?
Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak."You say: "Yes; and you will be lowly made."
Yahut ezilmiş-boynu bükük bir yoksulu.Or the poor in distress;
"Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik," diye cevap verirler.They will answer: "We were oppressed in the land."
Ezilmiş yığın:Mangled stack:
Ezilmiş parçalar daha sonra elyafca zengin ve reçinece zengin parçalara ayrılır.The crushed pieces are then separated into fibre-rich and resin-rich fractions.
Renklere göre sınıflandırılmış ezilmiş PET şişe balyaları: mavi, şeffaf ve yeşil.Bales of crushed PET bottles sorted according to color: blue, transparent, and green.
Ezilmiş PET şişe balyaları.Bales of crushed PET bottles.
Mermi namludan bu yumuşak kılıfı ezilmiş bir şekilde çıkar.[3][4]This outer jacket was crushed as the projectile left the barrel.[4][5]
Halk ağır vergilerle ezilmiştir.Die Einwohner waren stark mit Abgaben belastet.
Vücudu, dosyaları tutmuş bir şekilde, düşmüş bir taş sütun altında ezilmiş olarak bulundu.Der Körper ist exzellent erhalten, da er direkt unter dem Felsen lag.
Sonra da jiplerin altında ezilmiştir.Wir haben ihn unter die Thiere zurückgestellt.
Halk ağır vergilerle ezilmiştir.Les populations sont soumises à de forts impôts.
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.Quería comenzar justo en el punto más bajo en la sociedad, una muy abatida secretaria."
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.Мы отовсюду притесняемы, но не стеснены; мы в отчаянных обстоятельствах, но не отчаиваемся.
Ve çocuğunu ezilmiş bir şekilde ölü doğurdu.Их ребенок оказался мертворождённым.
Halk ağır vergilerle ezilmiştir.Местное население было обложено тяжелыми налогами.
Haşlanmış patlıcan Ceviz Ezilmiş sarımsak Kırmızı acı ya da tatlı biber Zeytinyağıباذنجان مسلوق. جوز بلدي. ثوم مهروس ومملح. فلفل أحمر مفروم ناعما زيت زيتون.
Paris fuarında üç ezilmiş otomobili sergileyerek hayranlarını büyülemiştir.Em Braga explora quatro parques subterrâneos de estacionamento.
Nihat Önal babasının otoritesi altında ezilmiş, güçsüz ve etki altında kalmaya meyilli biridir.Hij trachtte invloed te herwinnen die onder zijn oude en zwak geworden vader verloren was gegaan.
Çünkü, milyonlarca ezilmiş insanın ıstırabını çekiyorum."Pamięci wspólnie przeżywanej przez miliony Polaków żałoby”.
Ve çocuğunu ezilmiş bir şekilde ölü doğurdu.Omyłkowo zabiła jednak swojego syna.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.Zostali oni przychylnie powitani przez członków Zgromadzenia Narodowego, w tym – przez Robespierre'a.
Halk ağır vergilerle ezilmiştir.Країна потерпала від величезних податків.
Eğer kaçmadıysa ezilmiştir.Але не скасовано його вигнання.
Sonra da jiplerin altında ezilmiştir.El a fost transportat sub punte.
Bütün veya ezilmiş yerfıstığı sosu değişik yemeklerde garnitür olarak kullanılır.Smântâna este servită separat sau ca adaos în diferite preparate.
Ve çocuğunu ezilmiş bir şekilde ölü doğurdu.A înviat un copil sufocat din nebăgarea de seamă a mamei.
Kadınların yalnızlığı ve ezilmişliği onu çok etkilemiştir.Meglepte és taszította a nők szabados viselkedése.
Halk ağır vergilerle ezilmiştir.Ο λαός αναστέναζε κάτω από τη βαριά φορολογία.
Ben toplumun alçak kısımlarında yer alan ezilmiş bir sekreter ile başlamayı tercih ettim" dedi.Ήθελα να ξεκινήσω από την αρχή, στο χαμηλότερο ακριβώς σημείο της κοινωνίας, μια κατατρεγμένη γραμματέα."
Sonra da jiplerin altında ezilmiştir.Derefter er hun blevet fanget med bukserne nede.
İlgili Sayfalar