Ana içeriğe geç
Sözlük

eyüp ile cümle

eyüp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Kajti proti meni ni nameril besed; in z vašimi govori mu ne bom odgovarjal.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Kepadamulah Ayub berbicara, dan bukan kepadaku, tetapi aku tak akan memberi jawaban seperti kamu
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.그가 내게 말을 내지 아니하였으니 나도 당신들의 말처럼 그에게 대답지 아니하리라
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Mie nu mi -a vorbit deadreptul: de aceea eu îi voi răspunde cu totul altfel decît voi.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Minua vastaan hän ei ole todisteita tuonut, enkä käy hänelle vastaamaan teidän puheillanne.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Mivel én ellenem nem intézett beszédet, nem is a ti beszédeitekkel válaszolok hát néki.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Mod mig har han ikke rettet sin Tale, og med eders Ord vil jeg ikke svare ham.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Odpovím: Ač Job neobracel proti mně řeči, a však slovy vašimi nebudu jemu odpovídati.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Ora ele não dirigiu contra mim palavra alguma, nem lhe responderei com as vossas palavras.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Skäl mot min mening har han icke lagt fram, ej heller skall jag bemöta honom med edra bevis.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Vả , Gióp không có tranh_luận với tôi , Vậy , tôi sẽ chẳng dùng lời các anh mà đáp lại_người .
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Vả, Gióp không có tranh luận với tôi, Vậy, tôi sẽ chẳng dùng lời các anh mà đáp lại người.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Εκεινος δε δεν διηυθυνε λογους προς εμε και δεν θελω αποκριθη προς αυτον κατα τας ομιλιας σας.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Если бы он обращал слова свои ко мне, то я не вашими речами отвечал бы ему.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.Понеже той не е отправил думите си против мене, То и аз няма да му отговоря според вашите речи.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.ולא ערך אלי מלין ובאמריכם לא אשיבנו׃
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.فانه لم يوجه اليّ كلامه ولا ارد عليه انا بكلامكم.
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.約 伯 沒 有 向 我 爭 辯 、 我 也 不 用 你 們 的 話 回 答 他
Ama Eyüpün sözlerinin hedefi ben değildim, Bu yüzden onu sizin sözlerinizle yanıtlamayacağım.約伯沒 有 向 我 爭辯 、 我 也 不用 你 們的話 回答 他
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Acum dar, Iov, ascultă cuvîntările mele, ia aminte la toate cuvintele mele!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.A przetoż, Ijobie! słuchaj proszę mów moich, a wszystkie słowa moje przyjmij w uszy.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Ascolta dunque, Giobbe, i miei discorsi, ad ogni mia parola porgi l'orecchio
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Avšak počuj, prosím, Jobe, moje reči a pozoruj ušima na všetky moje slová!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Höre doch, Hiob, meine Rede und merke auf alle meine Worte!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.그런즉 욥이여 내 말을 들으며 나의 모든 말에 귀를 기울이기를 원하노라
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver."Luister alstublieft naar wat ik te zeggen heb, Job.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Maintenant donc, Job, écoute mes discours, Prête l`oreille à toutes mes paroles!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hör nu, Job, mina ord, och lyssna till allt vad jag vill säga.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hør nu Job, på min Tale og lyt til alle mine Ord!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Men hør nu, Job, på min tale og lytt til alle mine ord!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver."Mutta kuule nyt, Job, minun puhettani, ja ota korviisi kaikki minun sanani.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Nhưng vậy , hỡi Gióp , xin hãy nghe các diễn_thuyết tôi . Khá lắng_tai nghe các lời_nói tôi .
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Nhưng vậy, hỡi Gióp, xin hãy nghe các diễn thuyết tôi. Khá lắng tai nghe các lời nói tôi.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.No azért halld meg csak Jób az én szavaimat, és vedd füledbe minden beszédemet!
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.No obstante, oh Job, escucha, por favor, mis razones; atiende a todas mis palabras
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Ouve, pois, as minhas palavras, ó Jó, e dá ouvidos a todas as minhas declaraçoes.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Sedaj pa, o Job, prosim, poslušaj govore moje in sprejmi v ušesa vse besede moje.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Sekarang, hai Ayub, dengarkanlah dengan teliti kata-kata yang hendak kusampaikan ini
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Slyšiž tedy, prosím, Jobe, řeči mé, a všech slov mých ušima svýma pozoruj.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Δια τουτο, Ιωβ, ακουσον τωρα τας ομιλιας μου, και ακροασθητι παντας τους λογους μου.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Затова, Иове, чуй сега словото ми, И слушай всичките мои думи.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.Итак слушай, Иов, речи мои и внимай всем словам моим.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.ואולם שמע נא איוב מלי וכל דברי האזינה׃
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.ولكن اسمع الآن يا ايوب اقوالي واصغ الى كل كلامي.
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.約 伯 阿 、 請 聽 我 的 話 、 留 心 聽 我 一 切 的 言 語
‹‹Ama şimdi lütfen sözümü dinle, Eyüp, Söyleyeceğim her şeye kulak ver.約伯阿 、 請聽 我的話 、 留心 聽 我 一切 的 言語
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenA stalo sa jedného dňa, keď jedli jeho synovia a jeho dcéry a pili víno v dome svojho prvorodeného brata,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenBeberapa waktu kemudian anak-anak Ayub sedang mengadakan pesta di rumah abang mereka yang tertua
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenCerto dia, quando seus filhos e suas filhas comiam e bebiam vinho em casa do irmão mais velho,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenDa nu en Dag hans Sønner og Døtre spiste og drak i den ældste Broders Hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenDes Tages aber, da seine Söhne und Töchter aßen und Wein tranken in ihres Bruders Hause, des Erstgeborenen,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenÎntr'o zi, pe cînd fiii şi fiicele lui Iov mîncau şi beau vin în casa fratelui lor celui întîi-născut,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenIn zgodi se nekega dne, ko so jedli in pili vino sinovi njegovi in hčere njegove v prvorojenega brata hiši,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenJednoho pak dne synové a dcery jeho jedli, a pili víno v domě bratra svého prvorozeného.
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerken하루는 욥의 자녀들이 그 맏형의 집에서 식물을 먹으며 포도주를 마실 때에
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenKun sitten eräänä päivänä hänen poikansa ja tyttärensä söivät ja joivat viiniä vanhimman veljensä talossa,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenLõn pedig egy napon, hogy az õ fiai és leányai esznek és bort isznak vala az õ elsõszülött bátyjoknak házában.
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenNär nu en dag hans söner och döttrar höllo måltid och drucko vin i den äldste broderns hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenSå hendte det en dag mens hans sønner og døtre åt og drakk vin i den eldste brors hus,
Bir gün Eyüpün oğullarıyla kızları ağabeylerinin evinde yemek yiyip şarap içerkenUn jour que les fils et les filles de Job mangeaient et buvaient du vin dans la maison de leur frère aîné,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod