ey ile cümle
ey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
At öldüğünden beri o, eyerde yalnız.It's lonely in the saddle since the horse died.
Eyvah!! Bilgisayarım bozuldu!Aaah!! My computer is broken!
Eylemlerin için sorumlu olmalısın.You should be responsible for your actions.
Senin güdün taktire değer fakat eylemin değil.Your motive was admirable, but your action was not.
Sizin ilkeleriniz eylemleriniz ile tutarlı değil.Your principles are not consistent with your actions.
Senin eylemlerinle ilgili ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to make of your actions.
Eylül ayına kadar harcamadaki patlama azalmış gibi görünüyordu.By September the burst in spending seemed to be tapering off.
Eylül ayı itibarıyla tam bir yıldır onu tanıyoruz.By September I will have known her for a whole year.
Okullar eylülde tekrar açılırlar.School reopens in September.
Sözlere değil, eylemlere ihtiyacımız var.We need action, not words.
Şimdi tek ihtiyacımız olan eylem, tartışma değil.All we need now is action, not discussion.
O, bir sınıf eylemidir.That's a class act.
Lansing Michigan'ın eyaletinin başkentidir.Lansing is the state capital of Michigan.
Avrupa'da okul Eylül ayında başlar.School starts in September in Europe.
Bir sürü zamanımı alan eylemlerim var.I have a lot of activities which take up my time.
Şu anda eylül ayındayız ama hava çok sıcak.It's already September; however, it is very hot.
Ned Utah eyaletlidir.Ned comes from the state of Utah.
New York Eyaleti neredeyse Yunanistan kadar büyük.New York State is almost as large as Greece.
Görünüşe bakılırsa, onların eylemleri işe yaramadı.To all appearances, their actions haven't borne fruit.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
O sadece bir eylemdir.It is just an act.
Asker eylemde öldürüldü.The soldier was killed in action.
Eylem bir dağ köyünde gerçekleşti.The action took place in a mountain village.
Ordu savaş sırasında bir dizi görkemli eylemlerde yer aldı.The army was involved in a number of brilliant actions during the battle.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza yabancıdır.Such actions are alien to our beliefs.
Bu tür eylemler bizim inançlarımıza aykırıdır.Such actions are alien to our beliefs.
İskoçya eylül ayında çok sıcak olabilir.Scotland can be very warm in September.
Geçen gün yoğun bir eyaletler arası yolun ortasında benzinim bitti.The other day I ran out of gas in the middle of a busy Interstate.
Önümüzdeki Salı, yani, 10 Eylül'de görüşürüz.I will see you on next Tuesday, that is to say, the 10th of September.
Takvimdeki tarih 23 Eylül 1964'tü.The date on the calendar was September 23, 1964.
Eyeri yanlış ata koymayın.Don't put the saddle on the wrong horse.
Oğlumuz eylemde öldürüldü.Our son was killed in action.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 50 eyalet vardır.There are fifty states in the United States.
Amerika'da elli eyalet vardır.There are fifty states in America.
Yasalar ABD'de eyaletten eyalete değişiklik göstermektedir.Laws differ from state to state in the United States.
ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.There are still some dry states in the U.S.
Eylül ayında okula dönmek için istekliydi.He was eager to return to school in September.
Daha az konuşup daha çok eylem yapmalıyız.We need less talk and more action.
Eylemlerinde daha dikkatli ol.Be more careful in your actions.
Zaman eylem için uygun.The time is ripe for action.
Birleşik Devletler 50 eyaletten oluşmuştur.The United States is composed of 50 states.
Amerika Birleşik Devletleri 50 eyaletten oluşmaktadırThe United States comprises 50 states.
Şimdi eylemlerin sözlerinle eşleşmiyor.Right now your actions do not match your words.
Şimdi eylem zamanı.Now is the time for action.
Cinayet ve soygun suç eylemleridir.Murder and robbery are criminal acts.
Eylem için tam sorumluluk alıyorum.I take full responsibility for the action.
Onun eylemlerinin haklı neden olduğunu kabul ettik.We agreed that his actions were warranted.
Eylülde on altı olacağım.I'll be sixteen in September.
İntihar umutsuz bir eylemdir.Suicide is a desperate act.
Eyalet yönetimi vatandaşlarının sivil haklarını mahrum etti.The state government deprived the civil rights of their citizen.
Biz bazen eylemlerine dayalı olarak diğerlerini yargılarız.We sometimes judge others based on their actions.
Zamanında yapılan eylem gelecekteki sorunu engeller.Prompt action prevents trouble in the future.
Yıkıcı bir deprem eyalet başkenti vurdu.A devastating earthquake hit the state capital.
Yıkıcı bir deprem eyaletin başkentini vurdu.A devastating earthquake hit the state capital.
Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.Before getting on a horse, you usually put a saddle on its back.
Onun sözleri ve eylemleri uyuşmuyor.His words and deeds do not match.
Onun eylemleri hep sözleriyle çelişiyordu.His actions always contradicted his word.
Onun eylemleri sözlerine uymuyor.His actions run counter to his words.
Onun eylemi bizi korkuttu.His action frightened us.
Onun cesur eylemi bir madalyaya layık.His brave action is worthy of a medal.