Biz onları evreninimizin bir parçası olarak düşünebiliriz.يمكننا أن نفكر بها كجزء من كوننا.
Biz onları evreninimizin bir parçası olarak düşünebiliriz.銀河たちは1つの巨大構造を構成し
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzAcum aici la TED noi descifrăm unele din marile enigme ale științei și mistere ale universului.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzAquí en TED estamos resolviendo algunos de los grandes enigmas de la ciencia y misterios del universo.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzBei TED lösen wir einige der größten Rätsel der Wissenschaft und Geheimnisse des Universums.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzDi TED, kita memecahkan beberapa teka-teki besar ilmu pengetahuan dan misteri alam semesta.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzItt, a TED-en megoldjuk a tudomány néhány nagy kérdését és az univerzum rejtélyeit.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzMais ici, à TED, nous résolvons certains des plus grandes énigmes de la science et mystères de l'univers.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzQui a TED cerchiamo di risolvere alcuni dei grandi enigmi della scienza e i misteri dell'Universo.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzTại TED, chúng ta vẫn thường giải những câu đố về khoa học và những bí ẩn của vũ trụ.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruz이곳 TED에서는 과학이 주는 위대한 난제와 우주의 신비로움을 풀어 나갑니다.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzW ramach TED rozwikłujemy wiele wielkich zagadek nauki i tajemnic wszechświata.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzВ TED мы решаем некоторые из самых сложных загадок науки и тайн вселенной.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzСега тук в TED ние разрешаваме някои от най-големите загадки на науката и мистериите на Вселената.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzכאן ב-TED אנחנו פותרים כמה חידות גדולות של המדע ותעלומות של היקום.
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruzالآن هنا في تيد نحن نجد حلول لبعض هذه الألغاز العلمية الكبيرة و الغموض في الكون .
Biz şu an burada, TED'de bilimin görkemli bilmecelerini ve evrenin sırlarını çözüyoruz宇宙の神秘を解き明かそうとしています ここに未解決の根本的な問題が ひとつあります
Bu adanın evreninde gizemli kalmış bir sırrı keşfettiA objeví tajemství, které toto souostroví skrývá.
Bu adanın evreninde gizemli kalmış bir sırrı keşfettiיחשוף סוד החבוי בתוך .עולם האיים הזה
Bu adanın evreninde gizemli kalmış bir sırrı keşfettiالسرّ الذي يتحوّل ليس فقط كيفما رأينا هذه الجزر
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.그것은 우주론과 같은것이고, 저는 우주의 창조자로서 제자신의 우주론을 발달시켜야 합니다.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Se on jonkinlaista kosmologiaa, ja oman universumini luojana, minun pitää kehittää sen kosmologia.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Це схоже на космологію, і мені, як творцеві, довелося винайти космологію створеного мною всесвіту.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.Это похоже на космологию, и мне, творцу, пришлось изобрести космологию созданной мною вселенной.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.זה מעין חקר היקום, ואני צריכה לפתח את חקר היקום לעולמי שלי, בתור היוצרת של העולם הזה.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.انه نوع من الكونيات ,وانا لابد ان اطور كونيات خاصة بعالمي كصانعة لهذا العالم.
Bu bir çeşit kozmoloji, ve benim kendi evrenimde kozmoloji geliştirmem gerekti, evrenin bir yaratıcısı olarak.自分の宇宙の宇宙論を作り出さなければならない。 ご覧のように、何年にもわたって何度も何度も
Bu bir tarafta dursun ve evrenin tamamının, gözlemlenebilir evrenin bir altkümesi olduğunu hayal edelim.Ale teraz wyobraźmy sobie, że rzeczywisty wszechświat jest podzbiorem tego widzialnego
Bu bir tarafta dursun ve evrenin tamamının, gözlemlenebilir evrenin bir altkümesi olduğunu hayal edelim.Враховуючи все вищесказане, уявімо, що реальний Всесвіт - це підмножина видимого.
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi: Evrenin mucizesi.Buddha egy különleges effekttel egy óriási planetáriummá változtatta az egészet, az univerzum csodájává.
Buda, bir tür mucize gerçekleştirdi ve şemsiye yığını dev bir gökkubbe haline geldi: Evrenin mucizesi.Budha membuat semacam ilusi, membuat payung itu menjadi planetarium raksasa keajaiban alam semesta.
Bu da evrenin bambaşka bir yerindeki yaşamla iletişim kourmaya hazırlığın ilk aşaması olur.이 행성에 있는 생명의 다양성과 놀라운 스케일에 매우 감사해야 합니다.
Bu da evrenin bambaşka bir yerindeki yaşamla iletişim kourmaya hazırlığın ilk aşaması olur.là bước đầu trong việc chuẩn bị cho sự liên lạc với cuộc sống ngoài hành tinh.
Bu da evrenin bambaşka bir yerindeki yaşamla iletişim kourmaya hazırlığın ilk aşaması olur.בתור הצעד הראשון וכהכנה ליצירת מגע עם חיים במקום אחר כלשהו ביקום.
Bu da evrenin bambaşka bir yerindeki yaşamla iletişim kourmaya hazırlığın ilk aşaması olur.كخطوة أولى للإستعداد للإتصال بكائنات أخرى في مكان آخر في الكون.
Bu da evrenin bambaşka bir yerindeki yaşamla iletişim kourmaya hazırlığın ilk aşaması olur.私たち人類は進化の頂点ではありません
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.C'est un sentiment de privilège que l'univers naturel ne partage pas.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Đó là đặc quyền mà thiên nhiên không chia sẻ.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Es ist ein Privilegsdenken, das vom natürlichen Universum nicht geteilt wird.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Es un sentido de privilegio que el universo natural no comparte.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.É uma noção de privilégio de que o universo natural não partilha.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.E' un sensazione di privilegio che l'universo naturale non condivide.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Ezt a kiváltság-érzetet nem osztja a természetes univerzum.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Het is een idee van privilege dat het natuurlijke universum niet deelt.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Încă mai avem un sentiment de privilegiu pe care universul natural nu-l împărtășește.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Je to pocit privilegovanosti, o ktorý sa prirodzený vesmír nedelí.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.그것은 자연적인 우주가 공유하지 않는 특권이라는 인식입니다.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Περιέχουν έννοιες προνομίων που το φυσικό σύμπαν δεν συμμερίζεται.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Они воплощают в себе чувство привилегированности, которое чуждо природе.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.Това е един усет за привилегия, който природната вселена не споделя.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.זוהי תחושת חסינות שהיקום אינו שותף לה.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.فذلك شعور بإمتيازات لا تسمح الطبيعة الكونية بالمشاركة فيها.
Bu, doğal evrenin paylaşmadığı bir ayrıcalık duygusu.ローレン アイズリーはこう言います
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Acest fapt are implicaţii cruciale pentru felul în care va evolua universul în viitor.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Ceci à des conséquences majeures concernant le futur de l'univers.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Ciò ha ripercussioni cruciali su ciò che l'universo farà in futuro.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Das hat entscheidende Konsequenzen darauf, was mit dem Universum in Zukunft geschehen wird.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Detta medför avgörande konsekvenser för vad universum kommer göra i framtiden.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Dette har meget vigtige implikationer for, hvad universet vil gøre i fremtiden.
Bu durumun evrenin ilerde başına gelecekler üzerinde çok öenmli bir etkisi var.Điều này dẫn đến những hàm ý quan trọng về việc vụ trụ sẽ ra sao trong tương lai.