evliliğim ile cümle

evliliğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Annen evliliğimizi bitirmeye çalışıyor.Your mother is trying to break up our marriage.
Evliliğim hakkında kız kardeşimle görüştüm.I consulted with my sister about my marriage.
Sonunda evliliğimize razı oldular.They consented to our marriage at last.
Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.Father will never approve of my marriage.
Babam, evliliğimi kabul etmeyecek.Father will never approve of my marriage.
Babam evliliğimize itiraz etti.My father objected to our marriage.
Evliliğimiz üzerinde çalışıyoruz.We're working on our marriage.
Evliliğimiz bitti.Our marriage has come to an end.
Mutlu bir evliliğimiz varmış gibi davranalım.Let's pretend we have a happy marriage.
Evliliğimin geleceği hakkında çok endişeliyim.I'm very concerned about the future of my marriage.
Ailem bizim evliliğimize karşıydı.My parents were against our marriage.
Ailem evliliğimize karşı çıktı.My parents were opposed to our marriage.
Evliliğim bitti.My marriage is over.
Çatırdayan evliliğimizi kurtarmak için yardıma ihtiyacımız var.We need help in fixing our broken marriage.
Evliliğimi kurtardın, Tom.You saved my marriage, Tom.
Bu benim üçüncü evliliğim.This is my third marriage.
Şu anda evliliğimi yalnızca bir çocuk kurtarabilir.At the moment only a child can save my marriage.
Evliliğimizi sonlandırmak istemiyorum.I don't want our marriage to end.
Evliliğimizi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to save our marriage.
Babam evliliğimize karşı.My father is against our marriage.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Then I started to have a crisis during my marriage.
Evliliğimizden başka?Other than our marriage?
Örneğin, evliliğimde iyi bir iş çıkardığımı söyleyebilirim.For instance, in my marriage, I'd say I'm doing okay.
"Bunu evliliğimin huzuru için yaptım.""I did it for peace in my marriage."
Evliliğimden 15 yaşında bir oğlum var.I have a 15-year-old son from my marriage.
Tam 5 yıldır lanet olası bir evliliğim var!I've been married for 5 years to a real pain in the ass!
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.It reminded me of my own marriage.
Evliliğim iyi gitmiyordu, ve gittikçe birbirimizden uzaklaşıyorduk.My marriage wasn't going well, and we just were growing further and further apart.
Peki ne yaptım, evliliğimin ilk günlerine dönelim.So what I did, I'd gone back to my early marriage days.
Çünkü evliliğimiz bir aşk evliliği değildi, görücü usulüydü.Because it's an arranged marriage, not a love marriage.
Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.It seems it's progressed a lot between the parents.
Bu komitenin izni olmadan, evliliğim Katar'da yasal olarak kabul edilmeyecekti.Without this committee’s permission, my marriage would in effect not be considered legal in Qatar.
Evliliğimizi onaylayacaklarını söylediler.They said they would approve our marriage.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.They were nice to me, friendly and polite, but they didn’t approve my marriage.
Evliliğim beni değiştirdi.My marriage changed me.
"Ama unuttum işte." diyen Sasa şöyle devam ediyor: "Şimdi mutlu bir evliliğim var."But I did," he said. "And now I am happily married.
Askeri'ye göre "Suudlarla evliliğimiz (Amerikan) ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor."[1]According to Askari, "our marriage to the Al-Sauds threatens our (American) national security."[2]
Kollarında can çekişirken ona "Evliliğimiz üzerine yemin et ve asla Eos ile evlenme!" dedi.As she lay dying in his arms, she told him "On our wedding vows, please never marry Eos".
Evliliğim için ailemin iznini alabildim.J'ai pu obtenir le consentement de mes parents pour mon mariage.
Babam benim evliliğimi asla onaylamayacak.Le père ne consentira jamais à mon mariage.
Evliliğimiz bir hataydı.Notre mariage était une erreur.
Evliliğimiz bitti.Nuestro matrimonio se terminó.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Dimessosi per aver contratto matrimonio.
Daha sonra 'o gün evliliğim öldü' dedi.Bianca zei later "Mijn huwelijk eindigde op mijn trouwdag."
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Hon rustade för ett ståndsmässigt bröllop.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.Δεν ανησυχώ πλέον για τον γάμο μου.
Evliliğimiz bitti.Vores ægteskab er ovre.
Evliliğim için bir buhran geçirmeye başladım.결혼에 대한 회의가 밀려왔다.
Daha sonra 'o gün evliliğim öldü' dedi.בסופו של היום אמרו לי שהיא נפטרה".
Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.A quanto pare se ne parla giā in famiglia.
Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.Hình như giữa trưởng bối hai nhà tiến triển rất nhanh.
Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.Il paraît que ça a beaucoup progressé entre nos parents.
Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.Úgy tűnik, jól halad a dolog a szülők között.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Es erinnerte mich an meine eigene Ehe.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Se muistutti minua avioliitostani.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.De påminde mig om mitt äktenskap.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Es erinnerte mich an meine eigene Ehe.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Ils me rappellent mon propre mariage.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Me recordó a mi propio matrimonio.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Mi-au amintit de propria mea cãsnicie.
İlgili Sayfalar