evliliği ile cümle

evliliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama neden kızlara evliliği hedeflemelerini öğretirken, aynısını erkeklere de öğretmiyoruz?¿Pero por qué enseñamos a las niñas a aspirar al matrimonio y no enseñamos lo mismo a los niños?
Ama neden kızlara evliliği hedeflemelerini öğretirken, aynısını erkeklere de öğretmiyoruz?Почему же девочек мы мотивируем вступать в брак, а мальчиков нет?
Ama neden kızlara evliliği hedeflemelerini öğretirken, aynısını erkeklere de öğretmiyoruz?ولكن لماذا نعلم الفتيات أن يطمحن للزواج ولانعلم الفتيان ذلك؟
Ama neden kızlara evliliği hedeflemelerini öğretirken, aynısını erkeklere de öğretmiyoruz?男の子に同じことを教えないのでしょう? 私は家を売る事にした女性を知っています
Bana kalırsa, Lagos eşcinsel evliliğini yasalaştıran ilk eyalet olacak.Pour moi, Lagos sera le premier état du Nigéria à légaliser le mariage gay.
Bana kalırsa, Lagos eşcinsel evliliğini yasalaştıran ilk eyalet olacak.Som jag ser det kommer Lagos bli den första staten som legaliserar homoäktenskap i Nigeria.
Bana kalırsa, Lagos eşcinsel evliliğini yasalaştıran ilk eyalet olacak.So wie ich das sehe wird Lagos das erste Bundesland, das Homosexuellenheirat in Nigeria legalisieren wird.
Bana kalırsa, Lagos eşcinsel evliliğini yasalaştıran ilk eyalet olacak.Tal como lo veo, Lagos será el primer estado en legalizar el matrimonio gay en Nigeria.
Bana kalırsa, Lagos eşcinsel evliliğini yasalaştıran ilk eyalet olacak.Zoals ik het zie zal Lagos de eerste stad in Nigeria zijn die het homohuwelijk legaliseert.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Es erinnerte mich an meine eigene Ehe.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı. Ama biz birbirimizi seviyoruz.Se muistutti minua avioliitostani.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.De påminde mig om mitt äktenskap.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Es erinnerte mich an meine eigene Ehe.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Ils me rappellent mon propre mariage.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Me recordó a mi propio matrimonio.
Bana kendi evliliğimi hatırlattı.Mi-au amintit de propria mea cãsnicie.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Eran amables conmigo, amistosos y educados, pero no aprobaron mi matrimonio.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ils étaient aimables avec moi, amicaux et polis, mais ils n'approuvaient pas mon mariage.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ludzie byli dla mnie mili i przyjaźni, ale nie popierali mojego małżeństwa.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Μου φέρθηκαν καλά, ήταν φιλικοί και ευγενικοί, αλλά δεν ενέκριναν το γάμο μου.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.C'était un peu un mariage d'amis avec chacun d'eux.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Fue como un "matrimonio de amistad" con cada uno.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Ho come sposato in amicizia ognuno di questi uomini.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Ich habe so gewissermaßen jeden dieser Burschen Freund-geheiratet.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Într-un fel, m-am căsătorit prietenește cu fiecare dintre acești tipi.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.저는 이 친구들 각각과 "우정 결혼"을 한 셈이었습니다.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Saya seperti menikah dengan setiap teman pria saya ini.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Κατα κάποιο τρόπο παντρεύτηκα φιλικά με όλους τους.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Аз като че ли се ожених приятелски за всеки един от тези мъже.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.Я как будто по-дружески женился на каждом из них.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.אני כאילו נישאתי-חברית לכל אחד מהם.
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.في الحقيقة كان الامر كذلك .. فالامر هنا يشابه الزواج
Bir şekilde bu adamlardan her biriyle arkadaş evliliği yapmıştım.最初の1人はジェフ・シュムリンでした
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...Cóż, był to jedyny sposób na uratowanie naszego małżeństwa, bo Beverly czuła, że ktoś ją zaczyna zastępować.
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...DJ: A fost singurul mod de a-mi salva căsătoria, pentru că Beverly a simţit că era înlocuită, vedeţi. (Râsete)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...DJ: Foi a única forma de preservar o casamento, porque a Beverly sentiu que estava a ser substituída. (Risos)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...Đó cũng là cách duy nhất để tôi cứu vãn hôn nhân của mình vì Beverly cảm thấy là cô ấy đang bị thay thế.
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...데렉 : 이혼당하기는 싫었거든요. 보시다시피 베버리가 자리를 뺏겼다고 느꼈을테니까요. (웃음)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...ДЖ: Це був єдиний спосіб, спасти шлюб, тому що Беверлі побачила, що її місце зайняте. (Сміх)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...דרק:זו הייתה הדרך היחידה בשבילי להציל את הנישואים, כי בוורלי הרגישה שאני מחליף אותה אתם מבינים. (צחוק)
Bu evliliğimi korumanın tek yoluydu... ...çünkü gördüğünüz gibi Beverly yerinden olduğunu düşünüyordu. ...ビバリーが心配してたのでね (会場: 笑い声) それは冗談ですが
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.C'est le baiser de la mort du mariage et c'est à éviter.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Den är spiken i kistan för äktenskapet och något som bör undvikas.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Der Todeskuss für die Ehe sollte auf jeden Fall vermieden werden.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.È il colpo mortale per il matrimonio quindi è assolutamente da evitare.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.É o beijo de morte do matrimónio e algo que deve ser evitado.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Es la sentencia de muerte del matrimonio y algo que debería evitarse.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Este sărutul de moarte dat mariajului şi este ceva de evitat.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Ez a házasság halálos csókja, vagyis valami amit el kell kerülni.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Het is de judaskus van het huwelijk en iets dat vermeden zou moeten worden.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Itulah ciuman kematian pernikahan dan sesuatu yang harus dihindari.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.그것은 결혼의 종말에 닿는, 피해야 할 만한 것이었습니다.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Nó chính là nụ hôn của thần chết đối với hôn nhân và là điều gì đó nên tránh.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Pro manželství je to polibek smrti a měli byste se tomu vyhnout.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.To małżeński pocałunek śmierci, coś czego należy uniknąć.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Είναι το φιλί του θανάτου για το γάμο και κάτι που πρέπει να αποφεύγεται.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Еквивалента на целувката на смъртта за брака и нещо, което трябва да се избягва.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Поцілунок смерті для подружжя, якого треба з усіх сил уникати.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.Это поцелуй смерти для брака, это то, чего следует избегать.
Bu evliliğin ölüm öpücüğü ve uzak durulması gereken bir şey.זאת נשיקת המוות לנישואין וניתן להימנע מכך.
İlgili Sayfalar