Ana içeriğe geç
Sözlük

evleri ile cümle

evleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Alla fine dei 6-12 mesi, testiamo di nuovo ogni casa.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Am Ende dieser 6-12 Monate testen wir jedes Haus erneut.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Då det gått sex till tolv månader så testar vi varje hus igen.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.De six mois à un an après la fin des travaux, nous testons à nouveau chaque habitation.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Di akhir dari enam bulan sampai satu tahun, kami menguji setiap rumah lagi.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Hết 6 tháng đến 1 năm, chúng tôi kiểm tra lại.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Na konci týchto 6 alebo12 mesiacov otestujeme každý dom znova.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Na zes maanden tot een jaar, testen we ieder huis opnieuw.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Po tych 6-12 miesiącach ponownie sprawdzamy wszystkie domostwa.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Μετά το πέρας έξι με δώδεκα μηνών, ελέγχουμε κάθε σπίτι ξανά.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.В края на шестте месеца до една година, ние тестваме всяка къща отново.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.По истечении 6-12 месяцев мы снова проверяем каждый дом.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.Це наш середньостатистичний бюджет. З кінця 6 місяця до року ми перевірили кожен будинок ще раз.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.בסוף תקופה שנעה בין שישה לשנים עשר חדשים, אנו בחנו כל בית שוב.
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.انه من السهل أن تنفق النقود
6 aydan 1 seneye kadar olan sürenin sonunda, bütün evleri tekrar test ederiz.資金はあっという間に無くなりますが
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.미국의 가정집들 평균 사용량에 비교하면, 약 1200 가구들이 소모하는 것과 비슷합니다.
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.1200家庭分の消費電力となります。 このコンピュータがどれほどの電量を使うか、お分かりになったと思います。
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.Con số đó là 1200 hộ gia đình ở Mỹ
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.בהם המחשב הזה משתמש לכמות בתי אב בארה"ב, נקבל 1,200 בתי אב,
ABD'deki evlerin güç tüketimine oranlayacak olursanız, 1200 ev gibi bir rakam elde edersiniz.التي يستخدمها هذا الكمبيوتر بما تستهلكه الأسر في الولايات المتحدة ، تحصل على 1،200 أسرة في الولايات المتحدة ،
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizceCasas familiaresfinés _ sueco _ inglés
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizceFamiljehusfinska _ svenska _ engelska
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizceMaisons familialesfinnois _ suédois _ anglais
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizcePerhetalotsuomi _ ruotsi _ englanti
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizceСемейные домафинский _ шведский _ английский
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizceنوادي للأطفالالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Aile evleriFince _ İsveççe _ İngilizce育儿所芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.A los padres les encanta, porque cuando encienden la laptop, es la fuente de luz más brillante de la casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Cha mẹ chúng thích lắm, vì khi họ mở máy tính xách tay lên, họ có nguồn ánh sáng rõ nhất trong ngôi nhà.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.De ouders vinden het geweldig, want als ze de laptop openklappen is hij de helderste lichtbron in huis.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Die Eltern lieben das, denn wenn die sie die Laptops öffnen, dann bilden sie die hellste Lichtquelle im Haus.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.I genitori adorano il computer perché quando lo aprono è la fonte di luce più forte in casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.부모들도 이걸 좋아하는데, 아이들이 노트북을 켜는 게 집안에 가장 밝은 조명이기 때문입니다.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Părinţii îl iubesc, pentru că atunci când deschid laptop-urile,
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Rodzice cieszą się, bo laptop pięknie oświetla im dom.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителите я обожават, защото когато те отворят лаптопите, това е най- ярката светлина в къщата.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителям это нравится, потому что мониторы ноутбуков — самый яркий источник света в доме.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.ההורים אוהבים את זה, מפני שהם פותחים את הלפטופים, זה מקור האור החזק ביותר בבית.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.والآباء يحبون هذا، لأنهم حينما يشغلون الحواسيب المحمولة، إنها أسطع مصدر للضوء في المنزل.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.家で一番明るい照明だからです 比喩と事実が混ざったような話ですね
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.A családját kirakták a bérelt lakásból, és a szociális rendszer azzal fenyegette, hogy elveszik a gyerekeit.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Expulsaron a su familia de su hogar y Bienestar Social amenazaba con quitarle a sus hijos.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Familia lui a fost dată afară din apartament, iar sistemul de asistență socială amenința să-i ia copiii.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Gia đình anh bị đuổi khỏi căn hộ, và Hệ thống phúc lợi xã hội đang đe doạ giành quyền nuôi dưỡng các đứa trẻ.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Han familie blev sparket ud af deres lejlighed, og velfærdssystemet truede med at tage hans børn fra ham.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Jego rodzinę wyrzucono z mieszkania, a system opieki społecznej groził odebraniem dzieci.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.그의 가족은 아파트에서 쫓겨나고, 복지국에서는 아이들을 부모로부터 떼어내려고 위협했습니다.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z ich bytu, a úrady sa im vyhrážali, že mu zoberú jeho deti.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z jejich bytu a úřad na ochranu dětí vyhrožoval odebráním jejich dětí.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Sa famille a été expulsée de leur appartement, et l'assistance sociale menaçait de prendre ses enfants.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Seine Familie wurde aus ihrer Wohnung geworfen und das Sozialsystem drohte damit, die Kinder wegzunehmen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Zijn familie werd uit hun appartement gezet, en de jeugdzorg dreigde met het weghalen van de kinderen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Έδιωξαν την οικογένειά του από το διαμέρισμά τους, και το σύστημα πρόνοιας απειλούσε να του πάρει τα παιδιά.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семейството му било изгонено от апартамента им и системата за социална защита заплашвала да отнеме децата му.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семью выселили из квартиры, и система социального обеспечения грозилась отнять у него детей.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.ומכדי שיוכל לדאוג למשפחתו. לכן הוא החל למכור מריחואנה. הוא נעצר בפשיטת סמים של המשטרה.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.وتم طرد عائلته من شقتهم وكان نظام الرعاية الاجتماعية يهدد بأخذ اطفاله
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.福祉行政は子を親から 引き離そうとしました 一般的な手続きに基づけば
Ama bu evlerin içinde yaşadığımız bizim şehirler bilinen değilMais pas dans ces maisons connues sous le nom de nos villes où nous vivons
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod