evlerde ile cümle
evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Finli evlerde genelde sauna bulunur.即使在租房中居住,你也有义务安装报警器。
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Bo będzie mieszkał lud mój w przybytku pokoju, i w przybytkach bezpiecznych, i w odpoczywaniu spokojnem.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Da bor mit Folk i Fredens Hjem, i trygge Boliger, sorgfri Pauluner.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Dân ta sẽ trú trong chỗ bình an, trong nhà yên ổn và nơi nghỉ lặng lẽ.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Dân ta sẽ trú trong chỗ bình_an , trong nhà yên_ổn và nơi nghỉ lặng_lẽ .
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.daß mein Volk in Häusern des Friedens wohnen wird, in sicheren Wohnungen und in stolzer Ruhe.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Il mio popolo abiterà in una dimora di pace, in abitazioni tranquille, in luoghi sicuri
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.In ljudstvo moje bo prebivalo v domovju miru in v varnih prebivališčih in v krajih za pokoj mirnih.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Ja minun kansani asuu rauhan majoissa, turvallisissa asunnoissa, huolettomissa lepopaikoissa.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.내 백성이 화평한 집과 안전한 거처와 종용히 쉬는 곳에 있으려니와
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mijn volk zal in veiligheid leven, rustig thuis;
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mi pueblo habitará en una morada de paz, en habitaciones seguras y en frescos lugares de reposo
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Mon peuple demeurera dans le séjour de la paix, Dans des habitations sûres, Dans des asiles tranquilles.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Népem békesség hajlékában lakozik, biztonság sátraiban, gondtalan nyugalomban.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Och mitt folk skall bo i fridshyddor, i trygga boningar och på säkra viloplatser.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Og mitt folk skal bo i fredens bolig og i trygghetens telter og på sorgfrie hvilesteder.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.O meu povo habitará em morada de paz, em moradas bem seguras, e em lugares quietos de descanso.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Poporul meu va locui în locuinţa păcii, în case fără grijă şi în adăposturi liniştite.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Umat Allah akan bebas dari kesusahan dan hidup di tempat yang aman dan tentram
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Και ο λαος μου θελει κατοικει ειρηνικην κατοικιαν και οικηματα ασφαλη και ησυχους τοπους ευποριας,
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.И Моите люде ще обитават в мирно заселище, В утвърдени жилища, и в тихи успокоителни места.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.Тогда народ мой будет жить в обители мира и в селениях безопасных, и в покоищах блаженных.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.וישב עמי בנוה שלום ובמשכנות מבטחים ובמנוחת שאננות׃
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.ويسكن شعبي في مسكن السلام وفي مساكن مطمئنة وفي محلات امينة.
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.我 的 百 姓 、 必 住 在 平 安 的 居 所 、 安 穩 的 住 處 、 平 靜 的 安 歇 所
Halkım esenlik dolu evlerde, Güvenli ve rahat yerlerde yaşayacak.我 的 百姓 、 必 住 在 平安 的 居所 、 安穩 的 住處 、 平靜 的 安歇所
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.A neprestávali učiť každého dňa v chráme a po domoch a zvestovať Ježiša Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.És mindennap a templomban és házanként nem szûnnek vala meg tanítani és hirdetni Jézust, a Krisztust.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.E todos os dias, no templo e de casa em casa, não cessavam de ensinar, e de anunciar a Jesus, o Cristo.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.I nie przestawali na każdy dzień w kościele i po domach nauczać i opowiadać Jezusa Chrystusa.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.In niso nehali v templju in po hišah vsak dan učiti in oznanjevati evangelija o Jezusu, da je Kristus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.저희가 날마다 성전에 있든지 집에 있든지 예수는 그리스도라 가르치기와 전도하기를 쉬지 아니하니라
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Na každý pak den nepřestávali v chrámě i po domích učiti a zvěstovati Ježíše Krista.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.og de holdt ikke op med å lære hver dag i templet og hjemme og å forkynne evangeliet om Kristus Jesus.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.Και πασαν ημεραν εν τω ιερω και κατ' οικον δεν επαυον διδασκοντες και ευαγγελιζομενοι τον Ιησουν Χριστον.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.И всякий день в храме и по домам не переставали учить и благовествовать об Иисусе Христе.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.І по всяк день не переставали вони і в церкві і по домах навчати й благовіствувати Ісуса Христа.
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.וכל היום לא חדלו ללמד במקדש ובבתים ולבשר את בשורת ישוע המשיח׃
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.وكانوا لا يزالون كل يوم في الهيكل وفي البيوت معلّمين ومبشرين بيسوع المسيح
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每 日 在 殿 裡 、 在 家 裡 、 不 住 的 教 訓 人 、 傳 耶 穌 是 基 督
Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa'yla ilgili Müjde'yi yaymaktan geri kalmadılar.他 們 就 每日 在 殿裡 、 在 家裡 、 不 住 的 教 訓人 、 傳耶穌 是 基督
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.그래요, 큰 집에 살고, 큰 차를 타고, 금발에, 파란 눈을 갖고 있고, 그들은 행복합니다.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Kom igen, de bor i stora hus, de har stora bilar, de har alla blont hår, blå ögon, de är lyckliga.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.No tak, žijú v obrovských domoch, majú veľké autá, všetci sú blonďáci s modrými očami a sú šťastný.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Ôi nhìn này, họ sống trong nhà to, họ có xe hơi to, họ tóc vàng, mắt xanh, họ hạnh phúc.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Opravdu, bydlí ve velkých domech, mají velká auta, světlé vlasy, modré oči, jsou šťastní.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Przecież żyją w dużych domach, mają duże samochody, mają blond włosy, niebieskie oczy, są szczęśliwi.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Que viven en casas grandes, tienen autos grandes, todos tienen pelo rubio, ojos azules, son felices.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Sigur, locuiesc în case mari, au mașini mari au toți păr blond, ochi albaștri, sunt fericiți.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Ugyan már, nagy házakban élnek, nagy autójuk van! Mindenki szőke, kék szemű, mindenki boldog.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular."Vivem em grandes casas, têm grandes carros, "têm todos cabelo louro, olhos azuis, são felizes".
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.Е, хайде де, те живеят в големи къщи, карат големи коли, всички са руси, имат сини очи, щастливи са.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.באמת, הם חיים בבתים גדולים, יש להם מכוניות גדולות, הם כולם בלונדיניים, עיניים כחולות, הם שמחים.
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.ألا ترونهم يعيشون في منازل كبيرة ، لديهم سيارات كبيرة ، كلهم لديهم شعر أصفر وعيون زرقاء . إنهم سعداء .
Kocaman evlerde yaşıyorlar, büyük arabaları var, sarı saçları, mavi gözleriyle, mutlular.青い眼に金髪で幸せに暮らしています もちろん全部のアメリカ人がそうではありません
Örneğin, evlerde ve hizmet sektörlerinde binaların kendileri toplam talebin % 40'ma karşılık gelmektedir.Az energiatakarékosság továbbra is fennálló jelentőségét széles körben felismerik.
Örneğin, evlerde ve hizmet sektörlerinde binaların kendileri toplam talebin % 40'ma karşılık gelmektedir.Det fortsa. e potentiale med hensyn til at spare energi er bredt anerkendt.
Örneğin, evlerde ve hizmet sektörlerinde binaların kendileri toplam talebin % 40'ma karşılık gelmektedir.Es ampliamente reconocido el potencial existente para el ahorro de energía.
Örneğin, evlerde ve hizmet sektörlerinde binaların kendileri toplam talebin % 40'ma karşılık gelmektedir.Es wird allgemein anerkannt, dass weitere Energieeinsparungen möglich sind.
Örneğin, evlerde ve hizmet sektörlerinde binaların kendileri toplam talebin % 40'ma karşılık gelmektedir.Existujúci potenciál úspory energie je známy.