evlerde ile cümle

evlerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.הסרדיניינים גרים בבתים אנכיים, עולים ויורדים במדרגות.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.السردينيون يقطنون منازل رأسيه , سلالم صعودا وهبوطا .
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.店に行ったり、教会に行ったり、
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.마지막으로 집입니다. 집에는 내부를 디자인 합니다.
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.Tenslotte, waarom zijn er interieurontwerpers, maar geen interieurgeluidsontwerpers?
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.W domu korzystamy z usług projektantów wnętrz.
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.לבסוף, יש לנו בתים. אנו משתמשים במעצבי פנים.
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.وأخيراً، لدينا المنازل. نحن نستخدم مصممي الديكور الداخلي.
Son olarak, evlerimiz var. Evlerde iç mimarları kullanıyoruz.では室内音響デザイナーはどこでしょう?
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.A chci bydlet v jednom z těchto domů.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Chcę zamieszkać w którymś z tych domów.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.E eu quero viver em uma destas casas.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Et j'ai envie d'habiter dans une de ses maisons.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Und ich möchte in einem dieser Häuser leben.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Và tôi muốn sống ở một trong những căn nhà này.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Y que quiero vivir en una de esas casas.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.Και θέλω να μείνω σε ένα από αυτά τα σπίτια.
Ve ben bu evlerden birinde yaşamak istiyorum.それらは同一ですので、私はどの家で住むかに関しては、
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,A bydlil v městech zkažených, a v domích, v nichž žádný nebydlil, kteráž v hromady rumu obrácena byla.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,A býval v zkazených mestách, v domoch, v ktorých nemali bývať, ktoré boly určené na hromady rumov.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,asui hävitetyissä kaupungeissa, taloissa, joissa ei ollut lupa asua,
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Avrà dimora in città diroccate, in case dove non si abita più, destinate a diventare macerie
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Er wohnt in verstörten Städten, in Häusern, da man nicht bleiben darf, die auf einem Haufen liegen sollen.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,És lakozott elrombolt városokban; lakatlan házakban, a melyek dûlõfélben vannak:
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Et il habite des villes détruites, Des maisons abandonnées, Sur le point de tomber en ruines.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,habitará en ciudades desoladas, en casas donde nadie vive y que están destinadas a ser escombros
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,han bosatte sig i städer, dömda till förstöring, i hus som ej fingo bebos, ty till stenhopar voro de bestämda.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,I mieszka w miastach popustoszonych, i w domach, w których nie mieszkano, które się miały obrócić w kupę rumu.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,"그는 황무한 성읍, 사람이 살지 아니하는 집, 돌 무더기가 될 곳에 거하였음이니라"
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Người đã ở những thành bị phá hoại, Ở những nhà bỏ hoang, gần trở nên đổ đống;
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Người đã ở những thành bị phá_hoại , Ở những nhà bỏ_hoang , gần trở_nên đổ đống ;
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,og bodde i ødelagte byer, i hus hvor ingen skulde bo, og som var bestemt til å bli grusdynger.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,şi locuia în cetăţi nimicite, în case părăsite, sortite să fie dărîmate.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,tog Bolig i Byer, der øde lå hen. i Huse, man ikke må bo i, bestemt til at ligge i Grus.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,και κατωκησεν εις πολεις ερημους, εις οικους ακατοικητους, ετοιμους δια σωρους.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,И он селится в городах разоренных, в домах, в которых не живут,которые обречены на развалины.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,Той се засели в разорени градове, В къщи необитаеми, Готови да станат на купове.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,וישכון ערים נכחדות בתים לא ישבו למו אשר התעתדו לגלים׃
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,فيسكن مدنا خربة بيوتا غير مسكونة عتيدة ان تصير رجما.
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,他 曾 住 在 荒 涼 城 邑 、 無 人 居 住 將 成 亂 堆 的 房 屋
Yıkılmış kentlerde, Taş yığınına dönmüş oturulmaz evlerde oturacak,他 曾 住在 荒涼 城邑 、 無人 居住 將 成 亂堆 的 房屋

İlgili Sayfalar