Mariko'nun anne babası, onun bir Amerikalı ile evlenmesine kuvvetle karşılar.Mariko's parents are strongly opposed to her marrying an American.
Ebeveynlerim kız kardeşimin bir yabancıyla evlenmesine karşı.My parents are opposed to my sister marrying a foreigner.
Massachusetts'te bir adamın, karısının büyükannesi ile evlenmesine izin verilmez.In Massachusetts, a man is not allowed to marry his wife's grandmother.
Tom'un Mary'yi onunla evlenmesine nasıl ikna edeceğini düşünüyorsun?How do you think Tom will convince Mary to marry him?
Ayni zamanda Aminta'nın Tamiri ile evlenmesine kesin karar almıştır.He also decides that Tamiri marry Aminta.
Romanda Harker, Mina ile evlenmesine rağmen oyunda Lucy ile evlenmedi.Harker and Lucy do not marry as he and Mina did in the novel.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo said their household is against your relationship.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.My friend, thank you for letting your well raised daughter marry my son.
"Çocuklarınızın bir Arnavut ile evlenmesine izin verir miydiniz?,” diye soruyoruz."Would you allow any of your children to marry an Albanian?"
Barış anlaşmasının ardından Mamia, kızı Tinatin'in Levan ile evlenmesine izin vermiştir.[1] [2]After the peace arrangement, Mamia sent his daughter Tinatin to marry Levan.[1][3]
Daha yüksek kastlardan kadınların alt kastlardan erkeklerle evlenmesine izin verilmedi.The women from the higher castes were not allowed to marry men from lower castes.
Suat onun Eylül ile evlenmesine karşıdır.Sie willigt ein, ihn am 3. September des Jahres zu heiraten.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Glücklicherweise sind die zwei Wochen Haft für Vicki gerade um.
Gable yeniden evlenmesine rağmen 1960 yılında öldüğünde Lombard'ın yanına gömüldü.Malgré son remariage, Clark Gable fut enterré à ses côtés à sa mort en 1960.
I. Baudouin'in evlenmesine kadar kraliyet işleriyle ilgilenmeye devam etti.Léopold III influença le règne de son fils Baudouin jusqu’au mariage de ce dernier.
Araya giren bir cadı bunların evlenmesine engel olur.При этом Злая фея решает этому во что бы то ни стало помешать.
Gömleğindeki bit, cüzzamlı olmadığına delil olarak kabul edilerek evlenmesine izin verildi.У девушки прическа, свидетельствующая о том, что она не замужем.
Ayni zamanda Aminta'nın Tamiri ile evlenmesine kesin karar almıştır.Ele também decide que Tamiri se case com Aminta.
Vespasian Romalılar tarafından esir alınmış olan başka bir Yahudi kadın evlenmesine yardım etti.Vespasiano arranjou-lhe um casamento com uma mulher judaica que também fôra capturada.
Evlenme yaşı ya da evlilik yaşı, bir kişinin evlenmesine kanunen müsaade edilen yaştır.De huwelijksleeftijd is de leeftijd waarop men een huwelijk mag aangaan.
Araya giren bir cadı bunların evlenmesine engel olur.Rangfrågor hindrade henne från att gifta sig.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I det traditionella Kina gavs kyskhets-paifanger till änkor som inte gifte om sig.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Шлюб тривав два роки до самої смерті Карла.
Bazı efsanelere göre, Saule'yle evlenmesine karşın onu aldatmıştır.Vaikka hän kosiskeli Saulea, hänen ei tiedetä olleen naimisissa.
Sabina'nın annesi de Hadrianus'a düşkündü ve kızıyla evlenmesine izin verdi.Η μητέρα της Βίβιας, αγαπούσε τον Αδριανό και του επέτρεψε να παντρευτεί την κόρη του.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I kinesisk kultur regnes man tradisjonelt ikke for voksen før man er gift.
Babası istemeye istemeye çiftin evlenmesine izin verdi.你父親肯定將妳改嫁。
Gable yeniden evlenmesine rağmen 1960 yılında öldüğünde Lombard'ın yanına gömüldü.אף על פי שגייבל נישא מחדש, הוא נקבר בסמוך אליה אחרי לכתו לעולמו ב-1960.
Evlenme yaşı ya da evlilik yaşı, bir kişinin evlenmesine kanunen müsaade edilen yaştır.גיל הנישואים הוא הגיל המינימלי לפי חוק שבו מותר להינשא.
Kleopatara'yı boşayıp bir diğer kızkardeşi olan Kleopatra Selene ile evlenmesine sebep oldu.Jis vedė seserį Kleopatrą IV, bet motina ją išstūmė ir pakeitė jo jaunesne seserimi Kleopatra Selene.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Edelfelti sõnul kestis nende abieluõnn ainult kaks nädalat.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo a dit que la famille s'opposait à votre relation.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo-tól tudom, hogy a család ellene van a kapcsolatotoknak.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Η οικογένεια πρέπει να είναι τελείως αντίθετη στο γάμο με μια βοηθό.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.عائلته غير موافقة على زواجه من مساعدت استاد
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Amico mio, grazie per aver permesso alla tua figlia beneducata di sposare mio figlio.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Cậu à, Cám ơn vì đã cho phép con gái yêu quý của cậu nên duyên với con trai tôi
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mein Freund. Ich danke dir dafür, dass du deine wohl erzogene Tochter meinen Sohn heiraten lässt.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mijn vriend, bedankt dat je je goed opgevoede dochter laat trouwen met mijn zoon.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Min vän, tack för att du lät din väl uppfostrade dotter gifta sig med min son.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mój przyjacielu... Dziękuję, że pozwalasz mojemu synowi na poślubienie swojej wspaniałej córki
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mon ami, merci de laisser ta fille bien élevée épouser mon fils.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prietenul meu, iti multumesc ca ai lasat-o pe fata ta bine crescuta sa se casatoreasca cu fiul meu.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prijatelj moj, hvala, ker si dovolil svoji odlično vzgojeni hčerki, da se je poročila z mojim sinom.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Φίλε μου, σ'ευχαριστώ που άφησες την καλοαναθρεμμένη σου κόρη να παντρευτεί τον γιο μου.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Мой друг, Спасибо тебе, что ты позволил своей прекрасной дочери выйти замуж за моего сына.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.,חברי הטוב .תודה על שנתת לבתך שגידלת טוב כ"כ להתחתן עם בני
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.صديقي شكرا لك لسماحك لإبنتكِ بأن تتزوج من أبني
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.私は非常に感謝しています 大切に育てたお嬢さんを私の息子と結婚させてくれて 何を話そうかと考えながら