Ana içeriğe geç
Sözlük

evlenmesi ile cümle

evlenmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sonra Dük Isabella'ya kendisi ile evlenmesini teklif eder.最後に公爵はイザベラに結婚を申し込む。
(Aklî dengesi yerinde olmayan birinin evlenmesi gibi.)(この時点では未だ明智と結婚していない)。
Ekber Bilal`in evlenmesini ister. ^mellow amber 魔法の言葉 〜Would you marry me?
70'te kendisiyle evlenmesi için Domitia Longina'yı boşanmaya zorladı.70年にドミティア・ロンギナとルキウス・アエリウス・ラミアを強制的に離婚させ、ドミティアと結婚した。
Fakat ikinci sezonda Şukûfe'nin evlenmesiyle aralarındaki rekabet biter.夏樹の結婚式が終わったらきちんと別れようとするが……。
Buna sebep de, annesinin Avrupa'ya gitmemesini ve evlenmesini istemesidir.ママは日本へ嫁に行っちゃダメというけれど。
Charlotte, evlenmesinden sonra Rus Ortodoksluğuna geçti ve Rus adını Alexandra Feodorovna aldı.这也是一桩政治联姻,夏洛特婚后即改信东正教,改俄罗斯名亚历山德拉·费奥多罗芙娜。
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.)在所有其他的情況下,同性婚姻必須在西班牙領土內註冊。
Babası istemeye istemeye çiftin evlenmesine izin verdi.你父親肯定將妳改嫁。
Bu kez Akama Taeko'ya kendisiyle evlenmesini önerir.希望孝太郎能與提亞結婚,自己在旁守護。
Prenses Theophano'nun Otto'nun oğluyla evlenmesi durumu biraz yumuşatabildi.武康公主在嫁給了徐湛之的儿子徐恒之。
MÖ 11 yılında, yeğeni Yaşlı Julia'nın Tiberius'la evlenmesinden kıza bir süre sonra öldü.屋大薇死於前11年,死亡時間大約是在她的姪女Julia the Elder嫁給提庇留的那段時間。
Annesinin başka bir kuyumcu ile yeniden evlenmesinin ardından, 1644 yılında babası vefat etti.1644년 아버지가 사망한 후 어머니는 다른 금세공사와 재혼하였다.
Arthur'u onunla evlenmesi için zorlasa da evlendiklerine dahil herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.엘사는 대령이 그녀와 결혼하지 못하게 하는 뭔가가 있다고 맥스에게 말한다.
Şair Evlenmesi'ni yazdı.대표곡으로 《얘야 시집가거라》가 있다.
"Sir" ile evlenmesinden dolayı "Leydi" unvanı aldı.그렇게 그는 'Sir'이라는 경칭을 갖게 되었다.
Gable yeniden evlenmesine rağmen 1960 yılında öldüğünde Lombard'ın yanına gömüldü.אף על פי שגייבל נישא מחדש, הוא נקבר בסמוך אליה אחרי לכתו לעולמו ב-1960.
Sonra Dük Isabella'ya kendisi ile evlenmesini teklif eder.הדוכס מציע נישואים לאיזבלה.
Evlenme yaşı ya da evlilik yaşı, bir kişinin evlenmesine kanunen müsaade edilen yaştır.גיל הנישואים הוא הגיל המינימלי לפי חוק שבו מותר להינשא.
Berkenfield Şatosu'nda Markiz, Marie'nin Krakenthorp Dükü ile evlenmesi için tertipler yapmıştır.Замъкът на Беркенфелд Маркизата замисля да омъжи Мари за херцога на Кракенторп.
Lavan'ın kızlarından biri ile evlenmesini istiyordu.Той е женен за една от дъщерите на бин Ладен.
Bu kez Akama Taeko'ya kendisiyle evlenmesini önerir.Опитва да помогне на Каяма да се ожени за Таеко.
Bu kanunname, insanların kız kardeşleriyle evlenmesini yasaklamıştır.Preto zakázal svojim vojakom uzatvárať manželstvá.
Yine de onun Vittoria ile evlenmesini yasakladı.Doseže tudi to, da se Marting poroči z njo.
70'te kendisiyle evlenmesi için Domitia Longina'yı boşanmaya zorladı.70 m. jis privertė Domiciją Longiną išsiskirti, kad galėtų ją vesti.
Kleopatara'yı boşayıp bir diğer kızkardeşi olan Kleopatra Selene ile evlenmesine sebep oldu.Jis vedė seserį Kleopatrą IV, bet motina ją išstūmė ir pakeitė jo jaunesne seserimi Kleopatra Selene.
Poe ona kendisiyle evlenmesi için baskı yaptı.Už poeto Mary ištekėjo, kai nusižudė jo žmona.
Şloşim süresince kişinin evlenmesi veya bayram öğünlerine katılması yasaktır.Draudžiama tuoktis be sužadėtuvių dovanų.
Sucre ise Maricruz’un, kuzeni Hector’la evlenmesini engellemek için Las Vegas’a gider.Pabėgęs iš Fox Riverio Sukrė sužino, kad Marikruza Las Vegase ištekės už jo pusbrolio Hektoro.
Diğer bütün durumlarda, çiftin İspanya topraklarında evlenmesi gerekmektedir.Kõigi muude riikide puhul tuleb partneritel abielluda Hispaania territooriumil.
Poe ona kendisiyle evlenmesi için baskı yaptı.Ta küsis, kas Presley abielluks temaga, kui ta seda paluks.
Olay, Lee'nin evlenmesine yalnızca iki hafta kala meydana gelmiştir.Edelfelti sõnul kestis nende abieluõnn ainult kaks nädalat.
Annesinin başka bir kuyumcu ile yeniden evlenmesinin ardından, 1644 yılında babası vefat etti.Peale ema surma aastal 1891 abiellus tema isa uuesti.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo a dit que la famille s'opposait à votre relation.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Kim Ji Woo-tól tudom, hogy a család ellene van a kapcsolatotoknak.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.Η οικογένεια πρέπει να είναι τελείως αντίθετη στο γάμο με μια βοηθό.
Ailesi bir doktora öğrencisiyle evlenmesine şiddetle karşı çıkıyor olmalı.عائلته غير موافقة على زواجه من مساعدت استاد
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Amico mio, grazie per aver permesso alla tua figlia beneducata di sposare mio figlio.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Cậu à, Cám ơn vì đã cho phép con gái yêu quý của cậu nên duyên với con trai tôi
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mein Freund. Ich danke dir dafür, dass du deine wohl erzogene Tochter meinen Sohn heiraten lässt.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mijn vriend, bedankt dat je je goed opgevoede dochter laat trouwen met mijn zoon.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Min vän, tack för att du lät din väl uppfostrade dotter gifta sig med min son.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mój przyjacielu... Dziękuję, że pozwalasz mojemu synowi na poślubienie swojej wspaniałej córki
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Mon ami, merci de laisser ta fille bien élevée épouser mon fils.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prietenul meu, iti multumesc ca ai lasat-o pe fata ta bine crescuta sa se casatoreasca cu fiul meu.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Prijatelj moj, hvala, ker si dovolil svoji odlično vzgojeni hčerki, da se je poročila z mojim sinom.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Φίλε μου, σ'ευχαριστώ που άφησες την καλοαναθρεμμένη σου κόρη να παντρευτεί τον γιο μου.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.Мой друг, Спасибо тебе, что ты позволил своей прекрасной дочери выйти замуж за моего сына.
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.,חברי הטוב .תודה על שנתת לבתך שגידלת טוב כ"כ להתחתן עם בני
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.صديقي شكرا لك لسماحك لإبنتكِ بأن تتزوج من أبني
Arkadaşım, güzelce yetiştirdiğin kızının oğlumla evlenmesine razı geldiğin için teşekkür ederim.私は非常に感謝しています 大切に育てたお嬢さんを私の息子と結婚させてくれて 何を話そうかと考えながら
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.A keby aj odišla, nech zostane nevydatá, alebo nech sa smieri s mužom. A muž nech neopúšťa ženy.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.(če pa se vendar loči, naj ostane brez moža ali pa naj se spravi z možem), in mož naj ne odpušča žene.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.e qualora si separi, rimanga senza sposarsi o si riconcili con il marito - e il marito non ripudi la moglie
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.(만일 갈릴지라도 그냥 지내든지 다시 그 남편과 화합하든지 하라)남편도 아내를 버리지 말라
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.mutta jos hän eroaa, niin pysyköön naimatonna tai sopikoon miehensä kanssa; eikä mies saa hyljätä vaimoansa.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.Pakliť by odešla, zůstaniž nevdaná, anebo smiř se s mužem svým. Tolikéž muž nepropouštěj ženy.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.se, porém, se apartar, que fique sem casar, ou se reconcilie com o marido; e que o marido não deixe a mulher.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.αλλ' εαν και χωρισθη, ας μενη αγαμος η ας συνδιαλλαγη με τον ανδρα και ο ανηρ να μη αφινη την εαυτου γυναικα.
Ayrılırsa evlenmesin, ya da kocasıyla barışsın. Erkek de karısını boşamasın.ואם פרש תפרש ממנו תשב בלא איש או תתרצה לבעלה ואיש אל ישלח את אשתו׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
evlenmesi ile cümle - Sayfa 4 - evlenmesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App