Daha sonra 3 çocuğu evlat edinmişlerdir.後に3児を授かった。
Evlat edinildiği zaman Agnes 11 yaşındaydı.アグネスは、養子に迎えられた時点で11歳だった。
1954 yılında Jones ve eşi, kısmen Kızılderili soyundan gelen Agnes Jones’u da evlat edindi.1954年、ジョーンズ夫妻は、ネイティヴ・アメリカンの血を引くアグネス・ジョーンズを養子に迎えた。
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."『渡る世間に鬼はなし』。
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.家督は実子の正永が継いだ。
Bir çocuğu evlat edinen veya eşinin kendinden olmayan çocuklarına annelik yapan kadınlara üvey anne denir.^ 清衡の実の娘(基衡の姉妹、秀衡のおば)か基衡の実の娘(秀衡の姉妹)で清衡の孫娘ともいわれている。
Evlât, müsterih ol.わがままで甘えん坊。
Hayırsever bir kadın tarafından evlat edinilir.教皇の子息で美形で女性にモテモテ。
Evlatlığının aktardığına göre Quintus Fabius Pictor'un babası M.Ö. 269 yılı konsülü Gaius Fabius Pictor'dur.したがって、画家として有名なガイウス・ファビウス・ピクトル(en)が彼の父、紀元前269年の執政官であるガイウス・ファビウス・ピクトルが兄であると思われる。
Bunun üzerine Muhammed, onu evlat edindiğini ve artık kendisine mirasçı olduğunu bildirdi.啓輔も同時期に悟郎から武司が自分の実の子供だということを知る。
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.このようなものを、一時的社会寄生という。
Abidos'a yola çıkmadan önce evlatlığı Konstantinos komutasında bir orduyu Armeniakon Themasına gönderdi.アビュドスに進発する前、彼は義理の息子コンスタンティオスに軍を預けてテマ・アルメニアコイへ送り出した。
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.相手フィールドには侵入できない。
İsveç eşcinsel çiftlerin evlat edinme haklarını tanıdı.同性カップルに子どもを養子縁組する権利を与える。
Bilirim sizin her biriniz dağlarde gezüp kök yüzünde uçan bulutlar ile yarışan Arslanların evlâdısınız.(テレビ朝日) やぐちひとり(テレビ朝日) 大人の山歩き-自分に出会える百名山-(テレビ朝日) 情熱大陸(毎日放送) 笑っていいとも!
Evlatlarından sadece Hacı Seyfeddin Efendi kendisinden sonraya kadar yaşamıştır.家督は尚順の息子で次男尚誠が継いだ。
Bu arazi onların evlat ve torunlarına geçerdi.結果が彼らの子や孫のためになればよいのだ。
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.現行 それゆえ、ナアマンの重い皮膚病はあなたに着き、ながくあなたの子孫に及ぶであろう」。
1946'da evlat edindikleri bu çocuğa Anthony Brian adını koymuşlardır.アルバート王子は、1853年にはこの橋が彼の名前にちなんで名付けられることに同意していた。
Bir kız bir erkek evlat sahibidir.子供は一女一男。
April: Tofuların kendisini evlat edinmelerini isteyen bir kız.瀬戸富由子…自殺をした人物。
"İktidar, ne evlat dinliyor, ne kardeş!". hurriyet.一説では中納言・阿倍広庭の弟もしくは息子(嶋麻呂の兄)とする。
Mümin evlatlarımız onlara itaat ederek yardımcı olsunlar.^ 領主の信仰に領民が従うこと。
Ben Tanrı'nın bir evladıyım!神様の子供である。
Akrabası olan Frodo Baggins'i evlatlık edinir.後に親戚のフロドを養子に迎える。
Kral Ancus Marcius tarafından evlat edinilmiş ve aynı zamanda oğulları için koruyucu olarak atanmıştır.先王アンクス・マルキウスは彼の素質を見抜いて自分の養子とし、息子の護衛とした。
"Allah asla evlat edinmedi.當時,綱教並沒有子嗣。
“Umarım haklısındır evlat.”若能得到,就是我儿子’。
Vatanın cesur evladı ebediyete kavuştu.父幼,位终永昌郡守。
Küçüklüğünde bir ailede evlatlıktır.小时候家道殷实。
Üftâde eğilerek; "Haydi evlâdım suyu dök." dedi.潛令健隸入岸傍社,誡之曰:「水中人出,械以來。
11 yaşında kendisini evlat edinen Francesco Squarcione adlı ressamdan gravür ve resim yapmasını öğrendi.十一岁的时候,他成为帕多瓦画家弗朗切斯科·斯夸乔内(Francesco Squarcione)的学徒。
Mine, ailesinin öz evladı değildir ve ailesi bunu ondan sır gibi saklamaktadır.但母無兄弟,約定其子女從母姓者,從其約定(第一項)。
Evlat edinilmiştir.她的兒子被收養。
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“造反派不能坐江山论”。
O zamandan bu yana, İspanyol hukuku kişilerin tek başına evlat edinmesine izin vermektedir.不過這主要是象徵性的,因為當時的西班牙法律已經允許單身人士領養孩子。
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.女兒於万成為家康的側室。
Özün de başınız dübüne hoyarsınız, saba hahlar yersiniz.- olur evladınız’ - dedi.你们应当趁着有光,信从这光,使你们成为光明之子。
O zamanki evlat edinme adeti böyleymiş.在当时是相当于孩子王一样的存在。
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.他的妻子和女兒們都向他保密奇魯米的事情。
Bunun üzerine Pir-i Sanii oğluna: “Evladım daha olmamışsın, git tahsiline devam et” buyurmuş.”《孟子·告子》有:“至于子都,天下莫不知其姣也。
Üftâde tekrar; "Haydi evlâdım!老婦人說:「他是我兒子。
Çiftin 4’ü kendilerinden, biri de evlat edinilmiş olmak üzere 5 çocukları vardır.陈赓有五个子女,一女四男。
Dört erkek evladı bir gruplandırılır, İsis'ten olma olduklarına inanılır.聲名四起,人稱「姚江黃孝子」,明思宗尝叹其为“忠臣孤子”。
Evlat edinme Mayıs 2008'de resmen tamamlandı.”此次領養最終於2008年5月完成。
Çift Joseph isimli bir erkek çocuk evlat edindi.拉结怀孕生子,起名叫约瑟。
Bunun yanı sıra evlatlık edindiği bir kız çocuğuda vardır.由此,可以看出她亦有孩子氣的一面。
Çocukları olmadığı için son sezonda evlatlık almaya karar verirler.因為找不到新的飼主領養,最後被送到衛生所。
Asker evlatlarımız bizi başlarında görmek isterler.喜欢小孩,只会出现在小孩面前。
"Allah asla evlat edinmedi.그러나 자식을 두지는 못하였다.
Babasını döven evladın iki eli kesilir.아들이 아버지를 때리면 두 손을 자른다.
Ölümlerinden kısa bir süre sonra Evelyn Einstein (1941–2011) Evelyn adında bir kız çocuğu evlat edindiler.그들은 태어난지 얼마 안 된 아기였던 이블린 아인슈타인(Evelyn Einstein, 1941–2011)을 입양하여 딸을 두었다.
Evlat edinilmiştir.어려서 입양되었다.
Evlatlık edinme anlamında (adoptionizm) görüşünün öncülüdür.양자(養子)는 입양으로 자식이 된 사람이다.
"Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı."“세상의 급소에 못질한다”.
Koskoca dünyaya sığdıramadılar evladımı.대한민국에는 발매되지 않았다.
Evladınıza yapamayacağınız hiçbir şeyi onlara da yapmayın." diyerek projeye katkıda bulundu.그를 맞이한 손권이 말하길, "도(道)가 없는 군주(=유비)를 섬기느라 수고하십니다."
Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol.그윽이 생각하건대, 신하와 자식의 도리는 충성과 효도뿐입니다.
Aileler kan bağı (veya evlatlık) üzerine dayalıydı ancak aynı zamanda siyasi ve ekonomik ittifaklardı.가족은 혈통이나 양자 입적으로 구성되었으나 정치적ㆍ경제적 연대이기도 했다.