Sana bir resim çizmeme izin ver evlat, 1. Dünya Savaşından sonra bir orospunun portresini!Laisse-moi faire le portrait d'une salope après la première guerre mondiale
Sana bir resim çizmeme izin ver evlat, 1. Dünya Savaşından sonra bir orospunun portresini!Pozwól mi namalować obrazek, synu, portret dziwki po Pierwszej Wojnie Światowej
Sana bir resim çizmeme izin ver evlat, 1.Lasciami dipingere un quadro, amico!
Sen çok nankör bir evlatsın!Tienes poca consideración con tu madre.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat.Da, şi tu arăţi bine.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat. - Teşekkürler.Jij ziet er ook goed uit.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat. - Teşekkürler.Sim, e tu também estás.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat. - Teşekkürler.Sí, y tú también, te ves bien.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat. - Teşekkürler.Tu as I'air en forme, aussi.
- Sen de iyi görünüyorsun evlat. - Teşekkürler.نعم، و أنت ايضاً
Sen evlatlıksan ben de İngiliz'im.Ha magát adoptálták, akkor én britt vagyok.
Sen evlatlıksan ben de İngiliz'im.Nếu cô được nhận làm con nuôi thì tôi là người Anh rồi.
Sen evlatlıksan ben de İngiliz'im.Ако ти си осиновена, аз съм англичанин.
Seninle birlikte evlat edinilen kız.Akit veled együtt fogadtak örökbe.
Seninle birlikte evlat edinilen kız.La fille qui a été adoptée avec toi.
Seninle birlikte evlat edinilen kız.Αυτή ήταν που υιοθετήθηκε μαζί με εσένα.
Seol! Prensesim! Evladım.اوه سول, اميرتي
Şimdiki adı Dan, değil mi? Seninle birlikte evlat edinilen kız.انها تسمى دان الان انها شخص تم تبنيه في نفس الوقت
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Acum , daca as muri , nu as mai avea nici un regret , copile.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Adesso, anche se devo morire... non ho rimpianti, ragazzo mio.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Bây giờ cho dù ông có chết ông cũng không còn gì hối tiếc, cháu trai ah.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Jadi kalau sakarang saya meninggal pun.. Saya tidak punya penyesalan lagi anakku.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Jetzt, selbst wenn ich sterbe bedauere ich nichts, Kind.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.이젠 난 죽어도... 여한이 없다 아가...........
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Maintenant, même si je meurs... Je n'ai aucun regret, mon enfant.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Most, még ha meg is halok nincs bennem megbánás, fiam.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Nyt vaikka kuolen, minä en kadu, lapsi.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Ook als ik nu dood zou gaan.. heb ik geen spijt, kind.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Teraz, nawet jeśli umrę.. nie będę niczego żałował, dziecko.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.Τώρα, ακόμα και αν πεθάνω, δεν μετανιώνω για <br />τίποτα, παιδί μου.
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.И теперь даже если я умру я ни о чем не сожалею, дитя
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.الآن, حتى و إن متّ ليس نادما يا ولدي
Şimdi ölsem bile... hiç bir şeyden pişman değilim, evladım.悔いはない お前に頼んでもいいか
Şimdi, süregelen 11 yıl boyunca, tek bildiğim bu kadının bu insan evladının, gözlerinin çıkarılması gerektiği.그리고 11년동안 전 제 생모가 절대 입양 서류에 서명을 해서는 안됐었다고
Şimdi, süregelen 11 yıl boyunca, tek bildiğim bu kadının bu insan evladının, gözlerinin çıkarılması gerektiği.וב-11 השנים הבאות, כל מה שידעתי על אותה אישה, על היולדת, הוא שחבל שלא עקרו את עיניה
Şimdi, süregelen 11 yıl boyunca, tek bildiğim bu kadının bu insan evladının, gözlerinin çıkarılması gerektiği.الآن للـ 11 عام الآتية، كل ما اعرفه تلك المرأة، امرأة الولادة. يجب أن تخدش عينيها
Şimdi, süregelen 11 yıl boyunca, tek bildiğim bu kadının bu insan evladının, gözlerinin çıkarılması gerektiği.生みの母は 目玉をくりぬかれても 養子縁組に同意すべきではなかった 彼女は悪い人間で—
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.E' distrutto dal senso di colpa, perche' Rama e' un bravo figlio.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Ele é devastado pela culpa, porque Rama é um filho muito bom!
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Er war von Schuld gequält, weil Ram so ein guter Sohn ist.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Está devastado por la culpa, porque Ram es tan buen hijo.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Furdalja a lelkiismeret, mert Ráma olyan jó fiú.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Gnębiło go sumienie, bo Rama był dobrym synem.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Han plågas av skuld, för Rama är en sådan fin son.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Häntä kalvoi syyllisyydentunne - koska Rama oli niin hyvä poika.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Il était ravagé par la culpabilité parce que Ram était un si bon fils.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.On byl jako zničený vinou, protože Ráma je takový dobrý syn.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Ông ấy như bị suy tàn vì tội lỗi, vì Ram là một đứa con tốt.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Sepertinya dia merasa sangat bersalah, karena Rama adalah putra yang sangat baik.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Vina-l răvăşea, căci Rama era un fiu atât de bun.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.Той, един вид, е бил измъчван от вина, защото Рам е толкова добър син.
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.כי ראמה היה בן טוב. -כן. -וכשראמה מגורש,
Suçluluktan yerin dibine giriyor değil mi, çünkü Ram çok iyi bir evlat.ラーマは素直に聞き入れる
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Nigdy nie zapomniałam słów mojej babci zmarłej na emigracji: " Walcz z Kaddafim.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Sosem felejtem el a nagyanyám szavait, aki száműzetésben halt meg: &quot;Fiam, állj ellen Kadhafi-nak.
Tabii ki. "Evlatlık Belgeleri"Φυσικά.
Tabii ki. "Evlatlık Belgeleri"طبعا
Tamam, evlat. Bunu Truman'a ver.!כי אני לא רוצה להישאר פה יותר
Tamam, evlat.Dobra, mały.
Tamam, evlat.Jasně, hochu.