Ana içeriğe geç
Sözlük

evlâ ile cümle

evlâ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuk sahibi olamazsan, her zaman evlat edinebilirsin.If you can't have children, you could always adopt.
Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.The rich merchant adopted the boy and made him his heir.
O, şimdiye kadar sahip olduğumuz tek erkek evlat.He is the only son that we have ever had.
Eşim bir çocuğu evlat edinmek istiyordu.My wife wanted to adopt a child.
Biz bir çocuğu evlatlık aldık.We adopted a child.
Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.He leaves a widow and a daughter.
O, yetimi evlatlık kabul etti.He adopted the orphan.
O, küçük kızı evlatlık aldı.They adopted the little girl.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onlar kimsesiz çocuğu evlat edindi.They adopted the orphan.
Çift bir yetimi evlat edinmeye karar verdi.The couple decided to adopt an orphan.
Evlat edinilen çocuk, yeni ailesiyle mutlu bir yaşam sürdü.The adopted child lived a happy life with her new family.
Ne haber, evlat?What's up, kiddo?
Kız evlat saçını fırçalar.The daughter brushes her hair.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
Kendi çocuklarından birine sahip olmak yerine bir çocuk evlat edinmeye karar verdiler.They decided to adopt a child rather than having one of their own.
Evlat edinilen kız Panamalıdır.The adopted girl is from Panama.
Tom mükemmel erkek evlattır.Tom is the perfect son.
Tom ve Mary üç çocuğu evlat edindiler.Tom and Mary adopted three children.
Tom Mary'nin üvey evladıydı.Tom was Mary's stepchild.
Benim hayalim ben emekli olduğumda işimi devralacak bir erkek evlada sahip olmaktır.It's my dream to have a son who'll take over my business when I retire.
Karım evlat edinmek istiyor.My wife wants to adopt a child.
Tom'un babası onu evlatlıktan reddetti.Tom's father disowned him.
Tom evlatlıktı.Tom was adopted.
Buraya gel evlat.Come here boy.
Görünüşe göre ben evlatlığım.Apparently I'm adopted.
Anlaşılan ben evlatlığım.Apparently I'm adopted.
O bir hanım evladı.He's a dandy.
Tom evlat edinilmiş.Tom's adopted.
Ben evlat edinildim.I'm adopted.
Nasılsın evlat?How are you, son?
Tom'u evlat edindik.We adopted Tom.
Sen evlat edinildin.You were adopted.
Bir küçük kız evlat edindiler.They adopted a little girl.
Bu çocuk evlat edinildi.This child has been adopted.
Evlat edinildiğimi bilmiyordum.I didn't know I was adopted.
Sen iyi bir erkek evlatsın.You're a good son.
Tom ve Mary evlatlarını severler.Tom and Mary love their kids.
Tom'un evlat edinildiğini söyledin.You said Tom was adopted.
Tom evlat edinildiğini söyledi.Tom said he was adopted.
Tom evlatlık mı?Is Tom adopted?
Birisinin evladını kaybetmesinden daha acı bir şey yoktur.There's nothing more painful than losing one's child.
Çocuğu kendi evladı gibi seviyor.She loves the boy like he's her own son.
Çocuğu, kendi evladıymış gibi seviyor.She loves the boy like he's her own son.
Bu küçük kızı evlat edindi.He adopted this little girl.
Son nefesinde, ona evlat edinildiğini söyledi.With his last breath, he told him that he was adopted.
Tom ve Mary, Rusya'dan bir çocuk evlât edindi.Tom and Mary adopted a child from Russia.
Onların kendi çocukları olmadığı için bir kız evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a girl.
Kaç yıl önce evlat edinildiğini fark ettin?How many years ago did you realize you were adopted?
Tom on üç yaşına kadar evlat edinildiğini anlamadı.Tom didn't find out he was adopted until he was thirteen.
Tom bana bir erkek evlat gibi.Tom is like a son to me.
Hiç bir evlatlık almayı düşündün mü?Would you ever consider adopting a child?
Asyalı iki oğlanı evlat edindiler.They've adopted two boys from Asia.
Maria yetim bir çocuğu evlat edindi.Maria adopted an orphan child.
Tom, üç yaşındayken Boston'da bir çift tarafından evlat edinildi.Tom was adopted by a couple in Boston when he was three years old.
Aferin evlat.Well done, son.
Tom'a onun evlatlık olduğunu söyledin mi?Have you told Tom he's adopted?
Tom herkese evlatlık alındığımı söyledi.Tom told everyone I was adopted.
Tom herkese evlatlık alındığını söyledi.Tom told everyone he was adopted.
Tom herkese Mary'nin evlatlık alındığını söyledi.Tom told everyone Mary was adopted.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod