Ana içeriğe geç
Sözlük

evin ile cümle

evin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom evinin önünde kaldırımda vuruldu.Tom was gunned down on the sidewalk in front of his house.
Tom Mary'yi onun evinden uzak kalması için uyardı.Tom warned Mary to stay away from his house.
Tom, Mary'yi John'un evinin önünde bıraktı.Tom dropped Mary off in front of John's.
Tom öğle yemeği için her gün Mary'nin evine uğradı.Tom dropped by Mary's home every day for lunch.
Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.Tom claimed that he didn't know his beach house was being used for illegal activities.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Tom Mary'nin evine varmadan önce, o, 2.30'a kadar kapalıydı.It was close to 2:30 by the time Tom reached Mary's house.
Evini satıp satmayacağına karar verdin mi?Have you decided whether or not you're going to sell your house?
Biz onun evine gidiyoruz. Birlikte gelmek ister misin?We are going to his house. Want to come with?
Yıldırım evini vurdu.Lightning struck his house.
Tom'un evinin bir garajı yok.Tom's house doesn't have a garage.
Tom Mary'nin evine asla adım atmamış olmayı diledi.Tom wished he'd never stepped foot into Mary's house.
Tom Mary'yi evindeymiş gibi hissettirmek için zahmete katlandı.Tom went out of his way to make Mary feel at home.
Tom evine giderken yemek için bir iki lokma atıştırmak istedi.Tom wanted to grab a bite to eat on his way home.
Tom Mary'nin satın almak istediği evin biraz fazla küçük olduğunu düşündü.Tom thought the house Mary wanted to buy was a little too small.
Tom Mary'nin John'un evine gitmesi ve ona yardım etmesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought Mary should go over to John's house and help him.
Tom evine oldukça çok para harcadı.Tom spent quite a lot of money for his house.
Tom evinde bir hayalet gördüğünü söylüyor.Tom says he saw a ghost in his house.
Tom evinin arkasına parketti.Tom parked behind his house.
Tom sık sık işini evine getirir.Tom often brings his work home.
Tom yeni evine bir servet harcamış olmalı.Tom must have spent a fortune on his new house.
Tom evine geri döndü.Tom hurried back into the house.
Tom Mary'nin bu öğleden sonra evine uğrayabileceğini umuyor.Tom hopes Mary can come over to his house this afternoon.
Tom evine bir alarm sistemi yerleştirdi.Tom has just installed an alarm system in his house.
Tom evini satmaya karar verdi.Tom has decided to sell his house.
Tom paketi Mary'nin evine zaten teslim etti.Tom has already delivered the package to Mary's house.
Tom'un evini kimin ateşe verdiğine dair oldukça iyi bir fikri var.Tom has a pretty good idea who burned his house down.
Tom geçen yaz evini boyattı.Tom had his house painted last summer.
Tom Mary'nin evini bulmada biraz sorun yaşamıştı.Tom had a little trouble finding Mary's house.
Tom evine yakın kısmi-zamanlı bir iş buldu.Tom found a part-time job near his home.
Tom dün evinin çatısını tamir etti.Tom fixed the roof of his house just yesterday.
Tom insanların onun evinin önüne park etmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people park in front of his house.
Tom Mary'nin evine girmesini istemiyordu.Tom didn't want to let Mary into his house.
Tom, Mary'nin evinin John'unkine çok yakın olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know that Mary's house was so close to John's.
Tom fırtına geçinceye kadar kanoyu evin içine koymamız gerektiğine karar verdi.Tom decided that we should put the canoe inside the house until the storm passed.
Tom birinin evini ateşte yakmış olması ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that someone had lit his house on fire.
Tom evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.Tom couldn't relax at home with his children running around the house.
Tom kedileri evin dışına kovaladı.Tom chased the cats out of his house.
Biz dün gece onun evini geçerken Tom kesinlikle fazla gürültü yapmıyordu.Tom certainly wasn't making much noise last night when we passed his house.
Biz onun evinden ayrıldığımızda Tom kesinlikle ağlamıyordu.Tom certainly wasn't crying when we left his house.
Tom evin etrafında büyümüş olan pek çok yabani otları görebiliyor.Tom can see the many weeds that had grown up around the house.
Tom Mary'ye evinin nerede olduğunu sordu.Tom asked Mary where her house was.
Tom Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.Tom asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Bomba Tom'un evini parçalara ayırdı. İyiki, o anda evde değildi.The bomb blew Tom's house to smithereens. Fortunately, he wasn't at home at the time.
Mary evini boyaması için Tom'u işe aldı.Mary hired Tom to paint her house.
Tom'un evinin içini görmek isterim.I'd love to see inside Tom's house.
Devlet ceza evinden üç uzun dönem mahkum kaçtı.Three long-term inmates of the state penitentiary have just escaped.
Kendi evinde çıplak olmanın ne sakıncası var?What's wrong with being nude in your own house?
Evinin etrafında çıplak koşmanın nesi var?What's wrong with running around your house naked?
Senin kendi evin olsa bile, lütfen etrafta çıplak dolaşmayı bırak.Even if it's your own house, please stop walking around naked.
Evini henüz temizlemediğini tahmin ediyorum.I'm guessing you didn't clean your house yet.
Benim evim senin evindir.My home is your home.
Tom Mary'nin evine kadar yürüdü.Tom walked into Mary's house.
Tom Mary'nin evine girdi ve onun inci kolyesini çaldı.Tom broke into Mary's house and stole her pearl necklace.
Bu akşam Mary'nin evinde yemek yiyeceğiz.This evening we are going to dine at Mary's house.
Senin evinde bir telefonun var.You have a telephone at your house.
Bütün günü onun evinde geçirdim.I spent all day in his house.
Kendi evinde mutlu musun?Are you happy at your own home?
Yarın Bay Brown'ın evini ziyaret edeceğim.I'll visit Mr. Brown's house tomorrow.
Bu evin rengini beğenmedim.I don't like the colour of this house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod