Tom'un evinin ön kapısı kilitliydi ama arka kapı kilitli değildi.The front door of Tom's house was locked, but the back door wasn't.
Mary bir ortaçağ evinde yaşıyor.Mary lives in a medieval town.
Tom bir ortaçağ evinde yaşıyor.Tom lives in a medieval house.
Sami o silahın orada, evinde ne aradığını bilmiyordu.Sami didn't know what that gun was doing there, in his house.
Birisi dün gece Tom'un evine girdi.Someone broke into Tom's house last night.
Biri dün gece Tom'un evine girdi.Somebody broke into Tom's house last night.
Bu sene yine evinizde Sevgililer Günü partisi yapıyor musunuz?Are you having a Valentine's Day party at your house again this year?
Eviniz sütyensiz olduğunuz yerdir.Your home is where you are without a bra.
Köpeği köpek evine bırakmamız gerek.We need to drop the dog off at the kennel.
Sami evinde kimseye bağırmak istemedi.Sami didn't want anyone yelling in his house.
Sami, Leyla'nın onun evine girmeye çalıştığını iddia etti.Sami claimed that Layla had tried to break into his house.
Sami annesinin evine kaçtı.Sami fled to his mother's house.
Sami erkek bebeğiyle birlikte evindeydi.Sami was at his house with his baby son.
Sami, polislere evini aramaları için izin verdi.Sami allowed the cops to search his house.
Sami, Leyla'nın evine izinsiz girdi.Sami broke into Layla's house.
Sami, Leyla'yı bir arkadaşının evine götürdü.Sami took Layla to a friend's house.
Sami evini yeni kaybetti.Sami has just lost his home.
Sami, Leyla'ya eşyalarını onun evinden çıkarmasını söyledi.Sami told Layla to remove her belongings from his house.
Sami evini kargaşa içinde bıraktı.Sami left his house in disarray.
Tom, Mary'nin evini yeniden düzenledi.Tom remodeled Mary's home.
Sami'nin evinden alevler yükseldi.Sami's house erupted in flames.
Sami, Leyla'nın evinden kaçarken görüldü.Sami was seen fleeing Layla's house.
Sami, Leyla'yı öldürdü ve bunu örtmek için Leyla'nın evini ateşe verdi.Sami killed Layla and set her house on fire to cover it up.
Sami, Leyla'nın evini benzinle ıslattı.Sami doused Layla's apartment with gasoline.
Sami benzini Leyla'nın evinin çevresine serpti.Sami splashed gasoline around Layla's house.
Sami'nin cesedi adli tabip tarafından muayene edildi, sonra cenaze evine teslim edildi.Sami's body was examined by the coroner, then it was turned over to a funeral home.
Sami annesinin evinde Leyla ile tanıştı.Sami met Layla at his mother's house.
Sami hayırseverliğin onun evinde başlaması ve bitmesi gerektiğine inanıyordu.Sami believed charity should begin and end at his home.
Evinize yakın herhangi bir iyi restoran var mı?Are there any good restaurants near your house?
Eviniz geniş mi?Is your home large?
Evin sessiz mi?Is your home quiet?
Eviniz sessiz mi?Is your home quiet?
Evinizin konumu iyi mi?Is your home conveniently located?
Evin buraya yakın mı?Is your home near here?
Evinizin yanında bir banka var mı?Is there a bank near your house?
Sami yeni evinin rahatlığının keyfini yaşıyordu.Sami was enjoying the comfort of his new home.
Sami her zaman evini Leyla'yla paylaşmak istiyordu.Sami always wanted to share his space with Layla.
Sami amcasının evindeydi.Sami was at his uncle's place.
Sami, Leyla'yı onun evine kadar izledi.Sami followed Layla into her house.
Sami asla evinden dışarı çıkmazdı.Sami would never go outside of his house.
Sami yeni evinde bir parti verdi.Sami threw a party in his new house.
Sami, Leyla'nın evini beğeniyordu.Sami liked Layla's house.
Evin anahtarı Sami'deydi.Sami had the key to the house.
Sami rüyasındaki evini buldu.Sami has found his dream home.
Sami, Leyla'nın evinde giderek daha fazla vakit geçiriyordu.Sami was spending more and more time at Layla's house.
Sami ve Leyla, Ferit'in evini yağmaladı.Sami and Layla pillaged Farid's house.
Sami o insanların bir kısmının evine girmesine izin verdi.Sami allowed some of those people into his home.
Sami, Leyla'nın evinden eşyalar çaldı.Sami stole items from Layla's home.
Sami, Leyla'yı evine kabul etti.Sami welcomed Layla into his house.
Sami, Leyla'nın evinde öldü.Sami died in Layla's house.
Sami, Teksas'ta sakin bir çiftlik evine sahipti.Sami owned a quiet ranch home in Texas.
Sami haftalardır Leyla'nın evinde bulunmuyor.Sami hasn't been in Layla's house for weeks.
Sami haftalardır Leyla'nın evine gitmiyor.Sami hasn't been in Layla's house for weeks.
Sami onu satmak için evinde tadilat yaptı.Sami remodeled his house to sell it.
Sami, Kahire'deki evine daha fazla para koymaya başladı.Sami started to put a lot more money into his Cairo house.
Sami ölü bulundu, Kahire'deki kendi evinde toprağa verildi.Sami was found dead, buried in his own home in Cairo.
Sami, Ferit'in evine kadar Leyla'ya eşlik etti.Sami accompanied Layla over to Farid's home.
Tom bir komşunun evinden aradı.Tom phoned from a neighbor's house.
Tom bir komşunun evinden telefon etti.Tom phoned from a neighbor's house.
Bu akşam Tom'un evine gidiyorum.I'm going to Tom's house this evening.